Gençlere ne kadar önem veriyoruz? - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısKöşe Yazarları

Gençlere ne kadar önem veriyoruz?

Bir 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı daha nutuklarla geçti. Ülkeyi yönetenler böylesi günlerde Atatürk ilkelerine bağlılıktan bahsederler ama ortada bir gerçek varsa ülkede tarikatlar aldı başını gidiyor. İkinci bir İlahiyat Koleji açılması gündemde… Hem KKTC Anayasası hem de Milli Eğitim Yasası eğitim öğretim faaliyetleri için Atatürk ilke ve devrimlerine vurgu yapmaktadır. Buna rağmen ülkede aykırı faaliyetler devam etmektedir.

Ülkede gençlerin okul sorunu vardır, iş sorunu vardır, konut edinme sorunu vardır ve en önemlilerden biri olan eğitim sorunu vardır. 21’inci yüzyılda çadırda veya prefabrik sınıflarda eğitimin devam ettiğini gördük biz bu ada yarısında…


Kıbrıs Türk Halkı toplumlararası çatışmaların olduğu 1963’ten 1974’e kadar hiç çadırda eğitim yaptı mı acaba? Yaptıysa bile 60 yıl önce normaldi. Peki 2023-24’te normal mi?

… Ve son zamanlarda yeniden yükselişe geçen bir göç sorunumuz vardır. Gençler hızlı bir şekilde ülkeden göç etmeye başladı. Londra’da her etkinlikte çok sayıda gençle karşılaşıyorum. Hepsi de iyi eğitim almış, kendilerine Londra’da bir hayat kurmaya çalışıyorlar. Bir kısmı üniversiteyi İngiltere’de okumuş ve kalmış, iş bulmuş, hayat kurmuş, bir kısmı da Kıbrıs’tan gelmiş.

Geçtiğimiz gün çok sevdiğim bir arkadaşım, kızının İngiltere’ye göç etmesini sosyal medyadan duygusal bir yazı ile duyurdu. Sonra kendimi düşündüm. Büyük oğlum Kıbrıs’a dönmeyi düşünmüyor. Küçük oğlum kararsız… Her ikisine de “Kıbrıs’a dönün” diyemiyorum. Kendimde o hakkı görmüyorum.

Gençlere ne verdik ki? Onlara ne vadediyoruz? İyi bir eğitim yok, iyi bir iş imkanı yok, iyi bir hayat yok… Devlet olarak bir şey yapmadığımız gibi, aile olarak da olanaklarımız sınırlı… Yani eskiden bir devlet memuru emekli olduğunda çoluğuna çocuğuna bir katkısı olurdu. Şimdi emekli olduğunda bir daire dahi alamaz durumdadır.

Belki bazılarımız “kalsınlar mücadele etsinler” diyebilir. Ancak Z Kuşağı’nın önemli bir kısmı farklı düşünüyor. Biraz daha bireysel, konforuna düşkün, başarıya kısa yoldan ulaşma hedefinde… Elbette onları da anlamak gerekiyor. Belki de 21’inci yüzyılda onları tutumu daha doğrudur. Tabii ki bunu zaman gösterecek.

Sonuç itibarı ile gençler ülkeye küskün. Geçenlerden bir hesap yapmıştım son 20 yılda Avrupa’da üniversite eğitimi alan kaç genç var ve kaçı ülkeye geri döndü diye…

Benim hesaplarıma göre son 20 yılda 4000-4500 öğrenci Avrupa’da eğitim aldı veya almaya devam ediyor. Devletimiz istatistik özürlü olduğu için bu konuda bir veri yok elimizde ama ben bu gençleri çok büyük bir bölümünün ülkeye geri dönmediğini düşünüyorum.

Düşünün ki bunların içinde Avrupa’nın saygın üniversitelerinde okuyan ve dünyanın en prestijli şirketlerinde işleyen gençlerimiz var. Zaten onlara bir yararımız olmadı bu süreçte ama en azından bundan sonra onlardan yararlanacak bir mekanizma geliştirmek gerekiyor.

Aslında ülkeyi yönetenler öyle her 19 Mayıs’ta gençlere güzel laflar söylemeyi, Atatürk ilke ve devrimlerine vurgu yapmayı bıraksınlar. Atatürk’e de saygısızlık oluyor. Yıllardır gençleri ciddiye aldığınız yok. Gençler için yapıyorum dedikleri de torpille işe adam alma, kırsal kesim arazisi dağıtma, devlete ait bankalardan yandaşlara kredi verme, vs… Var mı başka bir şey?

Gençlerin Kıbrıs’ta kök salabilmesi için var mı ciddi politikalar? Yok denecek kadar az.

Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar