Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Röportaj

GAÜ 2015’te “barış” için çalışacak

2015 BARIŞ YILI:  Lefkoşa’nın bölünmüş tek başkent olduğunu hatırlatan Serhat Akpınar, bölünmüş başkentte eylül ayında faaliyete geçecek Diplomasi Okulu ile Kıbrıs ve dünya barışına katkı koyacak çalışmalar içinde olacaklarına işaret etti

DİPLOMASİ OKULU: Eylül ayı içinde açılacak Diplomasi Okulu ile ünlü dünyaca ünlü akademisyenlerle çözüm üreten diplomatlar yetiştirileceğini açıklayan Serhat Akpınar, “Ülkemizin iç barışı ve dünya barışı için yetiştirerek ‘Uluslar Projesi’ni de hayata geçireceğiz” dedi

HEDEF BARIŞ: Akpınar: 215 farklı ulustan öğrenciyle GAÜ’nün üniversiteleşme hareketini başlatarak bilim ve üniversite adası olmasını sağladık. Kuzey Kıbrıs’ta eğitim vererek dünya barışına katkı koyma vizyonumuzu 1 Eylül Dünya Barış Günü ile birlikte açıklayacağız

ULUSLAR PROJESİ: GAÜ’nün yeni eğitim dönemi için hedeflerini de anlatan Akpınar, “Uluslar Projesi” adını verdikleri proje ile 200’ü aşkın ülkeden öğrencinin Kıbrıs’ta eğitim almasının olanaklarını sunacaklarını belirtti

Baykan Gürses Özdağ

Girne Amerikan Üniversitesi, Eğitimdeki hedef ve başarılarının dışında sosyal sorumluluk bilinci ile de hareket ederek planlamalar yapmaya devam ediyor.
2015 yılındaki Eğitim hedeflerinin dışında Barış ve Sağlık için de önemli hedefler koyarak çalışmalarını sürdüren GAÜ’yü, GAÜ Yöneticiler Kurulu Başkanı Serhat Akpınar anlattı.
Her yıl ülkemiz ve insanlık için belli hedefler koyup, çalışmalar yaparak çözüm önerileri ortaya koyduklarına dikkat çeken Serhat Akpınar,  2014-2015 akademik yılında ülke ve dünya barışına katkı sağlamak amacıyla Diplomasi Okulu’nu hayata geçireceklerini açıkladı.
Başta Kıbrıs sorunu olmak üzere, diplomatik yöntemlerle hem ülke hem de dünya barışa katkı koymak üzerine çalışmalar içinde olacaklarını söyleyen Serhat Akpınar, bu bağlamda Kıbrıs adasını yeni bir çekim merkezi haline getireceklerine işaret etti.

“2015 Barış Ve Sağlık Yılı…”
Soru: 2015 yılını Barış ve Sağlık yılı ilan ettiniz. Bu temelle bazı planlamalar ve hedefler içindesiniz. Bu konuda bilgi verebilir misiniz?
Akpınar:
2014- 2015 akademik yılını “Barış ve Sağlık Yılı” ilan ettik. Dünya barışı ve ülke barışı ile birlikte sürdürülebilir çevre, kültür, kimlik, demokrasi ve çokseslilikten yana taraf olarak bilimsel üretimlerimizi 30 yıldır dünya toplumları ve ülkemiz için sürdürmeye çalışıyoruz.
Geçen yılı da “Çevre ve Doğa Yılı” ilan ederek sürdürülebilir çevre ve doğa önemi ile birlikte çevre sorunlarına dikkat çekmiş ve çözüm önerileri ortaya koymuştuk.
Akdeniz havzası ile Orta Doğu coğrafyasındaki diplomatik kriz, sorunlar ve istikrarsızlığı besleyen politikalar örneğinde stratejik düğüm konumunu barış adası statüsüne dönüştürecek süreci desteklemek ve sürece katkı koymak adına 2015’i Barış yılı ilan ettik.

“Çözüm üreten diplomatlar yetiştirilecek”
Soru: Barış, hem Kıbrıs hem de Orta Doğu açısından önem taşısa da bugün bölgemizdeki savaşlar ve bunun yarattığı etkileri konuşur durumdayız. “Barış Yılı” derken ne amaçlıyor, ne yapmak istiyorsunuz?
Akpınar:
Ülkeler arasındaki diplomasi ve diplomasi geleneklerinin sorunlar doğurduğu ve bu sorunları diplomatların çözdüğü gerçeğinden hareketle Barış ve Sağlık yılı ilan ederek, geleceğin dünya liderleri ile kanaat önderlerini yetiştirme misyonumuz çerçevesinde “Diplomasi Okulunu” eğitime açacağız. Diplomasi Okulu ile diplomatik empatiyi ilke edinen, çözüm üreten diplomatları ülkemizin iç barışı ve dünya barışı için yetiştirerek “Uluslar Projesi”ni de hayata geçireceğiz.

“200’ü aşkın ülkeden öğrencinin Kıbrıs’ta eğitim alması hedefimiz”
Soru: “Uluslar projesi” nedir? Bununla ne hedefliyorsunuz?
Akpınar:
200’ü aşkın ülkenin öğrencilerinin bir sonraki akademik yılına kadar, adada bulunabilecek şekilde eğitim almasını sağlamayı hedefliyoruz. Tüm dünyanın GAÜ’de, özelde ise Kıbrıs’ta olmasına imkan sağlamaya çalışacağız. Tüm dünya vatandaşlarının Kıbrıs’ta olacağı yeni bir eğitim yılından söz ediyoruz.
Bu ülkelerden gelecek olan öğrencilerle dünyaya farklı bir mesaj vermek istiyoruz. Tüm dünya vatandaşlarının eğitim aldığı bir üniversite konumuna gelmek istiyoruz. 215 farklı ulustan öğrenciye GAÜ’nün üniversiteleşme hareketini başlatarak bilim ve üniversite adası olmasını sağladığı Kuzey Kıbrıs’ta eğitim verilerek dünya barışı ve uluslararası empati ve barış’a katkı koyma vizyonumuzu 1 Eylül Dünya Barış Günü ile birlikte açıklayacağız.

“Diplomasi Okulu’nda, dünyaca tanınmış akademisyenler olacak”
Soru: “Sorunları Diplomasi Doğurur Diplomatlar Çözer” sloganından bahsediyorsunuz. Bunu biraz açabilir misiniz?
Akpınar:
Lefkoşa, Avrupa’da bölünmüş tek kent, tek başkent. Bu bölünmüş başkentte Diplomasi Okulunu hayata geçirme nedenimiz sorunların çözümüne yönelik diplomatlar yetiştirerek, dünya barışına katkı sağlamayı planlıyoruz.
Burada 4 önemli ülkeden ABD, Rusya, Japonya ve İngiltere’den çok önemli akademisyenlerin yer alacağı bir okul kurulacak, bu okulu Lefkoşa’da kuracağız

“Demokrasi Okulu ile Kıbrıs sorununa katkı koymaya çalışacağız”
Soru: “Demokrasi Okulu” ile Kıbrıs sorununun çözümüne de katkı yapma hedefiniz olacak mı?
Akpınar:
En baştaki hedeflerimizden birisi de budur. Bu sürece elimizden gelen katkıyı koymaya çalışacağız. Ekim ayı sonu itibari ile de başlayacağız. Öğrenci alımları da Şubat ayı itibari ile başlayacak.

“Alanlarında uzman akademisyenler sağlık konularında bilimsel çalışmalar yapacak”
Soru: 2015’i Barış yılı ilan ederken, sağlık yılı hedefinizi de ortaya koyuyorsunuz.
Akpınar:
Kıbrıs odaklı hareket ediyoruz. Girne’de Genel Hastane programı ile birlikte ortaya koyacağımız yatırımlarla buna katkı koyacağız. Sağlık Turizmi odaklı bir planlama yapıyoruz. Alanlarında uzman akademisyenlerin araştırma yapmasına olanak sağlamak amacıyla da adada olmasına imkan sağlamaya çalışacağız.
Sağlık araştırmalarının dünya kamuoyu ile paylaşılması için çalışmalar yapılacak.

“Bürokratik bariyerler ortadan kaldırılmalı”
Soru: GAÜ, bu yıl başlayacak yeni eğitim dönemi için hedeflediği noktaya ulaştı mı?
Akpınar:
Stratejik gelişim planımızda hedeflediğimiz birçok projeyi hayata geçirdik. Belirli projelerde ise geri kalmış olabiliyoruz bazen, ama bu tamamen bizden kaynaklı olmuyor.
Adadaki bürokratik engellerden dolayı bazı hedeflere tam zamanında ulaşamıyoruz. Örneğin şu anda bir hastane projemiz var, bu proje 1 buçuk yıldır farklı makamlarda dolaşmasından ötürü ağır bir süreçle ilerliyor. Bürokratik bariyerlerin aşılması gerekiyor. Ülkenin yükseköğretim yapılanma sürecinde üniversitemizin çok ciddi şekilde bir katma değer ortaya koyduğunu düşünüyorum. Eğitimin yanı sıra başka konularda da iştirakler düzeyinde çalışmalarımız var.

Soru: Bahsettiğiniz bürokratik engeller size karşı özellikle mi yapılıyor?  Yoksa yaratılan sistem mi buna zemin hazırlıyor?
Akpınar:
Hem bize karşı hem de sistem içinde genel anlamda oluşan hantal yapının yarattığı bürokratik engellerle karşılaşıyoruz. Biri bize karşı, belli projelerin ilerlememesi konusunda engeller olduğunu görüyoruz.

Soru: En büyük eleştiri yükseköğrenim konusunda bir Devlet planlaması ve vizyonu olmaması… Niye bu konuda bir hedef konulamıyor?
Akpınar:
Devlet ve hükümet olarak ortada bir vizyon olması lazım. Biz de diğer üniversiteler de kendi vizyonları doğrultusunda hareket ediyor.
Bir ülkenin geleceğinden ve başlıca en önemli değerinden bahsediyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖDAK’a ciddi görevler düşüyor.
Hükümetin ve Devletin de ciddi bir idrak ortaya koymaları gerekiyor. Farklı dönemlerde hükümetlerin görev aldığı süreler içinde belirli yapılara yakın durmaları bireyler ya da kurumlar düzeyinde destekleme noktasında daha yakın hareketler içinde olduğunu da görüyoruz. Ortak bir akıl ve vizyonla çalışmaksızın bunlar oluyor.
Bir de belirli birey ya da kurumlar hükümetleri kontrol ediyor ya da yönetmeye çalışıyorlar. Devletin, Kendi iç ekonomik süreci de o kadar iyi olmadığı için belirli konularda sessiz kalmayı ya da o yapılara bağımlı olmayı tercih ediyorlar. Bunlar da tabii ki gelişimimizi ciddi şekilde etkiliyor.

***

“YÖDAK, yükseköğrenimin öneminin farkında değil”
Soru: YÖDAK’ın tüm kurumlara eşit mesafede olması gerekmiyor mu?
Akpınar:
Biz YÖDAK’la son derece yakın bir işbirliği içindeyiz. Ama aynı yakınlığı YÖDAK’tan gördüğümüzü söyleyemem. Görsel bir yakınlık var. YÖDAK, bence adadaki Yükseköğrenimin öneminin geçekten farkına varmalı. Bir ya da iki üniversiteden bahsetmiyorum.
YÖDAK’ın burada benimsediği asli görev belirli üniversitelerin gelişimleri ile ilgili ortaya koyduğu açılımlara olumlu görüş bildirmemek, oyalamak veya bekletmek üzerine şekilleniyor. Bunlar olmamalı…
YÖDAK yönetimi ile YÖDAK başkanının yönetsel düzeyde bütünsel bir duruşu olmaması da ciddi sıkıntılar doğuruyor.
Yönetim kurulundan onay almayan kararlar ortaya çıkıyor. YÖDAK, denetleme ve akreditasyon süreçlerinde üniversitelerle daha sıcak bir ilişki içinde olmal