Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ganimetçi Ve Sahip

Osmanlı adaya geldiğinde Venedikliler kale kentlerin içine çekilmişlerdi.

Böylece ülkenin kaleler dışındaki bölgelerine Osmanlı askerleri hiçbir engel olmaksızın ulaşabilme imkanına kavuşmuştu.

Bu konuda, bazı yazarlar, bu imkanı kullanan Osmanlı askerlerinin boş bölgelere girdiklerini, ganimet yaptıklarını, birçok yerli insanı da öldürdüklerini yazarlar…

Osmanlıya bağlı güçler,

Çevre ülkelerden de toplanmış,

Mevcut Yeniçerililerin yanına binlerce asker eklenmişti.

Bu insanlara aylık verilmiyor, zaferle birlikte ganimet elde edecekleri söyleniyordu…

Zaten Osmanlı döneminde ekonomi ganimet kültürü üzerine kurulmuştu…

Neticede, Osmanlılar adayı almış,

Ganimetler askerler arasında bölüştürülmüş,

Ancak en değerlileri gemilerle Babıali’ye taşınmıştı…

Bu kültürün devam ediyor olmasına insanın inanası gelmiyor.

Dahası Kıbrıslı Türklerde de bu kültürün iç edilerek yaşatılmasının nedenleri araştırmacılara malzemedir doğrusu…

Bundan dolayıdır ki, Kıbrıslı Türklerin ayakları toprağa basmaz derler.

Toprak onun için ganimet ise,

Haydan gelenin huya gideceğini bildiğinden mi nedir bu durum şaşırtıcı…

Kültürel alışkanlıkların, ahlaki değerler gibi bir anda değişime uğraması beklenemez.

Yüzyıllara muhtaçtır…

Günümüzde barışın inşa edilememesinin nedenleri, bu kültürel ve ahlaki alışkanlıklarda da aranması gerekiyor.

Ganimetçi bir zihniyet üzerine barış inşa edilmesi herhalde kolay değildir.

Önce zihinlerde değişim olması gerekmiyor mu?

Adanın bir yarısında durum bu iken,

Diğer yarısındaki durum da vahimdir.

Rumlar adanın kadim ahalisi olmalarına rağmen,

Ta 1960 yılına kadar gelen geçenin idaresi altında yaşamışlar,

Kah Venediklilerin dini baskısı ve aşağılamaları altında,

Kah Osmanlıların tabası olmaktan duydukları eziklik içinde,

Kah İngilizlere karşı diş bilemeleri ile yüzlerce yılı böyle geçirmişlerdir.

“Efendi” ya da “Sir” dedikleri karşısında “özgür” olduklarında, artık “sahip” olmuşlardı.

“Sahip”lik duygusu üzerinde barış inşa etmek de zor olsa gerek.

Şener Levent dostum belki de bu yüzden istenilen yanıtları alamamıştı.

Bilemem…

Ganimetçi ile sahip’in kendi kültürel ezikliklerini aşmaları gerekiyor.

Hani, adada sosyalizm bilinci ile bir mücadele olsa,

Bu iş, sınıf bilinci ile aşılacak denebilir,

Ama bu pek olmadığına göre,

Aydın bilinci ile aşılmalı en azından.

Yoksa en “ganimetçi” ve en “sahip” kesim bunlar mı?

O zaman tuz da kokar…