Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ise, dünya merkez bankalarının aksine faizi bir süredir aralıklarla düşürüyor. Son olarak ise Mart ayında politika faizini yüzde 8,5’te sabit tuttu.

Faizi yükseltmek, ev almayı ya da herhangi bir şekilde bir işletme için kredi çekmeyi zorlaştıran bir faktör. Yetkililer bu maliyetleri artırarak talebin düşmesini ve artan fiyatların düşmesini bekliyor.

Fed’in bu hamleleriyle birlikte ABD’deki fiyat artışları da yavaşlama işaretleri gösteriyor.

Mart ayında enflasyon yaklaşık iki yılın en düşük seviyesi olan yüzde 5 seviyesinde kaldı. Fed’in yüzde 2’lik hedefi için ise hala yüksek durumda.

EY-Parthenon’un baş ekonomisti Gregory Daco, ekonomideki yavaşlamanın giderek arttığına işaret ederek “Bugün ekonomide resesyon korkusu çok fazla var” dedi ve şöyle devam etti:

“Enflasyon savaşının bittiğini düşünmüyorum, ancak kademeli olarak enflasyonun düştüğünü gördüğümüz bir durumdayız. Ama aynı zamanda faiz oranlarının yükseldiği ve bu nedenle iş faaliyetlerini kısıtlanabileceği bir ortamdayız. Bu da önümüzdeki aylarda enflasyonun daha da düşmesine yol açacaktır.”

Fed’in oy birliği ile alınan kararı piyasa çevreleri tarafından da büyük ölçüde bekleniyordu.