Yanlış hatırlamıyorsam şimdiki Meclis Başkanı, dönemin Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Cemil Çiçek söylemişti:
“Eski Sovyet cumhuriyetlerinden de geridesiniz…”
Geriye dönüp baktığımda “keşke eski Sovyet cumhuriyetleri gibi olabilseydik” diye geçer içimden.
Onlar, bir gecede yıkıldılar.
Otoritesiz, başsız, ordusuz kaldılar.
Otorite boşluğunu kriminal mafya ve mafya gibi çalışan çıkarcı iş adamları doldurdu.
Bütün kamu kaynakları çıkarcı iş adamlarının kontrolüne girdi.
Sonra toparladılar, otorite oluşturup, devlet yapısı kurdular. Şimdi birçoğu gıpta ile izlenen başarılara imza atıyorlar.
Aç ve sefil durumda olan halklarını geliştiriyorlar.
Onlar bunu kısa sürede yaptılar.
Keşke onlar gibi olabilseydik.
***
Kıbrıs’ın kuzeyinde kamu kaynaklarını yağmalama üzerine kurulmuş bir düzen hüküm sürüyor.
Geçmişte de böyleydi ve maalesef hala böyledir.
Emekçi halkın partisi olduğunu söyleyen ve Sosyalist Enternasyonale üye olmakla öğünen sosyalist CTP’nin hükümetin büyük ortağı, adaletsizliklere karşı kurulduğunu söyleyen DP’nin hükümetin küçük ortağı olması da bu durumu değiştirmedi.
Son yaşanan liman olayı başlı başına yeterli bir örnektir.
Bir liman düşünün ki günümüz çağdaş ülkelerinin normlarında aslında özelleştirilmesi gerekiyor.
Sosyalist ve Demokrat hükümet özelleştirme yapamıyor.
Bunun karşıtı devletin dört dörtlük bir şekilde limanına sahip çıkmasıdır.
Fakat bu da gerçekleşmiyor.
İlkel koşunlarda çalışan, vatandaşına hizmet vermeyen, otorite boşluğundan ait olduğu şehir halkını zehirleyici faaliyetlere ev sahipliği yapan bir liman öylece sürüp gidiyor.
Ve bu liman resmen alicengiz oyunlarıyla birilerine peşkeş çekilmeye çalışılıyor.
***
Hükümet partilerinin temel sorunu aslında ortaya çıkış ve varoluş felsefelerinden-ideolojilerinden uzaklaşmalarıdır.
Sosyalist CTP sosyalistliğin s harfini bile uygulamaktan uzaktır.
Halk yararına hizmetler vermesi beklenirken mevcut statükoyu rötuşlamaya çalışarak gün geçirmektedir.
Demokrat ve adaletçi DP ne yaptığını bilmez vaziyette sürüklenip gitmektedir.
Ve her ikisinin kamusal alanda yarattığı boşluğu, kamu mallarını yağmalamak üzere çıkarcı iş çevreleri doldurmak üzeredir.
***
Bu hükümet daha bir yılını doldurmamıştır.
Buna karşın halktan aldığı umut opsiyonunu bir yıl dolmadan tüketmiştir.
İcraat yapma opsiyonu da tükenmek üzeredir.
Eğer derlenip toparlanmaza yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri her iki partiye de ciddi darbeler vurmaya adaydır.
Umarım farkına varılar…
































