Kıbrıs konusunda müzakere masasından kapsamlı çözüm çıkması beklentisi her geçen gün biraz daha azalıyor.
Bunun en büyük nedeni müzakere masasında istenen hızda ilerlemelerin bir türlü sağlanamaması.
Süreç içerisinde benzer tartışmaların tekrar edilmesi…
Tabuların bir türlü yıkılamaması ve bildik argümanların ısrarla masaya getirilmesi.
Gelinen aşamada Kıbrıs’ın önünde yeni fırsatlar var.
Özellikle Türkiye ile İsrail arasındaki sorunların geride bırakılmış olması Kıbrıs açısından yeni fırsat pencereleri açtı.
Önemli olan bu fırsatlardan Kıbrıs’ın bir bütün olarak yararlanılabilmesi.
Bunun için de Kıbrıs sorununun çözüme kavuşturulması şart.
Kıbrıs’ta iki halkın siyasi eşitliğine dayalı iki bölgeli federal bir çözüm planı konusunda tarafların uzlaşması gerek.
Ve halkların da ortaya çıkacak çözümü sahiplenmesi…
Türkiye-İsrail yakınlaşmasından doğacak fırsatlardan Kıbrıs ancak çözüm koşullarında yararlanabilir.
Kıbrıs’ın çevresindeki hidrokarbon yatakları ancak bu şekilde ekonomik bir değer olarak adanın geneline bir fayda sağlamaya başlar.
Görünen o ki İsrail doğal gazı Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınacak.
Her iki ülke de bu konuda işbirliği içinde ortak çalışmalar yapacaklar.
Belki kısa bir süre sonra Mısır da bu ortak çalışmanın bir parçası olabilir.
Kısacası Türkiye-İsrail yakınlaşması ile bölgede dengeler yeniden şekillenecek.
Ve bu dengelerin yeniden şekillenmesi ile birlikte ortaya çıkacak ekonomik değeri yeni işbirliklerinin parçası olan, sorunlarını aşmış ülkeler paylaşacaklar.
Kıbrıs’ın da bu işbirliği ve çalışmanın bir parçası olması herkesin yararına olacaktır.
Ama bölünmüş kalacak bir Kıbrıs’ın böyle bir çalışmanın parçası olması söz konusu olamaz.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi bölgede yaşanan gelişmeleri doğru okumalıdır.
Bu gelişmelerin yeni anlayışları zorunlu kılacağını görmeli, siyasetini buna göre gözden geçirmelidir.
Rum tarafı Kıbrıs’ta çözüm olmadan bölgede etkin bir oyuncu olabileceği yanılgısına kapılmamalıdır.
Çözümsüzlüğün bedelini bu kez sadece Türk tarafı değil Rum tarafı da bir şekilde ödemek durumunda kalacaktır.
Ekonomik olarak ödenmek durumunda kalınacak olan bedel özellikle Güney Kıbrıs’ın canını yakacaktır.
Umalım kimsenin canı yanmasın.
Sağduyu galip gelsin ve meselelere akılcı bakış açısı ile yaklaşılarak ortak gelecek için çözümler üretecek şekilde hareket edilsin…
Ve müzakere masasında çözüme odaklanılsın.
2016 yılı bitmeden çözüm hedefi slogan olmaktan çıkıp gerçekleşsin…
Not: Bugün bayramın ikinci günü… Sevdiklerinizle birlikte güzel bir bayram geçirmenizi dilerim.
































