Kıbrıs

Evlilik kurumunun temelleri sarsıldı


SÜREKLİ ARTIYOR: KKTC’de boşanmayla sonuçlanan evliliklerin sayısında endişe verici bir artış yaşanıyor. Bin 338 çiftin evlilikle yaşamını birleştirdiği 2005’te 489 çift boşanarak yaşamını ayırdı, 2013’te ise bin 175 çift nikah masasına otururken 818 çift mahkemede yollarını ayırdı  

RAKAMLAR KORKUNÇ: KKTC’de 2009 ile 2013 yılları arasında, evlenen çiftlerin yarısından fazlası boşandı. Bin 261 çiftin evlendiği 2009’da 669 çift boşandı. 2010’da bin 354 evlilik, 706 boşanma; 2011’de bin 344 evlilik, 739 boşanma; 2012’de bin 238 evlilik, 803 boşanma ve 2013’te bin 175 evliliğe karşı 818 boşanma gerçekleşti

GERÇEK NEDEN GİZLENİYOR: KKTC mahkemelerinde anlaşmalı boşanmalarda genelde “karakter ve mizaç ayrılığı” gerekçe gösteriliyor. Gerçek nedenin gizlendiği kanısında olan avukatlar ise birçok evliliğin “cinsel paylaşımdan kaçınma” ve “ekonomik” nedenlerle çöktüğünü söylüyor

KADINLAR DAHA KARARLI: Kadınların geçmişe oranla toplum içerisindeki yerlerini, statülerini daha iyi kavramaları, evlilikteki erkek hegemonyasını yıktı. Kadınlar artık mutsuz oldukları bir evliliği yürütmüyor. İstatistiklere göre, son yıllarda KKTC’de boşanma davalarının yüzde 70’i kadınlar tarafından açılıyor

KKTC’de boşanma oranları Avrupa Birliği ortalamasına ulaştı. İstatistik bilgilere göre; 2005-2013 yılları arasında 5 bin 866 boşanma gerçekleşti. Ülkemizde son 14 ayda meydana gelen boşanmalara ilişkin istatistiki veriler ise henüz oluşturulmadı.
Sosyolog Muharrem Faiz, boşanmaların çoğunun sosyo-ekonomik koşulların değişmesiyle ilişkili olduğunu söyledi. İstatistiklere göre, boşanma davalarının yüzde 70’inin kadın tarafından açıldığını söyleyen Faiz, bu durumun kadının statüsünün değişmesiyle ilişkili olduğunu dile getirdi.
Çocuk ve ergen psikiyatristi Erdem Beyoğlu, çocuğun anne-baba ayrılığından olumsuz etkilenmemesi için boşanma kararı alan ebeveynlerin bu durumu çocuğa “Biz karı-kocalıktan ayrılma kararı aldık ancak anne ve babalığımız devam edecek” şeklinde anlatması gerektiğini söyledi.
Avukat Muhabbet Mevsimler, KKTC mahkemelerinde anlaşmalı boşanmalarda genelde karakter ve mizaç ayrılığının öne sürüldüğünü, birçoğunun ailenin mahremiyetini korumak maksatlı gerçek nedeni mahkemeden gizlendiğini söyledi.
Avukat Mevsimler, boşanmaların çoğunun altında yatan gerçek nedenin “cinsel paylaşımdan kaçınma” ve “ekonomik bazı nedenler” olduğunu belirtti.
  
Evlenme ve boşanmalarda yıllara göre veriler  
Havadis’in elde ettiği istatistiki verilere göre, KKTC’de 2005 yılında bin 338 evlilik gerçekleşirken, 489 boşanma meydana geldi. 2006 yılında bin 246 evlilik akdi gerçekleşti, 523 boşanma oldu. 2007 yılında bin 440 evlilik, 548 boşanma, 2008 yılında bin 422 evlilik, 571 boşanma, 2009 yılında bin 261 evlilik, 669 boşanma, 2010 yılında bin 354 evlilik, 706 boşanma, 2011 yılında bin 344 evlilik, 739 boşanma gerçekleşti.
2012 yılında ise bin 238 evlilik, 803 boşanma, 2013 yılında bin 175 evlilik, 818 boşanma oldu.

2005-2013 evlenme ve boşanma tablosu şöyle:

Yıl       Evlenmeler  Boşanmalar
2005  1338                 489
2006  1246                 523
2007  1440                 548
2008  1422                 571
2009  1261                 669
2010  1354                706
2011  1344                739
2012  1238                803
2013  1175                818

Mevsimler: Evlenmek kadar boşanmak da haktır

Avukat Muhabbet Mevsimler, boşanmalara karşı olmadığını belirterek evlenmek ne kadar haksa boşanmanın da o kadar hak olduğunu söyledi.
KKTC mahkemelerinde anlaşmalı boşanmalarda genelde “şiddetli geçimsizlik” öne sürülerek karakter ve mizaç ayrılığının ortaya konulduğunu kaydeden Avukat Mevsimler, gerçek nedenin ise çoğu zaman farklı olduğunu ancak ailenin mahremiyeti açısından mahkemeden gizlendiğini söyledi.
Avukat Mevsimler, boşanmaların birçoğunun altında yatan gerçek nedenin cinsel paylaşımdan kaçınma ve ekonomik bazı nedenler olduğunu belirtti.
Muhabbet Mevsimler, kadınların ekonomik özgürlüklerinin de boşanma nedenleri arasında yerini aldığını ifade etti.
“Evlilik ne kadar hak ise boşanmak da o kadar haktır” diyen avukat Mevsimler, boşanmaların üzüntü yaratacak bir konu olmadığını aksine mutsuz ve kurtarılamayacak türdeki evliliklerin sürdürülmesinin gerek çiftler için gerekse çocukların psikolojisi açısından doğru olmadığını söyledi.

“Evlilikler hayat deneyimi edindikten sonra yapılmalıdır”
Avukat Muhabbet Mevsimler, gençler arasında (18-24 yaş) olan boşanmaların birçoğunun ise hayat tecrübesizliği ve cinsel deneyim eksikliği nedeni ile gerçekleştiğini söyledi.
Avukat Muhabbet Mevsimler, KKTC’de bilişim suçlarını kapsayan bir yasa olmadığından boşanma nedeni olarak bu suçların mahkemeye emare olarak sunulamadığını ancak bilişim suçlarına ilişkin olguların delil kabul edilmezse de mahkemenin gündemine taşınabilmesi, şahadet kuralları dikkate alınarak sunulması gerektiğini söyledi.

Faiz: KKTC’de boşanmalar AB ortalamasına ulaştı

Sosyolog Muharrem Faiz, KKTC’de boşanmaların Avrupa Birliği (AB) ortalamasına ulaştığını kaydetti.
“Boşanmaların artmasındaki en büyük neden ise insanların gerek diğer insanlarla gerekse metalarla sebatlar ilişki yürütme konusunda yetersiz olmasıdır” diyen Faiz, şunları söyledi: “Kişiler artık sadece eşleri ile değil arkadaşları, komşuları, arabaları, cep telefonları ve sahip oldukları diğer metalarla da sebatkar ilişki yürütme konusunda yetersizdir. Mesela, daha önceki sosyo-ekonomik koşullarda konuşma konusu olmayan konular artık konuşma konusu oldu. Daha önce konuşma konusu olanlar şimdi tartışma konusu oldu. Daha önce tartışma konusu olanlar da bugün kavga konusu oldu” diye konuştu.

“Boşanma davalarının yüzde 70’ini kadın açıyor”
İstatistiklere göre, boşanma davalarının yüzde 70’inin kadın tarafından açıldığını söyleyen Sosyolog Muharrem Faiz, bu durumun kadının statüsünün değişmesiyle ilişkili olduğunu dile getirdi.
Kadının istihdamdaki payının arttığını söyleyen Sosyolog Muharrem Faiz, 1975 yılında yüzde 20 civarında olan kadın istihdamının şimdi yüzde 30 civarında olduğunu kaydetti.
Faiz, “Bir kadın eskiden boşanma davası açtığında boşta kalıyordu, değişen statü kadını şimdi daha fazla cesaretlendirmiştir” dedi.

Beyoğlu: Çocuk anne ve babalığın devam ettiğini bilmelidir

Çocuk ve ergen psikiyatristi Erdem Beyoğlu, anne-babası boşanan çocukların birçoğunun “Bir gün beni de bırakacaklar” psikolojisi yaşadığını ve çocuğun ileride beslenme, barınma, giyinme gibi yaşamsal alanlarda sorunlarla karşılaşabileceğini düşünüp korktuğunu söyledi.
Beyoğlu, çocuğun anne-baba ayrılığından olumsuz etkilenmemesi için boşanma kararı alan ebeveynlerin bu durumu çocuğa “Biz karı-kocalıktan ayrılma kararı aldık ancak anne ve babalığımız devam edecek” şeklinde anlatması gerektiğini söyledi.

“Boşanan eşler birbirlerini karalamamalıdır”
Mutsuz, sürekli kavganın olduğu bir evde yaşamanın da çocuğun psikolojisini olumsuz etkileyeceğini kaydeden Erdem Beyoğlu, boşanma gerçekleşmesine rağmen anne-baba arasında devam eden kavgaların ise çocuğun psikolojisini çok daha fazla olumsuz etkileyeceğini ifade etti.
Çocuk ve ergen psikiyatristi Erdem Beyoğlu, ayrıca boşanmış anne ve babaların kendi aralarında ne yaşamış olurlarsa olsun çocuğa karşı kesinlikle birbirlerini kötülememesi gerektiğini belirtti.
Beyoğlu, “Kişi iyi bir eş olmayabilir ancak bu o kişinin iyi bir anne veya iyi bir baba olmayacağı anlamına gelmez. Bu nedenle eşler boşandıktan sonra veya boşanma aşamasında çocuğa karşı birbirlerini karalayıcı ifadeler kullanmamalıdırlar” dedi.

“Çocuğunuzla iletişlim yönteminizi değiştirmeyin”
Çocuk ve ergen psikiyatristi Erdem Beyoğlu, boşanmalarda en sık görülen problemin ise ebeveynlerin iletişim yönetimi ile ilgili olduğunu kaydetti.
Anne ve babanın boşanmış olsa dahi çocuğuna kurallar koymaları gerektiğini söyleyen Beyoğlu, çocuğa olması gerekenden daha cömert davranılmasının doğru olmadığını belirtti.
Beyoğlu, “Boşanmalarda ebeveynler, genelde bu durumun çocuğun psikolojisini etkilememesi için çocuğuna normalinden daha cömert davranır ve daha önce kuralcı bir anne veya baba olmalarına rağmen boşandıktan sonra çocuğu daha özgür bırakır. Bazen de ebeveynler, çocuklarını adeta hediyelere boğarlar. Bu durum da sağlıklı bir durum değildir” diye konuştu.




Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı