Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

FİLMİN TEKRARINA GEREK YOK

Arif Hoca’nın sıkça vurguladığı şeydi.

Kıbrıs’a kim gelmişse, bir gün geri gitmişti.
Yüzyıllar sonra olsa bile…

Lüzinyanlar, Venedikliler, Osmanlılar bir yana,
O güneşin batmadığı imparatorluk bile bir gün Mağusa limanına dayanan gemiye binip çekip gitmişti.
Geriye 99 mil karelik üslerini bırakarak…

Komşularımız 1960 yılına kadar kendi kendilerini yönetecek bir isteğe ve güce sahip olamamışlardı.
1800’lerin başında baş gösteren Yunan Milliyetçiliği eşliğinde Yunanistan’a bağlanma siyasetini tercih etmişlerdi…

Siyaseti ha camiye soktunuz, ha kiliseye,
Aynıdır…

Rum halkı yüzyıllarca kilisenin önderliğini benimsemiş,
Hani benzetme yerindeyse,
Çan kuleleri süngü,
Kilise kubbeleri miğfer olmuştu…

Bu yüzden ilk cumhurbaşkanları da bir din adamıydı…

Kıbrıs insanı, dinin siyasete karıştığında başına ne belaların açılacağını yankından bilir.
Geçmişte papazların silah kuşanıp kilise dışına çıktığını bilmeyen yoktur.
Şimdi Hrisostomos’un ikide birde Kıbrıs sorunu ile ilgili demeçler vermesi de eski alışkanlıkların bir uzantısıdır…

Ezan sesinin yüksek olup olmadığı tartışmaları patlak verince,
Kıbrıslı Türkler hak etmedikleri suçlamalara hedef oldular.
Soykırım benzetmesi bile yapıldı…

Böyle durumlarda,
Camilere nasıl siyaset sokulduğu da ortaya çıkıyor.
Böyle durumlarda,
Kimi din adamlarının hangi damardan beslendiği de ortaya çıkıyor.
Böyle durumlarda,
İbadet yerlerini siyasete nasıl bulaştırdıkları da gayet iyi anlaşılıyor.

İşin başında,
Türkiye’de de birçok aydın iktidara gelen imamların bir gün gelecek gerçek yüzlerini göstereceklerine inanmıyor,
Onlara destek veriyorlardı.
Meydanlarda,
Minareler süngü, kubbeler miğfer
Camiler kışlamız, müminler asker
Bu ilahi ordu dinimi bekler
Allahu Ekber, Ellahu Ekber
Şeklinde şiirler okunduğunda,
Bunu iyimser karşılayanlar olmuştu.
Gün geldi hepsi içeri tıkıldı.
Çünkü minareler çoktan süngü,
Kubbeler çoktan miğfer olmuştu.
Camiler örgütlenme alanlarına dönüşmüş,
Buralardan çıkan kitleler sokaklarda halifelik isteyecek kadar kendinden geçmişti.
Bu sefer özgürlük onlaraydı!

Bizdeki olayda,
Ezan sesi kısılır, kıvamına getirilir,
Ya da ne ise o olur ve mesele kapanır.
Geriye imam milletinin nasıl hukuku tanımadığı kulaklara küpe kalır…

Ama,
Kilisede siyaset Rumlara yaramamıştı.
Camide siyaset de imamlara yaramayacak.
Bir zamanlar denenmişti tutmadı.
Filmin tekrarına gerek yok.
Bu adada çıkış kapısı çok…