YENİ MARKALAR GELİYOR: 2003 yılında piyasaya giren ve “Markalara Kıbrıs’ta hayat veriyoruz” sloganı ile devamlı büyüyen Esmen Group, D&P, Terranova, Ramsey, Pascucci’den sonra şimdi de Flormar ve Primadonna Collection markalarını adaya getirmek üzere anlaşma imzaladı
HK Ajans
[dropcap style=”circle” color=”#ffffff” bgcolor=”#0065ad”]Ü[/dropcap]lkemizin en işlek caddelerinden Lefkoşa Dereboyu’nun gözde mekanlarından Pascucci’nin de sahibi olan Esmen Group Direktörü Esin Esmen ile Kıbrıs’ta yatırımcı olmayı ve işletmeciliği konuştuk.
2003 yılında piyasaya giren ve “Markalara Kıbrıs’ta hayat veriyoruz” sloganı ile devamlı büyüyen Esmen Group, D&P, Terranova, Ramsey, Pascucci’den sonra şimdi de Flormar ve Primadonna Collection markalarını adaya getirmek üzere anlaşma imzaladı.
Esin Esmen’in önemli bir özelliği vizyonunun geniş olması. İleriyi gören bir kişi olarak, ülkemizde bir ilke imza atarak 57 yıl sonra Güney Kıbrıs’ta, Ledra Caddesi’nde ilk mağazayı açan Kıbrıslı Türk oldu. Bu adımı atmasının ciddi bir getirisi oldu ve Güney Kıbrıs’ın en büyük yatırımcısının CEO’su ile bir araya geldi. Bu buluşma ciddi bir işbirliğinin de başlangıcı oldu. İki şirket Kuzey ve Güney Kıbrıs’ta ortak yatırım yapma konusunda anlaştı.
Esin Esmen, bir şirketin ayakta kalıp büyüyebilmesi için maceracı değil, akılcı davranması gerektiğine vurgu yapıyor. 1976 doğumlu, Baf göçmeni bir ailenin oğlu olan Esin Esmen, Lefkoşa Türk Lisesi mezunu.
Askerliğini bitirdikten sonra özel bir şirkette yönetici olarak iş hayatına atılan Esin Esmen, bugün birçok markayı Kıbrıs’a getiren ve her geçen gün büyüyen Esmen Group’un direktörü. Esin Esmen, bir ilke daha imza atarak, şirketinin bünyesine 8 yılını tamamlayan yöneticilerine de hisse vermeye başlamış.
SORU: Genç bir girişimci olarak iş hayatına atılmaya nasıl karar verdiniz?
ESMEN: Askerden çıktıktan sonra bir şirkette yönetici olarak çalışıyordum. Kafamın bir yerinde bir gün kendi işimi kurma düşüncesi vardı. O noktaya geldiğimde de karar verip yola çıktım.
SORU: Bu ülkede yatırım yaparken neye dikkat etmek gerekiyor?
ESMEN: Bir işe başlarken, belli bir birikiminizin olması, yani öz kaynağınızın olması şart. Bir miktar da finansman alabilirsiniz tabii. Ancak , yaşanabilecek kötü koşulları da karşılayabilecek bir birikiminizin olması şarttır. O işletmenin riske atılmasını karşılamak için bu şart.
SORU: Siz bu riski nasıl karşıladınız?
ESMEN: Biz başlarken çok küçük rakamlarla başladığımız için çok büyük bir riskimiz yoktu. Ama öngörülebilen şu idi. “Yaptığım yatırımda herşeyi kaybetmiş olsaydım almış olduğum finansmanı, başka bir yerde çalışarak ödeyebilecek ve hayatımı da idame ettirebilecek bir noktadaydım”. Başlarken böyle bir risk satın almıştım. Daha sonra riskleri büyütmeye başladım.Ama bir taraftan da, birşeylerin iyi gideceğini görerek.
SORU: Ne kadar zamanda büyüme yönünde adımlar atmaya başladınız?
ESMEN: Bir aylık bir süre içinde büyüme yönünde karar aldım.Maceracı değil, akılcı bir kararla yürümeye başladım. Benim başladığım işte ölçülebilir bir risk vardı.O nedenle risk almaya devam ettim. Ayakta kalıp, işletmenize devam edip, bu arada da büyümek istiyorsanız eğer, ölçülebilir bir risk almanız gerekiyor.
SORU: Ülkemizde daha büyük ölçekli yatırımlarda Kıbrıslı Türklerin yer almasını arzu ederiz. Büyük ölçekli yatırımlarda daha fazla yer alınması için neler yapılmalı?
ESMEN: O ülkenin iş insanları yatırım sürecine girecekse ve böyle bir ortama hazırsa her konuda, veya ilerde barış sürecinde yaşayabileceği tüm olumsuzluklara hazırsa, kendi ülkesinde yatırım yapmaya devam edebilir. Ama, sadece o ülkenin insanının kendi ülkesine yatırım yapması değil, bir ekonominin büyüyebilmesi için, yabancı sermayenin de o ülkeye girmesi gerekiyor. “Sadece biz iş yapalım, başka şirketler bu ülkeye gelmesin” zihniyeti, dünyada uzak bir zihniyettir. Ülkemizde de yatırım yapan bir çok yerli firma var, ve büyüyorlar da. Ama, tümü bu büyümeyi yapabilir mi bilmiyorum. Belki de bu bir tercih meselesidir. Tercihlerini, oldukları yerde kalma yönünde kullanıyorlardır ki büyümüyorlar. Güney’de iş yapmayı tercih etmiyorlar, halbuki orada ciddi bir pazar var. Kıbrıslı Rumların da burada yatırım yapma konusunda cesaretleri yok. Bence biraz daha cesarete ihtiyacı var Kıbrıslı Türklerin yatırım yapma konusunda.
SORU: Sizi Güney Kıbrıs’ta yatırım yapma konusunda cesaretlendiren ne idi?
ESMEN: Bizim hep istediğimiz birşeydi Güney’de yatırım yapmak. Doğru zamanı bekledik. Hep düşündük, “ acaba olur mu, olmaz mı, sorun yaşar mıyız yaşamaz mıyız” diye. Sonra bir gün “ tamam artık biz bu yatırımı yapacayız, göze alıyoruz olacakları” dedik ve yaptık. Bir taraftan da Kıbrıs süreci devam eder. O nedenle gidip Güney’de iş yapıp oradaki piyasayı, marketing’i öğrenmemiz gerekiyordu. Avrupa normlarında iş yapmayı öğreneceğiz ki, ilerde şirketimiz buna hazır olsun. Böyle bir karar aldık ve gidip bunu yaptık. İyi ki de yaptık. Geçtiğimiz günlerde, Güney Kıbrıs’ın en büyük şirketinin CEO’ları gelip bizi ziyaret etti. Bizimle çok ciddi bir işbirliği yapmak istiyorlar. Onları konuşmaya başladık. Bir birimizi tanımaya çalışıyoruz şu an. Sağdan soldan bizlerle ilgili birşeyler duymuşlar, araştırmışlar ve sonuç olarak bizi tanıma ihtiyacı hissettiler. Biz, bu görüşmenin bir saat süreceğini planlarken, öğlen saat 14.00’den , akşam 19.30’a kadar beraber zaman geçirdik. Gayet samimi idiler. Onlar da sanırım artık Kıbrıs’ın Kuzey’i, Güney’i fark etmeksizin, yatırım yapmaya hazırdırlar ve artık harekete geçtiler. Kıbrıslı Türkler de harekete geçmeli. İşbirliği yapmalı, onların da istediği işbirliği yapmak. Birlikte birşeyler yapmak. Ortaklık kültürüne de sahip bir şirket zaten. Biz bu sürece girmeye başladık artık. “Güney’deki büyük iş insanları ile Kuzey’de de birşeyler yapabilir miyiz” sürecine girdik.
SORU: Bu örnek çoğaltılabilir mi. Yoksa siz bu konuda iş yapan bir ilk misiniz?
ESMEN: Birçok Kıbrıslı Türk ,Güney Kıbrıs’ta şirket kurdu ancak, hiçbiri aktif değil. Aktif mağazası olan ve vergisini ödeyen tek şirket biziz diye biliyorum. Ledra’da açılan mağaza bir tarihti. 57 yıl sonra bir Kıbrıslı Türk orada mağaza açmış oldu. Bu önemli birşeydir.

SORU: Barış sürecini bekleyip de birşeyler yapma noktasında olmayan bir kişisiniz. Buna örnek hareketler yapıyorsunuz. Herkese de bunu tavsiye eder misiniz?
ESMEN: Daha önce defalarca söyledim. Bir sabah uyancağız ve diyecekler ki, “Kıbrıs sorunu çözüldü”. Ben hep o umudu içimde beslerim. Bu olacaktır bir gün mutlaka. Ama 3 ay sonra, belki bir sene sonra, ama bir gün olacak, inanıyorum. Eğer bir iş insanı olarak siz bunu öngöremeyip ona göre planlamanızı yapmazsanız, hayatınızın en büyük dersini almaya hazır olmanız gerekiyor. Siz, Güney’deki marketingi de bilmezsiniz, iş yapmayı da bilmezsiniz ve kapalı bir ekonomide yaşayacağınız bir süreç var önünüzde. Her an karşınıza çıkabilecek büyük bir risk var ve bunu bekliyorsunuz. Bu riskin gelip sizi bulmasını bekliyorsunuz. Defalarcadır söylüyorum bunu.
SORU: Bizim insanımızın Güney’de yatırım yapmamasını nasıl yorumlarsınız?
ESMEN: Sadece Kıbrıslı Türkler değil, Rumlar da Kuzey’de yatırım yapmaya çekiniyor. Cesaret yok, tek sorun cesaret. Biraz cesaretlendirmek gerekiyor. Tüm sorun budur bence. Bir Rum ve Türk Güney’de veya Kuzey’de birlikte iş yapsa, belki biraz daha cesaretlenmiş olunur. Daha fazla cesarete ihtiyaç var.
SORU: Biraz da bizlere işletmelerinizden söz eder misiniz?
ESMEN: Terranova, Ramsey, Caleope, Pascucci, D&P. Bunların dışında Primadonna Collection diye bir ayakkabı firması ile anlaştık. Onu başlatıyoruz. Aynı anda2 mağaza açacağız, Lefkoşa ve Girne’de. Bu yıl 9 yatırımımız var.
Güney ile birlikte 9 mağaza açacağız. Ön gördüğümüz yatırım 7 buçuk milyon civarlarında. Ülke ekonomisi için çok ciddi bir yatırım diye düşünüyorum. Ortalama, şirketimize 50’ye yakın istihdam sağlayacağız ekstradan. Toplam 150’ye yakın çalışanımız olacak Kuzey’de.
Güney’de ise sayımız 15’e çıkacak. Güney’de çalışanların hepsi Rumdur. Güney’de D&P mağazamız var. Ancak önümüzdeki ay oraya yeni bir marka daha açıyoruz. Flormar’ın Güney bayiliğini de aldık. Önümüzdeki ay orada bir mağaza açıyoruz. Orada 7 mağaza açma hedefimiz var Flormar ile ilgili. D&P’de de mağaza sayısını 2’den 9’a çıkarma hedefimiz vardır.
SORU: Tüm bu işlerin başında sadece siz misin?
ESMEN: Şirketin başında direktör olarak benim. Ortağım yoktur. Şirketin Genel Müdür ve Genel Müdür Yardımcısı var. Tüm markaların da Koordinatörleri var. Her markadan sorumlu ayrı bir kişi var. O markanın büyümesi, aktiviteleri, pazarlaması tamamen o kişiden sorumludur. Kar ve zararı da ondan sorulur, çünkü ona göre de maaşının dışında bonus alır. Bunun yanında, şirkette 8 yılını tamamlayan yöneticilere, şirketin başka bir bacağında hisse vermeye başladık. Sanırım bu da ülkemizde bir ilktir. İki yıldır bu uygulamaya başladık. Şu an bunu hak eden bir kişi var. Önümüzde yıl da bunu alacak olanlar var.
SORU: Son olarak neler söylemek istersiniz?
ESMEN: Bu ada bizim, ya birlikte iş yapmayı öğreniriz ve ekonominin gerçeği olan yabancı sermaye bir gün gelir, ki gelmesi de gerekir. Bizim yerimize onlar yapar. O nedenle, Kıbrıslı Türkler ve Rumlar birlikte iş yapmayı öğrenmelidir. Kıbrıslı Türk ve Rum iş insanları hedeflerini, sadece Kuzey’ye veya Güney’e endeksli değil, tüm ada geneline göre gelecek iş planlarını yapmalıdır. Çünkü daha sonra Kıbrısla ilgili gelişecek olumlu bir havada, bunu telafi etmek çok geç olabilir.
SORU: Kişi olarak hedefiniz nedir?
ESMEN: Gelecekte, profesyonellerin yönetebileceği bir şirket yaratmak. Ve uzun yıllar yaşayacak bir şirket.
































