FARKLARI NE?
On binlerce insan “kandırıldık” derse ne olacak?
Kandırılanlar sorgulanmadığına,
İçeriye alınmadığına,
Tutuklanmadıklarına göre,
Hatta herkes yerini ve iktidarını “kandırıldık” diyerek koruduğuna göre,
Söyleyin,
Şimdi kalkıp onlar da “Vallahi bilmezdik, kandırıldık” derlerse ne olacak?
…
Bir darbeci “kandırıldık” diyerek kurtulamaz elbette.
Uçağı kullanıp orayı burayı bombalayan çılgın bir pilot kurtulamaz tabii ki.
Silahını ateşleyip masum insanları katledenler de hesabını verecek kim ne diyebilir.
Ama sırf Mollanın Darwin’in Evrim Teorisine karşı görüşlerini, kitaplarını okuyup ona inanç getiren sıradan bir insanın durumu darbeciler gibi mi?
…
Şunu demek istiyorum.
Ne farkları var?
Bir İmam Evrim teorisine karşıysa,
Diğer İmam da karşı değil mi?
Fizik, kimya, geometri, felsefe derslerine takan o değil mi?
Bir İmam tekkeleri zaviyeleri, camilerde örgütlenmeyi savunuyorsa,
Diğer İmamın yaptıkları bundan farklı mı?
Bir İmam Işık Evlerinde örgütlenirken,
Diğeri İmam hatiplerde, ilahiyat fakültelerinde örgütleniyorsa farkları ne?
Her ikisinin de hedefi dinci nesiller yaratmak değil mi?
Her iki imam kesimi de kırk yıldır bu yolda örgütlenmiyor mu?
…
Nice tekke ve zaviye mensupları meydanlarda zikir yaparken,
Korunmak istenen demokrasi mi,
Yoksa tekkelerin, zaviyelerin at koşturtacağı, dinci yeni nesillerin yetişeceği “yeni bir düzenin” korunmasına yönelik mi?
Her iki hacının yolu da “Kutsal Yürüyüş” ise,
Aralarındaki fark nedir?
Nedir bu kutsal yürüyüş ki bugüne kadar hiç açıklanmadı?
…
Daha darbeye kadar Mustafa Kemal’i eleştirdiğini söyleyen bir gazetecinin ansızın,
Atatürkçü kesilmesi ve “Seni şimdi anladım” demeye getirmesi neyi anlatır?
Darbeci de kalkar,
“Ben de şimdi anladım” derse hangi yazı kaleme alınabilir o zaman?
…
Darbeden hemen sonra,
Atatürk posterini parti binasına asan ampul kafalılar, bu halleri ile gafil muhbir durumuna düşmüyorlar mı; kendi kendilerini ele vermiyorlar mı?
Kafalarına saksıdan çok bomba yağdığında mı Atatürk’ün değeri anlaşılmalı?
Yoksa,
Bütün bunlar bir şovdan,
Eskisi gibi bir aldatmacadan ibarettir de,
Darbeci imamcıların defteri dürülürken,
İktidardaki imamlar köpeksiz köy bulup değneksiz yürüyecekleri bir ortama mı kavuştular?
…
Sokrat Ölüme mahkum edildiğinde, eşi:
– Haksız yere öldürülüyorsun, diye ağlamaya başlayınca,
Sokrat:
– Ne yani! Bir de haklı yere mi öldürülseydim! demiş…
…
Haklı yere ölen o kadar çok insan var ki,
Onların hesabını kim verecek?
































