Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

GAZETECİLİĞİMDEN DEĞİL İNSANLIĞIMDAN…

Petra Laszlo adını nerden biliyorsunuz?

Nerden bileceksiniz.
Meraklıları haberi okmuş, görüntüleri sinir halinde izlemiştir ama eminim kimsenin aklında bu isim kalmamıştır.
Kalmamış olması normal olabilir fakat kalmasında fayda olduğunu belirtmem gerekir.
Çünkü unuta unuta neden oluyoruz bu kahredici dünyanın kötülüklerine.
Petra Laszlo isimli kişi bir gazetecidir.
Veya kameraman.
Sırbistan-Macaristan sınırında, sınırı zorlayan mültecilerin görüntülerini çekiyordu.
Mülteciler ki çoğunluğu kadın ve çocuktu, kendilerini çevreleyen polislerin elinden kurtulup sınırın öte tarafına koşmaya çalışıyorlardı.
Bu gazeteci kılıklı kişi de bir elinde kamerayla görüntü almaya çalışıyor, diğer yandan da kucağında çocuk olan mülteciye bayda atıp düşürüyor, küçük kız çocuğuna kakma atıyor, polisin onları yakalaması için her türlü şiddeti uyguluyor.
“Görüntüleri izlerken gazeteciliğimden utandım” demem çok hafif kalır.
İnsanlığım yerlerde süründü.
Müthiş bir öfke duydum.
Küçük Suriyeli kıza atılan kakmayı her defasında böğrüme yemişim gibi acı çektim.
Ve itiraf etmeliyim ki içimde şiddet duyguları kabardı.
“Eğer orada olsaydım, işimi bırakıp ben de Petra Laszlo’yu kakmalardım” düşüncesine bile kapıldım.

***

Daha beter öfke krizine girdiğim görüntüler yine aynı bölgeden,  Macaristan’dan geldi.
Polisin sınırdan toplayıp da bir depoya tıktığı mülteciler rezil bir muameleye maruz kalıyorlar.
Yardım kuruluşlarının getirdiği sandviçleri köpeklere kemik atarmış gibi atıyor polisler, mültecilere.
Hoş artık özellikle Avrupa’da köpeğine kemik atan da kalmadı ya.
Avrupalı köpeğine yapmadığı muamelenin beş beterini mültecilere yapıyor.
Muazzam bir insanlık aşağılaması.
Ve bunu Avrupalı yapıyor.
Hani kültürlerin kardeşçe bir arada yaşadığı, hoşgörü ve yardımlaşması dünyaya örnek gösterilen ve biz dahil birçoklarının girmek için can attığı Avrupa.
Zorluk karşısında nasıl da bir canavara dönüşüyorlar.

***

Kültürel gericilik sadece Doğu’nun sorunu değil galiba.
100 yıl içinde iki kez dünyayı kana bulayan Avrupa “biz şimdi akıllandık ve kardeşçe bir arada yaşayacağız” demesine rağmen bir anda eskiye dönebiliyor ve eskinin canavarlıklarını yeniden sergileyebiliyor.
Dünyanın sorunu sadece Doğu değildir.
Belki de en az onun kadar Avrupa’da sorunludur.
Çünkü kendi konfor ve güvenlikleri için yaratıldı Doğu’daki tüm kötülükler.
Sonra da o kötülüklerden kaçıp da kendilerine sığınanları kakmalamaya başladılar.
Küçük kız çocuklarını bile…