Köşe Yazarları

Fena etkileniyoruz…







“…Türkiye’de her siyasi, sosyal ve ekonomik gelişmenin sadece Kıbrıslı Türkleri değil, Kıbrıslı Rumları da etkilediği aşikardır.”





Doğrudur.
Aşikardır…

Yukarıdaki sözler değerli arkadaşımız Halil Paşa’ya ait.
Paşa, Poli’nin son sayısında kaleme aldığı yazısında Kıbrıs solu ile Türkiye solunu ele aldı.
Etkilendiğimizi söyledi.
Saydı, sıraladı…

Ama sadece solundan sağından mı etkilenme var?
Aklıma televizyonun çok sesli sürece girdiği 90’lı yıllar geldi.
Bir reklam çıkmıştı:
“Macit beni otomobillendir.”
Beyaz cama yapışmıştı millet!
Etkilenmemek elde değildi.
Macit’e sarılan kadının baldırları çıplaktı.
Erotik bir reklamdı.
Baldırların yukarısı için izleyici hayal gücünü kullanmak durumundaydı!
Çok etkilenmiştik!..

Sağından solundan etkilenirken, reklamından, müziğinden, artistinden, modasından, elmasından, armudundan, hamsisinden de etkileniyorduk.
Hayatımızda Karadeniz havası ile oyun oynamayı bilmiyorduk ama, yay kemençenin tellerine vurduğunda titremeye başlıyorduk!
Zangır zangır…

Hatırlayın.
Genç bir çocuk çıktı “Kıl oldum abi” dedi, bütün kızlar toplandı, peşine düştü!
Yalan mı?
Kızlı erkekli etkileniyorduk.
Her şeyden…

Afrodit lakaplı Banu Alkan’ın detone sesini bilgisayarlarda bülbüle çevirdiler ve okuttular:
“Kaldıramazsan kaldırırlar gülüm…”
Az mı etkilenmiştik?

Şimdi bakın.
Kurt Seyit ekrana çıkmaya görsün!
Etkilenmeyen gencimiz mi var?
Üstelik Muhteşem Yüzyıl’da genç kadınları hamamlarda soyarken, Kurt Seyit ve Şura’da durmadan Tatlıtuğ’u soyuyorlar!
Neden?
Etki artsın diye!

Bizim onlara etki edebileceğimiz neyimiz var ki?
Kurt Seyiti’miz yok!
Süleyman’ımız yok; Sultanımız yok!
Cariyelerimiz yok!
Gözdelerimiz yok!
Müziğimiz yok!
Gezi olaylarımız yok!

Haliyle, Paşa’nın söyledikleri ve saptamaları doğrudur.
Fena etkileniyoruz…

Lakin, Rumların ne kadar etkilendiğini bilmiyoruz.
Bu su kaldırır!
Mesela hamsi yiyorlar mı?
Horon tepiyorlar mı?
Kurt Seyit’i görünce Rum kızlarının akılları baştan uçuyor mu?
Süleyman’ı görünce korkuyorlar mı?
Gezi olaylarında bizim gibi marazlara gark oldular mı?
Anastasiadis’in, 1 Mayıs’ta Taksim’in emekçilere açılması için bir çıkışı olacak mı?

Merak konusu.
Bunların da tahlil edilmesi gerekiyor…











Başa dön tuşu