Türkiye’ye bağımlı bir ekonomik yapımız var. Ülkemize gelen yatırımcı yani dış sermaye büyük oranda Türkiye’den. Piyasamızın hareketleri ve ekonomimizin çarkları Türkiye’den gelen sermaye hareketleri ve insan potansiyeline bağlı. Türkiye ile aynı para birimini kullanıyoruz. Yabancı paraların fiyatlanmasında, Türkiye’deki fiyatları bire bir takip ediyoruz. Ülkemizde ki faiz oranlarının artışı ve/veya azalışı yine Türkiye finans sistemi içi fiyatları bizi bire bir etkiliyor.
Yani bu konuda gemi aynı kaptanlar farklı gibi gözükse de büyük gemiyi yöneten kaptan küçük gemiyi yöneten kaptana bire bir etki ediyor.
• KKTC’nin 4 milyar 95 milyon Türk Lirası olan 2015 mali yılı bütçesi komiteden onay aldı. Şu anda bakanlıklar bazında genel kurulda bütçeler görüşülüyor. 2015 Mali yıl bütçesi 386 milyon Türk Lirası açık öngörüyor. Dış kaynak gereksinimi yine yüksek.
• Gereksinim duyulan kaynak yine kamu maliyesine. Diyelim ki petrol fiyatlarında ki düşüşten dolayı cari açık öngörülenden düşük çıkabilir bundan bir tasarruf gelir ama açık yine yüksek. Bu gerçek değişmiyor. Kaynak Türkiye’den gelecek bu durumda Türkiye’de ve dışarıda esen rüzgarlara bağımlıyız.
• 2015 Yılında global ekonomiyi etkilemeye aday iki unsurun ikisi de Amerika Menşeli;
– Faiz artırımı
– Petrol fiyatları
Bu iki unsuru ABD yazıp yönetiyor ve faiz artırımı ile petrol fiyatlarının düşüşünün nereye kadar devam edeceğini bilemiyoruz.
Bu iki unsurda finansörümüz Türkiye Cumhuriyeti’ni direkt olarak etkileyen unsurlar.
• 2015 yılının ilk çeyreğinde baz etkisiyle enflasyonda bir düşüş söz konusu olabilir. Aynı zamanda petrol fiyatlarının da düşüşüyle 2015 yılı KKTC’de enflasyonun % 7-8 civarlarına inebileceğini düşünüyorum. Tabii ki Türk Lirası’nın değerinin bugün ki düzeylerde kalması halinde.
• Türkiye enflasyon hedefini %5 olarak açıkladı. Eğer bu hedefe ulaşılırsa faizlerinde düşme olasılığı yükselir. Bu düşüş bize de yarar sağlar.
Faiz düşüşü sadece Türkiye’nin iç koşullarına bağlı değil. Yukarıda da belirttiğim gibi ABD faktörü yani FED’in faizleri indirmesi veya artırması TCMB’nin önünde ciddi bir etken. Yani FED faiz artırımını yaparsa bu Türkiye’yi çok zorlar ve bu zorluk bizi de yani KKTC’yi de etkiler.
Reel kesimin desteklenmesi için yeterli yer bulamayan 2015 yılı bütçesinde reel kesim yüksek maliyetlerle finansman bulmak zorunda olacak. Bu ise yatırımları etkileyecektir.
ABD’de ki faiz artırımı veya indiriminin Türk Lirası’nın değerine ve sermaye hareketlerine etkisi büyük. ABD faiz artırırken TCMB’nin faizi düşürmesi pek mümkün değil (sermaye hareketlerine etkisi bakımından). 2015 yılında FED’den faiz artırımı gelme olasılığı yüksek. Yani ABD’ye bağımlıyız. Bu durumda TCMB faiz indirimine gitmeyebilir. Bu ise direkt KKTC’deki faizleri de etkiler. 2015 yılında reel kesimin borçlanabilme kabiliyeti yine zayıf gibi gözüküyor. Bütçeden de yeterli destek yok. KKTC’ye gelecek olan Türkiye kaynaklı sermaye faizlere ve Türkiye’ye girecek olan yabancı sermayeye bağlı.
2015 bu anlamda şu an itibarıyla belirsiz bir yıl olmaya aday.
































