Poli

Gerçekler İncitir mi?


Gerçekler incitir, gerçekler acıdır, acı gerçekler… Bu konu hayatımızın her alanında önemli bir mevzu. Hepimiz tecrübe etmişizdir en az bir kere; birilerine gerçekleri söylersiniz ve o çıldırır! Başkalarının hoşuna gitmeyeceğini düşündüğümüz durumları paylaşmak olumsuz bir eyleme dönüşmüş bu nedenle. Olumsuz tepkilerle karşılaşmaktansa hiç bir şey söylememeyi tercih ediyoruz. Her ne kadar ihtiyatlı ya da savunduğunuz görüşten emin de olsanız başkalarıyla bu düşüncelerinizi paylaşmaktan utanıyor ya da ailenizden birini, bir dostunuzu ya da iş arkadaşınızı incitmekten kaçınıyorsunuz.

“Gerçek nedir? Doğru mudur, yanlış mıdır?” tartışmasına girmek istemiyorum. Yüzyıllardır felsefe bu konuya net bir açıklama getirememiş. Ancak kısa bir tanımını yapmaya çalışırsak “Gerçek olan, düşünülmüşün dışında var olan durumdur” diyebiliriz. Var olan durum üzerine kendi düşüncelerimizi, algılarımızı ve yorumlarımızı katmamaktan bahsediliyor açıklamada. Ancak var olan durumu yorumlarımızdan arındırmayı başarabiliyor muyuz pek de emin değilim. O nedenle gerçek diye bir şeyden bahsederken, insanlara kendi inandığımız -bize göre doğru olan- durumları izah edince olumsuz tepkilerle karşılaşmamız da beklenilir bir sonuç. Peki ama neden başkalarına sadece kendi düşüncelerimizi paylaştığımız zaman olumsuz tepkiler alıyoruz? Çünkü, eleştirilmek hoşumuza gitmiyor genelde.  “Elalem ne der?” diye yetiştirildik biz, belkide altında yatan esas neden bu. Başkalarının ne diyeceği bizim için önemli; başkalarının bizi onaylaması önemli. Hal böyle olunca başkalarının bizimle aynı görüşte olmaması, bizi onaylamaması kaygı yaratıyor. Bir diğer yandan da “elalem ne derse desin!” diyor, düşüncelerimizi paylaşmak istiyor, önüne ardına bakmak istemiyoruz. Ama yine de karşı taraf değer verdiğimiz biriyse onu incitmekten çekiniyoruz, yine susuyoruz.

Başkalarının ne düşüneceğini bir kenara bırakırsak paylaşılan farklı görüşler, karşı tarafın duyunca hoşuna gitmeyecek olan “incitici gerçekler” sizin zannettiğiniz kadar olumsuz değil aslında. İletişim kurmak biz insanlar için önemli bir beceri ve gereklilik ise neden başkalarına düşüncelerimizi iletmemiz, dürüst olmamız bu kadar kaçınılması gereken bir durum olsun ki? Gerçekleri saklamak ve susmak daha olumsuz bir durum olmuyor mu? Yalan söylediğimiz ya da sustuğumuz zaman daha kibar ve sempatik olacağımız yanılgısına kapılıyoruz. Elbette ki insan karşısındakini incitmek istemez.  Sessiz kalmak ya da bir gün karşı tarafın durumu anlayacağını ümit etmek kolay; ancak ne iş ne de sosyal ilişkilerinizin ilerlemesine ya da gelişmesine katkı koyacak bir davranış biçimi değil.

Evet, hiç beklemediği bir anda farklı, belki eleştirel fikirlerle karşılaşmak şaşırtabiliyor insanı, utandırabiliyor, bazen de üzebiliyor. Bu durumu hafifletmek için kurduğumuz cümlelere, kullandığımız kelimelere kısacası iletişim şeklimize dikkat etmemiz bize yardımcı olabilir. Değer verdiğiniz insanları incitmeden ya da en azından işlerin olumsuz bir hal alma ihtimalini azaltarak gerçekleri paylaşmanın bir yolunu arıyorsanız ve bu konuda samimiyseniz,  karşınızdaki kişiyi yargılıyormuş gibi görünmek yerine ona yardım etmek istiyorsanız size birkaç önerim olacak:

  • Konuşmayı yapmak için uygun, baş başa kalabileceğiniz bir ortam ayarlamaya çalışın. Niyetiniz samimi de olsa başkalarına duymaktan hoşlanmayacakları şeyleri, kalabalık bir ortamda yabancılar önünde söylemeniz onları utandırabilir ya da kızdırabilir. Sessiz bir ortam sizin konsantre olmanıza da katkı sağlayacaktır.
  • Konuşmaya başlamadan, görüşlerinizi paylaşmadan önce izin isteyin. Düşüncelerinizi paylaşacağınız konu hakkında karşınızdaki kişinin söyleyeceklerinizi duymak isteyip istemediğini sorun. Eğer gönülsüz olduğunu hissederseniz konuşma için daha uygun başka bir zaman ayarlamaya çalışın.

 

  • Eğer uygunsa bu konuşmayı yapma niyetinizi mutlaka paylaşın. Neden bu paylaşımda bulunma ihtiyacı duydunuz? Peki sonuçta ne olmasını bekliyorsunuz? Onun kariyeri için önemli olduğunu düşündüğünüz bir konu mu bu, işlerin olması gerektiği gibi sürdürülebilmesi için gerekli mi, ya da kişisel ilişkilerinde ona yol göstermek, fark etmediğini düşündüğünüz bir gerçeğe dikkatini çekmek mi niyetiniz? Düşüncelerinizi paylaştığınız kişinin onu önemsediğinizi bilmesi daha olumlu bir etki yaratacaktır.

 

Paylaşımda bulunduğunuz kişi sizinle hemfikir olmayabilir. Eğer dürüst ve içtenseniz, karşı taraf olumsuz bir tepki verse de moralinizi bozmamalısınız. Gerçek sadece gerçektir; sizin için var olan bir durumdur ve paylaşımınız bu durumla ilgili kişisel değerlendirmelerinizdir, o kadar. Kendi gerçeklerinizin doğruluğunu tartışamaya girmeyin, bırakın bu paylaşımlarınıza karşı taraf nasıl istiyorsa öyle tepki göstersin, gerçekler acı mı tatlı mı kendi karar versin. Siz samimi olun, doğru iletişim şekillerini kullanın yeter. Bunu nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız bu alanda çalışan uzmanlardan yardım almayı deneyebilirsiniz. Elinizden gelenin en iyisini yaptıysanız, ortada bir sorun yok. Bu tecrübeyi yüz yüze, doğrudan bir paylaşımda bulunmak için kişisel bir pratik olarak görün.

 

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı