Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Spectrum Uluslararası Kongre Merkezi’nde 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü nedeniyle, İletişim Fakültesi ve Siyasal Bilimler Fakültesi tarafından organize edilen etkinlik gerçekleşti.
GAÜ 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 107. yıl dönümünde, düzenlediği tören ile Çanakkale Şehitlerini andı. Spectrum Uluslararası Kongre Merkezi’nde düzenlenen tören, ilk olarak Şehitler için 1 dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Törenin açılış konuşmasını, GAÜ Genel Sekreteri Yard. Doç. Dr. Sadık Akyar gerçekleştirirken, “Çanakkale Zaferi’nin 107. yılını büyük bir gurur ve övünçle idrak ederek aziz şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz’’ ifadelerini kullandı.
Yrd. Doç. Dr. Sadık Akyar konuşmasının devamında, “ Bugünün anlam ve önemini anlatmak için 4 farklı konuya değineceğim. Bunlardan birincisi Çanakkale savaşının Türk tarihidir. Atatürk modern Türkiye’nin kuruluşuyla ilgili üç tane kritik emir vermiştir. Bunlardan birincisi Çanakkale de ’’ Ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum.’’ demiştir. İkinci emir Sakarya’da verilmiştir. Hattı müdafaa yoktur, sattı müdafaa vardır. Satıh da bütün vatandır. Üçüncü emir de büyük taarruz da verilmiştir. Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir. Bunlardan biri olmasaydı belki de Türkiye Cumhuriyeti olmayabilirdi. Çanakkale savaşının bir çok önemi olmasına rağmen en önemli özelliklerinden biriside Atatürk’ün Kurtuluş Savaşında ki liderliğini tartışmasız haline getirmiştir. Ve o tartışmasız liderlik ile de Atatürk istiklal harbini başlatmış. Düzenli orduyu kurmuş. Ve sonda da yunanları İzmir de denize dökmüştür. İkincisi ise birinci dünya harbinde Osmanlı imparatorluğu ordusunda alman danışmanlar bulunmaktaydı. Bunlardan en ünlüsü Otto Liman Von Sanders’dir. Zaman içerisinde Atatürk’ü yıpratmak için Liman Von Sanders’in ağzından bazı iddialar ortaya atıyorlar. Çanakkale’de ki başarı Türk askerinin direnci, cesareti, ölüme koşması ve Mustafa Kemal Atatürk’ e aittir. 2002 yılına kadar Çanakkale Zaferi Anması olarak kutlanmaktaydı. Fakat 2002 yılından sonra TBMM’nin aldığı bir karar ile Çanakkale Zaferi Ve Şehitleri Anma Günü olarak kutlanmaktadır. Bende bu program vesilesiyle başta Mustafa Kemal Atatürk silah arkadaşları, ebediyete geçen tüm kahramanlarımız, şehitlerimiz ve gazilerimizi rahmetle ve minnetle anıyorum.” şeklinde konuştu
GAÜ İletişim Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Neriman Saygılı, “Bugün Çanakkale Zaferi’nin 107. Yılı. Bu zaferde kınalı kuzular vardı. Annelerin hep türkülere de konu olmuş kınalı kuzuları… Bunlar Türk insanının simgeleriydi. Birçoğumuz bilmiyor olabilir ama kaynaklara baktığımız zaman görüyoruz ki bu savaşta kadınlar da vardı. Ve hatta bu Türk kadınları bugünkü kelime anlamıyla Sniper diye bildiğimiz nişancılardı. Hem alanda destek verdiler hem de düşmana geçit vermemek için bu görevi üstlendiler.
Çanakkale’den geçerken çok güzel bir yazı var. Dur yolcu diye bahsedilen yazı şöyle devam eder. “Bilmeden basıp geçtiğin bu topraklar bir devrin battığı yerdir.”
Evet o devrin batışını, işgalci ya da savaş yanlısı olup da Türk topraklarını ve güzelim boğazı elde etmeye çalışan zamanlı çağdaş ve zamanın en güçlü silahlarına sahip büyük güçleri eldeki imkanlarıyla ve Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün o zamanki zekasıyla yenen Türk ulusuna karşı gelmişlerdi. Ve kaybettikleri savaşın öne çıkmış bir eseriydi aslında bu yazı.
Başta Mustafa Kemal olmak üzere tüm silah arkadaşlarını ve bu uğurda can veren tüm şehitlerimizi saygılı anıyoruz.” dedi.
GAÜ Siyasal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ulvi Keser, “ 1579’dan 1915’ e kadar geçen sürede yani 336 yıl boyunca Osmanlı girdiği tüm savaşlarda başı önünde ayrılmış. 336 yılın sonunda kazandığı tek muharebe Çanakkale’dir. Üzerine 107 yıl geçmiş ama biz hala Çanakkale’yi kavram kargaşalarının içerisinde biliyoruz. 57.082 asker şehit olmuştur. 1 can bile çok önemlidir. Ve şehit olan tüm askerlerin künye bilgileri elimizdedir. Savaşın seyrini değiştiren Nusret gemimiz var, hala adını öğrenemedik. Şehitliklerimiz var, o şehitliklerde şehitlerimiz yok. Ve ne yazık ki Hey On beşli diye bir Tokat ağıtında oynuyoruz. Bunun ayıbı hepimize yeter. Savaş döneminde cephede yiyecek yok diye hurafeler var. Böyle bir şey yoktur. Çanakkale cephesi, Osmanlı’nın lojistik desteği adı altında en güçlü cephesiydi. Bu konuda hiçbir sıkıntı çekilmedi. Oradaki asker 3 öğün yemeğini diğer cephelerden çok daha iyi yedi. Ve daha pek çok yanlış bilgi var. Lütfen duyarlı olalım. En azından evrensel bilgiye ulaşılan üniversitede, bizim üniversitemizde okuyan öğrencilerin bu konuda bilgi sahibi olmasını isterim. İsterim ki bu yanlışların içerisinden çıkalım. Çanakkale Zaferi’nden bahsederken Mustafa Kemal’den bahsetmezseniz Çanakkale eksik kalır. Dünya savaş tarihinde ‘‘Size ölmeyi emrediyorum.’‘ diye böyle bir emir yok. Başka bir savaş tarihinde böyle bir emir okuyamazsınız. Bizim tarihimizde var. İşte bunlar kahraman. Boşu boşuna niye efsaneler yaratıyoruz? Memleketi, toprağı vatan yapan tüm şehitlerimizin, gazilerimizin önünde şükranla, minnetle eğiliyorum. Sizlere de saygılar sunuyorum.” şeklinde konuştu.
Kalavaç eski muhtarı Ömer Meraklı da yaptığı konuşmada, “İngiliz sömürge döneminde Yani 1778 yılından sonra İngiliz derki Anadolu’ya isteyen göç eder. Bizim dedelerimiz hayır diyerek bu topraklarda kalırlar. Benim dedem 1876 doğumluydu 96 yıl yaşadı bunları bize hep anlatırdı. Sıcağın içinden bir çok yöreden buğday biçsinler diye ırgatlar gelirdi dedemin yanına üç kişi gelip perişan bir vaziyette su istemişler dedem siz kimsiniz diye sormuş o esirlerde derki biz Türk’üz Çanakkale’den geldik esir düştük bize yemek su verin benim dedemde onlara sahip çıkar onları dağda bir mağaraya götürür 15 gün besler. Bir müddet sonra bunlar yerlerini keşfettiği için İngilizler başka bir ülkeye göç ederler. Ve oradaki bir mağarada kalırlar konuştuğum insanlar onlara yardım ettiklerini söylerler Tabi bunların dışında ben özel olarak araştırma yaptım gösterdim söyledim insanlara burada esir kaldıklarını kimse bilmiyordu yoksa akabinde Ulvi Keser hocam geldi sahip çıktı. Ben bu mağarayı bir çok uluslararası kuruluşlara sundum Bu mağarayı uluslararası arenaya geçirttik üye yaptık. Mağara tarihi bir mağaradır artık Ben ilk gittiğimde mağaranın içinde batarya elbise parçaları vardı Biz Atatürk İlke ve inkılaplarına sahip çıktığımız müddetçe Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır” dedi.
GAÜ Siyasal Bilimler Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Hasibe Şahoğlu ise günün anlam ve önemine ilişkin kendi kaleme aldığı Çanakkale Zaferi adlı şiirini okudu.
Anma töreni İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Muharrem Özdemir’in hazırlamış olduğu günün anlam ve önemini konu alan belgesel sunumu gerçekleştirilirken, Prof. Dr. Ulvi Keser tarafından Kalavaç eski muhtarı Ömer Meraklı’ya plaket takdimi yapıldı. Program fotoğraf çekimi ile sona erdi.
































