Köşe Yazarları

Gardaş Kıbrıslı Öğretmen ‘kına’ yakmaz!

Bu nasıl bir düşünce, nasıl bir ruh halidir? İnanılmaz. Hala Sultan İlahiyat Koleji’nde ‘kültür antlaşması’ ile TC tarafından ‘meslek derslerini’ vermek için görevlendirilen beş öğretmen atandığı gibi, 2 Mart 2018 tarihinde görevlerinden alındılar; aynı yasal prosedürle. Ama olaylar durulmadı gidenlerin tahribatlarının eserleri devam ediyor.

Basına da yansıyan KKTC Milli Eğitim Yasasına aykırı bir şekilde Laiklik, Çağdaş ve bilimsel eğitim ile öğrenciler üzerinde kurulan psikolojik baskı nedeniyle, Türkiye Cumhuriyeti yetkili makamları rahatsılık nedeniyle ilgili öğretmenleri görevlerinden almıştır. Peki şimdi yaşanan olay ve olgular temizlendi mi? Bundan sonra KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı ve yetkililer nasıl önlem alacak?

Okulda yaşananların esas sorumluları konusunda ne yapılacak? Söz konusu okulda yaşananlar başka herhangi bir ortaokul ve lisede yaşanmış olsa idi, okulun yönetim kademesi görevinde kalacak mıydı? Esas sorulması gerekenler bunlar.

Okulda yaşanan her türlü olayda öğretmenleri susturmaya, okuldan gönderilebilirsiniz diye yumuşatmaya çalışanların, etliye sütlüye dokunmayın, bilmem, görmedim, duymadım oyununu oynamayı önerenlerin hiç mi kabahati yok?

Bundan sonra okuldaki öğretim huzuru nasıl sağlanacak? Öğrenciler okula gitmek istemiyor. Öğrencilerden gelen tepkiler ‘okuldaki kavga ve huzursuz ortamdan’ rahatsız oldukları yönündedir. Görevden alınan öğretmenler, sınıflarda öğrencilere bir takım etik ve ahlak dışı konuşmalar yaparak ayrıldılar. Bir öğrenci giden öğretmenlerden bir tanesinin onlara ‘şu öğretmenlere dikkat edin onlar bu okulu kapatmak istiyorlar (şimdilik isim vermeyelim, kişiler önemli değil kanımca)’ dediğini anlattı. Bu konuşmanın arkasından da okuldaki 11. ve 12. sınıf öğrencileri öğretmenlerine tavır aldılar. Halbuki öğrencilerin diğer öğretmenler karşı kışkırtılması bir disiplin suçudur. Okul yönetimi buna nasıl müsade eder?

Görevden alınan öğretmenler gittiler ancak okulda tamiri zor durumların oluşmasına da neden oldular. En üzücü olanı ise bir öğrencinin anlattığı şu anektodtur; giden öğretmenlerden bir tanesi sınıfta öğrencilere ‘Biz bu okuldan gönderilirsek size kına alacağım Kıbrıslı öğretmenlerinize verirsiniz’ demiş.

Okuldaki Kıbrıslı öğretmenlerin yaşananlar ile hiçbir alakası yokken onlara ‘kına yaksınlar’ bağlamında bu kadar küfürlüce atıf yapmak nasıl bir ruh halidir? Okulda bu tür olaylar yaşanırken, küfürlere varan olgular hayat bulurken okul yönetimi ne yapıyor? Okulun huzuru için ne gibi önlemler alıyor? Yaşanan olayları önlemek için neler yapılmıştır?

Türkiye Cumhuriyeti beş öğretmeni görevden almışsa belli ki okulda ciddi problemler var ve bundan rahatsızlık duyduğu için söz konusu öğretmenleri görevden almıştır. Peki  KKTC, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı yeni üst kademe yöneticileri, okulun bu duruma düşürülmesine seyirci kalan şimdiki yönetimle mi devam edecek? Hiçbir önlem almayacak mı? Bakanlığı ve sendikayı bile okula sokmayan anlayışın devamından yana mı? Kamuoyu bu soruların cevabını bilmek istiyor, bekliyor.

Bir de şunu belirtmekte fayda var; 4 Haziran 1878 ile 1 Temmuz 1878 tarihinde imzalanan ve Berlin Konferansı’nda, Birleşik Krallık’ın Osmanlı İmparatorluğu’na destek için Kıbrıs Ada’sının yönetimini geçici olarak Büyük Britanya’ya verdi ve 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ne kadar bu yönetim devam etti. Sonrasında Kıbrıs Cunhuriyeti ta ki 1974’e kadar.

Peki Kıbrıslı öğretmenler 96 yıl kına mı yaktı? Hayır tabii ki. Kıbrıslı öğretmen 96 yıl buralarda bilimin, çağdaşlığın, Laikliğin ve Atatürkçülüğün ışığını yaktı ve yakmaya da devam ediyor, gelecekte de yakacaktır; kimsenin bundan zerre kadar kuşkusu olmasın.

Kıbrıslı öğretmen sayesinde buralarda; Türk Dili, İslam Dini, Osmanlı Mutfağı, Türk Sanat Müziği, Türk Sanatının her motifi, popüler Türk kültürünün ışığı yüz yıldır yanıyor. Kıbrıslı öğretmen her zaman Atatürk’ün muasır medeniyet hedefini gerçekleştirmek için yoksulluk içerisinde çaba sarfetmiştir ve başarmıştır. Buraların kültürü, muasır medeniyet kültürünün örneği olmuşsa bunda en büyük pay Kıbrıslı Laik, Çağdaş ve Bilimselliği benimsemiş öğretmenindir. Onların tek yaktıkları ışık bilimdir; bu böyle biline.

Son söz; Hala Sultan İlahiyat Koleji’nin de diğer okullarımız gibi ‘Laik’ ‘Atatürkçü, Çağdaş ve Bilimsel’ öğretim yapabilmesi için, Bakanlık üst kademe yönetiminin acilen okulun yönetimini de mercek altına alması gerekmektedir. Yoksa aynı olgular gelecekte de yaşanabilir

Daha Fazla Göster



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı