Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Farklı algılamalar

“Özkan Yorgancıoğlu, bir soru üzerine, Türkiye Başbakanı’nın ‘Güney’deki haklar sizinse, gelin iki devleti görüşelim’  açıklamasını ‘gelin bu sorunu masada çözelim çağrısı’ olarak değerlendirdiğini ifade etti.”

“Eroğlu, TC Başbakanı Davutoğlu’nun ‘İki Devletli Çözüm için müzakere yapılması önerisiyle” ilgili olarak, “Bana göre gayet yerinde bir açıklamadır. Eğer Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, denizlerinde olan her şey benim devletimindir iddiasındaysa, kuzeydeki denizler de benimdir. O zaman neyi görüşeceğiz? O zaman paylaşma yapılmıştır… İki devlet başlığını müzakere masasına taşıyıp tartışılması kalmıştır’ dedi.”

Görüldüğü gibi gayet net bir konu üzerinde farklı algılamalar var…

Mesela “Kapılar kapansın” denirse, biri “biz bunu açılsın olarak değerlendiriyoruz’ diyebilir.
Diğeri, “Evet. Kapansın hatta bir daha açılmasın” şeklinde yorumlayabilir.

Farz edelim ki “Bu bir savaş atmosferidir” dendi.
Birinin algısı “Biz bunu barış havası olarak algıladık” şeklinde olabilir.
Diğeri “Akıllarını başlarına toplasınlar” biçiminde yorumlayabilir.

Kıbrıs’ta yaşıyoruz.
Burada insanların olaylar karşısındaki algılamaları farklılıklar gösterir.
Doğaldır, çünkü Kıbrıs sorunu diye bir şey var.
Bu adamı deli etmeye yeterlidir.
Artık neyin nasıl algılanacağı kestirilemez.
Sarayönü, Gemikonağı olarak bile algılanabilir…

Kalkıp biri “Ezan sesi çok gürültü çıkarıyor, sesi kısılsın” dediğinde, bu çeşitli algılara neden olabiliyor.
Biri çıkıp “Biz bunu ezanın nihavent makamında söylenmesi gerektiği şeklinde değerlendiriyoruz” diyebilir.
Bir başkası “Ezan Arapçadır anlamıyoruz. İyisi mi dünya dili olan İngilizce okunsun” şeklinde algılayabilir.
Hatta bir başkası “Seni anan ters yerinden doğurdu;  a… koduğumunun” şeklinde cinnet beyanında bulunabilir.

Bütün bunlara sebep Kıbrıs sorunudur…

Algılamalar sadece siyasette değil, hayatın her alanında da değişti.

“Bu gece size oturmaya geliyoruz” dendiğinde, bu eskiden gayet normal algılanırdı.
Şimdi algılar değişti.
Biri “Biz bunu toplumda ahlak kalmadı yönünde değerlendiriyoruz” , diğeri “Gelecekse göreceği de var” şeklinde yorumlayabilir.

Hatta çözüm olsa ertesi sabah uyananların değerlendirmeleri çok farklı olacak:
Biri “Biz iki devletli bekliyorduk, üç devlet de nereden çıktı” ,
Diğeri “Biz bunu savaş ilanı olarak kabul ediyoruz”,
Bir başkası  “Akşam kıçımız açık uyuduk, kabus görüyoruz galiba” şeklinde farklı değerlendirmeler olabilir.