Ünlü felsefeci Zizek geçen haftalarda şöyle demişti: “biz karantina alma imkanına sahip olanlarız. Bir noktadan sonra imtiyazlı olanlarız….karantinada kalabilmemiz için elektrik, su, çöp gibi ne kadar şeyin çalışması gerekiyor? Kaç eczanenin açık olması, kaç doktorun mevcut olması gibi ne çok şey gerekiyor… Bazıları, ‘Hepimiz tecritte, karantinadayız’’ dediğinde öfkeleniyorum. Hayır, değiliz. Karantinada olanlar bir azınlık.” Şanslı bir azınlık.
Zizek haklı bizler yani memurlar, emekliler, öğretmenler yani tüm beyaz yaka orta sınıf işe gitmek zorunda olmayanlar.Şanslı ve imtiyazlı azınlıklarız ama bu imtiyazı yaşarken bence biraz da buna sahip olmayanları da düşünmemiz gerekir! Örneğin işe gitmek zorunda kalan, bizim karantinamızın rahat geçmesini sağlayan insanları!En azından onların en sevdiklerini, yani çocuklarını!
Birçoğumuzun çocukları özel okulda, ya da güneyde. Şimdi hepsi online eğitim almaya devam ediyor. Bazılarımız ise bu süreyi online özel ders aldırarak çocuklarımızı desteklemeye çalışıyoruz. Ya bizim azınlıkta olmayan çocuklar? Ne olacak bu çocukların eğitimleri? Eğitimden sorumlu bakanlara, öğretmenlere, eğitimcilere soruyorum. Meclisteki iktidar, muhalefet, tüm milletvekillerine soruyorum.:
Bize su gelmesini sağlayan, süpermarketteki ihtiyaçlarımızı karşılamak için debelenen, bahçemizi temizleyen, arabamızı tamir eden, kanalizasyonun çalışmasını sağlayan, tamir eden, elektrik direklerinde dolanan, hala daha bize ucuz dairelerimizi bitirmek için hayatı pahasına skaloşaların üzerinde cambazlık yapan, hastanelerdeki hastalarımızın altını temizleyen, bulaş tehlikesine rağmen başından ayrılmayan, dükkanımızın temel direği olan, matbaadaki makinanın parçası, torna makinasının üst mekanizması olan bu insanların çocuklarına kim eğitim verecek?
Bu insanlar bizim gitmek istemediğimiz okulların dezenfekte işinde, bahçenin ot temizliği, bakımı, onarımı için ter dökerken, evimize yemek veya alışveriş sipariş paketini taşırken, kim ders verecek çocuklarına?
Güney’de aynı günden online eğitime geçmiş okullar. Biz niçin yapamıyoruz? Arabahmetteki çocuklara sordum. Dersler nasıl gidiyor diye. Ne dersi amca? dediler!! Şimdi ise babaları işe yeniden başladı, onlar da mahallede top peşinde. Evde internet yok, tablet yok. Sayın Eğitim bakanı ne yapmayı planlıyorsunuz bu konuda? Sayın milletvekilleri, iktidar muhalefet fark etmez, tüm milletvekilleri; ilgili sendikalar! Evet sendikal! Eyleme geçmişsiniz bile, “okullar dezenfekte edilmeden, hastalık riski bitmeden okul falan yok.” Tamam da eğitim? O da mı yok? Online, uzaktan eğitim falan filan. Bunlar olamaz mı?
Acaba sizin çocuklarınız nasıl bir eğitim alıyor?
Hade gelin bir anket yapalım.
Eğitim Bakanı’ndan tutun, bütün milletvekili, idareci, yüksek eğitimciden eğitim sendikaları yönetim kurulu üyelerinin çocuklarına kadar.
Onların çocukları için eğitim durdu mu?
































