EğitimManşet

“Felsefesi olan, vizyon ve misyonu belli kreş seçin”






Kıbrıs Montessori Okulları Eğitim Koordinatörü Hatice Düzgün, Montessori eğitim sistemi ve uygulamaları hakkında bilgi verdi, çocuğu ilk kez kreşe gidecek olan ebeveynler için altın değerinde önerilerde bulundu:

 



“SORGULAYIN”: Düzgün, çocuğunu ilk kez kreşe yazdıracak olan ebeveynlere önemli önerilerde bulundu: Seçim yapmadan önce kreşin eğitim programına bakın, disiplin anlayışları nedir? Yetişkine bağımlı mı? Yetişkinden bağımsız hareket edebilen eğitim anlayışları var mı? Toplumsal cinsiyete önem veriyorlar mı? Çocukların iç barışını ve barış kültürünü nasıl geliştiriyorlar? Sorun

“KREŞTE İLK HAFTA”: Düzgün, çocuğun kreşe alışmasının 1-2 hafta kadar süreceğini söyleyerek ebeveynlere;  “ilk günler tam gün çocuğunuzu kreşte bırakmayın. İlk gün, 1 saat, ertesi gün 2 saat, 3’üncü gün öğle yemeğine, bir sonraki gün ise uyku saatine kadar programlar yaparak çocuğun uyumunu artırabilirsiniz” önerisinde bulundu

“DİRENÇLİ OLUN”: Düzgün, ebeveynleri uyardı: Çocuğunuza kısa net cümlelerle işe gitmek zorunda olduğunuzu kendisinin birkaç saat kreşte kalacağını, ama mutlaka gelip alacağınızı anlatın. Çocuğunuzu kreşe bıraktığınızda kapıda bir kez sarılın ama kapıdaki seremoniyi uzatmayın. İlk günler çok zorluk yaşasanız da dirençli olun. Çünkü çocuklar hislerinizi hisseder

“TEMELİ BARIŞ”: Düzgün, Montessori eğitim sisteminin temel hedefinin barışı sağlamak olduğunu kaydetti. Montessori eğitimi ile çocuğun kendisi ve çevresi konusunda farkındalık kazandığını, kendi gücünün sınırlarını, güçlü ve zayıf yanlarını tanıdığını söyleyen Hatice Düzgün, “Montessori eğitimi çocuğu travmasız hayata hazırlar, Montessori çocukları artı tecrübelere sahip olur” dedi

 

 

 

KKTC’de Montessori eğitim sistemi ile 0-6 yaş grubu çocuklara Kalkanlı, Lefkoşa ve Girne’deki okullarında kreş ve anaokulu hizmeti veren Kıbrıs Montessori Okulları 2019-2020 akademik yılı hazırlıklarını tamamlayarak, kayıtlarına başladı.

Kıbrıs Montessori Okulları Eğitim Koordinatörü Hatice Düzgün, çocuğunu ilk kez kreşe gönderecek olan ebeveynler için, kreş seçimi, öğretmen ve ebeveyn, ebeveyn ve çocuk arasındaki ilişkinin bu süreçte nasıl olması gerektiği konularında çok önemli bilgiler verdi, altın değerinde önerilerde bulundu.

Montessori eğitim sisteminin amacı hakkında da bilgi veren Düzgün, Montessori eğitim sisteminin diğer eğitim programlarından farkını anlattı.

 

“Felsefesi olan, vizyon ve misyonu belli bir kreş seçilmelidir”

Kıbrıs Montessori Okulları Eğitim Koordinatörü Hatice Düzgün, ilk kez kreşe bırakılacak çocuğundan ayrılmanın ebeveyn için çok zor olduğunu ancak eğitim sistemi çocuk odaklı bir anlayışa sahip olan kreşlerde ilk gün travmalarının diğer kreşlere göre çok daha çabuk atlatıldığını söyledi.

Çocuğun kreşe daha çabuk adapte olması için ebeveynlere de önemli görevler düştüğünü söyleyen Düzgün, şunları söyledi: “Ebeveynlerin öncelikle felsefesi olan, vizyon ve misyonu belli bir kreş seçmelerine temenni ediyorum, Çocuğunuzu verdiğiniz kreşin öz bakımdan öte eğitim programına bir bakın, disiplin anlayışlarını sorgulayın. Yetişkine bağımlı mı? Yetişkinden bağımsız hareket edebilen eğitim anlayışları var mı? Sorun. Günlük yaşam becerileri programlarında yazılmış mı? Toplumsal cinsiyete önem veriyorlar mı? Çocukların iç barışını ve barış kültürünü nasıl geliştiriyorlar?  Tüm bu sorulara tatminkar cevap alabiliyorsanız bir ön kayıt yaptırın, çocuğunuzun ismini yazdırın.”

 

“Ebeveynler kreş çalışanları ile iletişim halinde olmalı”

Hatice Düzgün, ebeveynlerin muhakkak kreşteki çalışanlara iletişim halinde olması gerektiğini, ilk günlerde çocuklarının kreşteki saatlerinin nasıl geçtiği ile ilgili bilgileri kurumun belirleyeceği yöntem ile öğrenebilmeleri gerektiğini ifade etti.

Çocuğun yeni hayatına alışmasının 1-2 hafta kadar süreceğini dile getiren Düzgün, ebeveynlere “uyum sağlama programına uygun, ilk günler tam gün çocuğunuzu kreşte bırakmayın. İlk gün, 1 saat, ertesi gün 2 saat, 3’üncü gün öğle yemeğine, bir sonraki gün ise uyku saatine kadar programlar yaparak çocuğun uyumunu arttırabilirsiniz” önerisinde bulundu.

 

“Çocuğunuza anlatın”

Düzgün, ebeveynlerin süreçte dikkat etmeleri gereken diğer önemli hususları ise şu şekilde özetledi: “Mümkünse ilk günler çocuğu kreşten anne ve babası birlikte almalıdır. Ebeveynler çocuğuna kısa net cümlelerle işe gitmek zorunda olduğunu onun birkaç saat kalacağına, ama mutlaka onu gelip alacağını anlatmalıdır. Çocuğunu kreşe bıraktığında kapıda bir kez sarılmalı ve kapıdaki seremoni uzatılmamalıdır. Ebeveynler ilk günler çok zorluk yaşasa da dirençli olmalıdır. Çünkü çocuklar hislerinizi hisseder, gözlerinize bakıp tereddütlü davranışlarınızı anlar. Bu sebeple rahat olmaya çalışın.”

 

“Montessori’nin temeli barış”

Kıbrıs Montessori Okulları Eğitim Koordinatörü Hatice Düzgün, Montessori eğitim sisteminin temellerini çocuktan yola çıkarak geliştirdiğini belirterek, Montessori eğitiminin İtalya’nın ilk kadın doktoru olan Dr. Maria Montessori tarafından geliştirilen bir eğitim sitemi olduğunu söyledi.

Montessori eğitiminin temel hedefinin barışı sağlamak olduğuna vurgu yapan Düzgün, bir çocuğu mutlu edebilmenin sırrının ise çocukla onun dilinden konuşmak olduğunu belirtti.

Hatice Düzgün, sistemin temel özelliklerinin bütüncül eğitim, evrensel eğitim, hayat için eğitim, ahlak eğitimi, barış eğitimi karakter eğitimi ve ruhsal eğitim olduğunu kaydetti.

Düzgün, dünyanın en başarılı ve ünlü eğitim sistemi Montessori’nin yüzyıllık bir zaman süzgecinden geçmiş olan bir sistem olduğunu kaydetti.

Hatice Düzgün, Montessori felsefesinin temelini ise şöyle özetledi: çocuğun ileride olacağı kişiyi, potansiyel olarak içinde taşıdığı düşüncesidir. Çocuğun bedensel, entelektüel ve duygusal potansiyeline tam anlamıyla ulaşması için özgürlüğe ihtiyacı vardır. Ama bu özgürlük, düzen ve özdisiplin yoluyla erişilecek bir özgürlük olmalıdır.

 

Çocuk kendi gücünün sınırlarını tanır”

Hatice Düzgün, Montessori eğitim sistemini anlattı, Montessori eğitiminin çocuğa ne gibi kazanımlar sağladığı hakkında bilgi verdi.

Düzgün, Montessori eğitimi ile çocuğun kendisi ve çevresi konusunda farkındalık kazandığını, kendi gücünün sınırlarını, güçlü ve zayıf yanlarını tanıdığını, çocuğun kendi bireysel beceri ve ilgi alanında kendi hızıyla geliştiğini söyledi. Düzgün, Montessori eğitim sisteminde çocuğun kimseyle kıyaslanmadığı için sadece kendisini geliştirdiğini, çalışma isteğini ve zevkini geliştirdiğini, üretken olduğunu, çalışmalarda denetim, başarılarında bir ödül beklemediğini belirtti.

Düzgün Montessori eğitim sistemi ile çocuğun ayrıca kaygılarını en doğru şekilde dışa vurmayı öğrendiğini, özgüveninin ve sorumluluk duygusunun geliştiğini, iç disiplininin geliştiğini, kendisine birlikte yaşadığı insanlara ve çevresindeki eşyalara saygılı davrandığını problemlerin üstesinden gelmeyi öğrendiğini ifade etti.

 

“Montessori eğitimi çocuğu travmasız hayata hazırlar”

Hatice Düzgün, bol oyuncakla ve egosu şişirilerek büyütülen ocukların ileriki yaşamlarında sorun yaşayabileceklerine vurgu yaparak Montessori eğitim sisteminin çocuğu travmasız hayata hazırlayan bir sistem olduğunu dile getirdi.

 

“Montessori çocukları artı tecrübelere sahiptir”

Düzgün, Montessori okullarından çıkan çocukların, müfredatta belirlenen bilgileri edindiklerini, hatta çok sayıda artı tecrübelere sahip olduklarını, bireysel çalışma, arkadaşla çalışma, grup çalışmaları, serbest çalışmalar ve sınıf çalışmaları gibi muhtelif ders biçimlerine alışık olduklarını anlattı.

Hatice Düzgün, Montessori okullarından çıkan çocukların ayrıca çalışma ve öğrenme zihniyetlerinin çok iyi gelişmiş durumda olduğunu söyledi.

 







Başa dön tuşu