ManşetRöportaj

“Eskiye rağbet arttı, çünkü eskide huzur var”

Monovuppa, sirti, kök ayna, sandık, oyma, seyfol, nakış, dikiş…  Her şey burada

Bahçeye fırın kurunca, “sirti alman lâzım” dedi babam. Fırını temizlemek için şartmış. Bu kadar da değil; ekmek-çörek yapacaksak monovuppa da gerekirmiş, ekmek tahtası yani. Yıllarca kullandılar, ama nedense korumayı akıl etmedik veya elden düştüler.

Nezire GÜRKAN

Bu durumda iş başa düştü. Nerden buluruz, nasıl yaptırırız derken, “Çare bizde, ister al, ister yaptır” dedi sevgili dostum Kani. Selimiye Meydanı’ndaki merkezin kapısından girişim böyle oldu. Meğer elimizin altındakilerin farkında değilmişiz. Deniz-derya, kültür hazinesi, gelenekleri yaşatan El Sanatları Merkezi’nde neredeyse yok yok. Hem üretim, hem satış yeri; ayrıca okul gibi eğitim yeri.

Kök aynasına çare burada

Gelenekseli özüne uygun model ve motiflerle yaşatan, geliştiren, 18 yıldan beri kendi yağıyla kavrulan HASDER El Sanatları Merkezi, monovuppadan sirtiye, sandıktan hasır sandalyeye, kök aynadan seyfola, dikiş nakıştan sele sepete, tavladan plakete, oymadan geleneksel kıyafetlere; akla gelebilecek her şeyin bulanabileceği bir merkez. Üretim ve satış yeri. Üretiyorlar, satıyorlar, sipariş alıyorlar, tamir ediyorlar. Örneğin evdeki atıl geleneksel kök aynasını burada orijinaline uygun tamir, yenileme mümkün. Veya geleneksel kanepe, dolap, yatak, sandalye almak, yaptırmak…

İskele’den gelip oymacılık öğreniyorlar… Öğrencilerin uğrak yeri

Dahası, eğitim yeri bu merkez. Oymacılıktan dikiş nakışa, kozadan Lefkara işi ve sele sepete kadar birçok konuda eğitim veriliyor. Şu anda 25 kursiyeri var örneğin ahşap oymacılık bölümünün. İskele’den, Mağusa’dan gelip kurs alıyor yetişkin insanlar. Hobi olarak yapan var, işyeri açan var, buradan öğrendikleriyle sipariş alıp kazanç elde eden de.

Meslek liselerindeki ilgili öğrencilerin staj yeri aynı zamanda HASDER El Sanatları Merkezi. Ve okulların sosyal aktivite duraklarından. Sürekli kalabalık öğrenci gruplarını ağırlıyor.

Eskide huzur var

UNOPS projesi olarak kurulan, ilk bir yıllık desteğin ardından 17 yıldan beri kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan Merkez’de, atölye dahil toplam 8 profesyonel eleman var. Bir o kadar da gönüllü. Tam gün çalışan gönüllüler.

Gökçen Bayraktar, bu gönüllülerden biri. Kök aynaların tamiriyle ilgili çalışıyor merkezde. Ve dekoratif resim desteği veriyor. “6 ay süreyle buraya katkı yapacağım, bu işi seviyorum” diyor.

Kök ayna tamirine ilgi var mı?

“Çok fazla. İnsanlar artık huzur arıyor. Eskiye ilgi bundan. Çünkü eskide huzur var.”

Ahşap oyma kurslarında çoğunluk kadın

Ahşap oyma ustası Zeki Akkuş da, oyma kurslarına ilginin çok yüksek olduğunu anlattı kurs arasında. Kursa katılanların çoğunluğunun kadın olduğuna da işaret etti. Neden diye sorunca, “Sabır isteyen bir iş. Belki kadınlar daha sabırlı ve daha girişken” dedi.

Anneden, neneden öğrendi

El işi bölümünün eğitmeni, sele sepetten koza ve Lefkara işine kadar her işi yapan, merkezin duayenlerinden Aysel Kuburlu da yaptığı işten memnun.

“Bu kadar işi nerde, nasıl öğrendi”  diye soruyoruz, “Annemden, nenemden” diyor. Çatozlu/Serdarlılı. “Geleneksel işlerimiz, yorucu ve zor ama zevkli. El emeği, göz nuru. Biz analarımızdan öğrendik, yaşattık, belki bizden sonra da yaşar bu gelenekler. Bütün çabamız bu. Ama yeni nesil ilgi duymuyor. Mesela bize staja gelenler lisede el işi okuyorlar, buraya gelip staj yapıyorlar ama üniversiteye gidip hemşirelik okumak istiyorlar. Zora girmek, el emeğiyle yaşamak insanların ilgisini çekmiyor artık. Oysa hayatını kazandırıyor insana. Ben, annem, ailem, köyümdeki birçok kadın el emeğiyle, sele-sepet örerek, nakış ve dikişten hayatımızı kazanıyoruz. Bu, altın bilezik…”

Turist bu merkeze girmeli

Selimiye meydanındaki asırlık tarihi binada faaliyet gösteren merkezin sorumlusu Hasan Çağlıoğlu, “Merkeze ilgi var ama yeterli değil” diyor. “Konutlar, cafeler, restoranlar, oteller için, ayrıca hediyelik amacıyla alış veriş yapılıyor buradan, atölyeye siparişler de çok. Masa, sandalye, çeyiz sandığı vs.”

Müşteri profili?

“Çoğunlukla yerliler, Kıbrıslılar. Turist çok az…”

Adada turistin en fazla bulunduğu bu bölgede, merkeze turist girişinin yeterli olmamasını ise, organizatörlerin ve rehberlerin ilgisizliğine, tur programlarına dâhil edilmemesine ve tanıtımdaki zafiyete bağladı Çağlıoğlu.

Staj yapıyorlar, üretiyorlar, öğreniyorlar… “Okul bitmesin”

El Sanatları Merkezi’ni ziyarette gençlerle de karşılaştık. Meğer meslek liselerinde okuyan gençler, son 7 yıldan beri burada staj yapıyor. Her öğrenci branşına göre ilgili bölümde pratik yapıyor.

Atatürk Meslek Lisesi 12. sınıf (son) öğrencileri Dilara Kablan, Pera İnançoğlu ve Merve Kurşun’u koza işi yaparken bulduk. Okuldaki bölümlerine uygun olarak ahşap oyma, magrome de yapıyorlar.

“Keyifli mi, yoksa zorunluluktan mı” sorumuza yanıtları ezber bozucu oldu: “Okul, staj bitmesin; hayatımızın en güzel dönemi. Mümkün olsa 4 yılı tekrar yaşamak isterdik…”

Lisenin ardından ne okuyacaklar?

Üniversitelerde el sanatlarıyla ilgili bölüm olmadığı için her biri farklı alanlara yönelmeyi düşünüyor.  Gastronomi, Çocuk Gelişimi, Psikoloji gibi.

Buradan atölyede staj gören, tasarım ve imalat yapan öğrencileri ziyaret ettik. Sedat Simavi Endüstri Meslek Lisesi son sınıf öğrencileri Halil İbrahim Haraç, Mustafa Elma, Osman Sadetoğlu sandıktan hediyelik eşyalara, dolaptan yatağa her tür ahşap işini yaptıklarını anlattı.

Onların hedefi ise, lisenin ardından iç mimarlık okumak. “Kendi alanımızda, el sanatlarıyla ilgili yüksek öğrenim imkânı yok ama iç mimarlık da uygun. Çizim, tasarım yapabiliyoruz. Ayrıca bize her zaman ek avantaj sağlayacak lisede, stajda öğrendiklerimiz…”

İlgi, destek şart

Uzun bir dönem HASDER başkanlığı da yapan, şimdilerde koordinatörlük görevini sürdüren, merkezin gönüllü çalışanlarından Kani Kanol ise, merkeze daha çok ilgi istedi. Güney Kıbrıs’ta benzer merkezin devlet desteğiyle çalıştığına dikkat çeken Kanol, “Bu merkez bir hazine, benzeri yok. Birçok ülkede bu tip yerler devlet tarafından kurulur. Buraya da en azından ilgi ve destek lâzım. Buradaki çaba topluma, kültüre, geleceğe katkı” diye sitem etti.

Binlerce sayfa dijital ortama aktarılıyor

HASDER El Sanatları Merkezi, bu günlerde daha da yoğun faaliyet içinde. Çünkü derneğin kurulduğu 1980’den bugüne, yaklaşık 40 yıllık faaliyetler, çalışmalar, dokümanlar, basın haberleri, sempozyumlar, hatta geleneksel motifler dijital ortama aktarılıyor. Binlerce sayfa, binlerce doküman scanlanarak, motifler çizilerek ölümsüzleştiriliyor. Bunu yapan da bir grup gönüllü. Kani Kanol, Gülay Kaşer, Atiye Balcı, Sezer Kaşer bu gönüllülerden bir kısmı.

“Çok zor bir uğraş, profesyonel destek var mı” diye sormaya kalktık Kani Kanol’a, “Merkez’in bunca yıl ayakta durması mucize. Bu projenin tamamlanması da öyle” dedi.

Kurumsal hafıza için…

“Kültür Dairesi’ne sunduğumuz bir proje ile başladık. Katkı aldık, ilk yatırımı öyle yaptık. Çünkü alet gerekti, program gerekti. Burada yaptığımız arşiv, aslında kurumsal, toplumsal hafıza. Toplum olarak en fazla ihtiyaç duyduğumuz şey. Ve gönüllülerin katkısıyla yapıyoruz, biz gönüllü olarak çalışıyoruz. Gönüllülerin tümünü yetiştirmesi mümkün değil. O nedenle üyelerimizden zaman ayırabilenlere scan başına cüzi bir ödeme yaparak ilerlemeye çalışıyoruz. Böyle bir işi destek olmadan sürdürmek çok zor. Şu an tıkandık mesela. İkinci bir proje sunduk Kültür Dairesi’ne, olumlu yanıt alamadık. 40 bin TL civarında bir kaynak. Büyük bir para da değil devlet için, ama bizim yol almamız için önemliydi. Büyük uğraşlarla ikna ettiğimiz üyelerimize yaptığımız cüzi ödemeler nedeniyle projemize onay verilmemiş. Merak ederim sunulan projeler arasında buna benzer kurumsal, toplumsal kültürel hafıza oluşturmak için bir başka proje var mıydı acaba! Bu destekler olmazsa bu işlerin yapılması bugünkü koşullarda çok zor.”

Arşiv projesinin tamamlanması halinde yaklaşık 20 bin sayfa gazete küpürü, özel olarak vektörel formatta çizdirilen geleneksel kostüm, çeyiz sandığı ve ahşap oyma motifleri, 59 sayıdan oluşan Halk Bilim dergisi, 800’ü aşkın makale dijital ortama aktarılacak.




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı