2011 sonrası kamuda işe başlayanlar için yapılan uygulamaya “Göç Yasası” ismi verildi.
Neydi amaçlanan?
Kamu giderini azaltmak…
Maliyenin ödediği maaş sayısını düşürmek…
Özel sektöre destek verecek kaynağı yaratmak…
Çok da kolay alındı…
Sendikaların tüm bağırış çağırışlarına…
Grev ve eylemlerine…
Hatta muhalefette olan CTP ve DP’nin tepkisine rağmen…
Meclis’te saatler süren toplantılara rağmen…
Siyasetçiler hiç zorlanmadılar…
Bugün, kamuda işe başlayan öğretmenden doktora…
İşçiden memura herkes, özel sektörün maaş ve özlük hakları koşullarında haklara sahip…
Örgütlenmiyorsunuz da…
Sendikalı olma…
Sendikalı çalışma mantığı da ortadan kalktı neredeyse…
Nasıl olsa, sendikacılar koşturuyor.
Tüm eylem ve organizasyonlar “sendika yönetim kurulu sayısını” oluşturan şahıslardan daha az.
Buna bakarak yönetenler…
Çalışanların üzerine yürümekten çekinmiyor…
Müşavir ordusu büyüyor ama…
Dedik ya…
2011 sonrası kamuda çalışmaya başlayanlar için budanan haklarla ilgili kararlar alındı.
Kamu maliyesi için iyi oldu.
Ama çalışan için iyi oldu mu?
Olmadı…
Ne yaptı siyasetçi?
Kamuda verimliliği sağlamak yerine, istihdama yöneldi.
Bir önceki UBP hükümetinin yarattığı kamusal yıkımın izleri halen silinmedi.
UBP gitti…
CTP-DP geldi.
Göç Yasası olarak adlandırdığımız yasaya karşıydılar…
Ne yaptılar?
Kocaman bir hiç.
Ama milletvekili transferine de karşıydı CTP-DP…
Hatta kamu reformu yapılacaktı…
Siyasi Partiler ve Halkoylaması Yasası değişecekti.
Kamu Çalışanları Yasası değişecekti…
Kamuda verimlilik artacaktı…
Kamu reformu yapılacaktı…
Hiçbir yasa geçmedi.
Ama müşavir sayısı arttı.
Demem o ki…
Evet…
Demem o ki…
Çalışanla ilgili kararları hemen geçiren bu siyasi anlayış…
Maalesef, müşavir kadrolarını azaltmak için adım atamadı.
Ne yaptı?
Ha bire yeni atamalar yaptı.
Hükümetin CTP kanadı, birçok noktada atamaları geciktirirken…
DP kanadı…
Önce dört bakanlıkta gerekli atamaları yaptı…
Sonra üç bakan değiştirdi…
Şimdi yeniden ardı ardına atamalar yapıyor.
İşçiye, çalışana gelince kolaydı
İşçiye, çalışana gelince kolaydı elbette.
Ama partilerin kamudaki çeteleşmesini önleyecek…
Kadrolaşmasını önleyecek…
Vasıfsız insanların, kamunun beynine yerleştirilmesini önleyecek adımlar atılamadı.
Kamu Hizmeti Komisyonu’na neşter vurulamadı.
Milletvekillerinin parti değiştirmesinin önüne geçilemedi.
Siyasi partilerin, daha fazla hesap verebilmesinin önünü açacak, şeffaflaşmalarını sağlayacak adımlar atılamadı.
Ama kamuda işe başlayacak çalışanın maaşına bir gecede neşter vuruldu…
Siyasi kadroların kamuya aktarılmasına yönelik yasa, aylardır bekliyor.
İşte bu ülkenin yönetilme anlayışı budur.
Hamam da tas da aynı…
Hiç kendinizi yormayın…
Hırpalamayın.
Kamuya asılın, ne koparırsanız kardır.
Ödediğiniz her kuruş vergi, partililerin istihdamına, üst düzey atamalarına gidiyor.
Hastanesi aynı…
Suyu aynı…
Yolu aynı…
Okulu aynı…
Sınıfı aynı…
Hamam aynı, tas aynı…
Velhasıl, değişen sadece tellaklar…
































