Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Eroğlu, Anayasa’ya rağmen yanlış yaptı

 

“EROĞLU YANLIŞ YAPTI”: Başbakan Yorgancıoğlu, Polis Genel Müdürü’nün atanması konusunda Anayasa’nın açık hükümlerine karşı Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun bir yanlış tavır takındığını belirtti. Yorgancıoğlu: Eroğlu’nun sorumluluğu olmamasına rağmen kendi bir tercih ortaya koymuştur. Bize göre bu doğru bir yaklaşım değil. Bunun düzeltilmesi gerekir

YASAYA RAĞMEN: Yorgancıoğlu: Biz Polis Genel Müdürlüğü ataması konusunda hukuk sistemimizde görüş aldık. Yasanın açık hükmüne rağmen günlük yaşantının devam etmesi adına “yapılan doğrudur” dendi. Yasaya rağmen “yapılan doğrudur” demek, bunu kabul etmek mümkün değildir

“KHK’YA KARŞI GÜVENSİZLİK VAR”: Önümüzdeki aylarda devlete 180 ila 250 kişi arasında istihdam yapılacağını ifade eden Yorgancıoğlu, Kamu Hizmeti Komisyonu’nun üzerinde baskıların normal olduğunu söyledi. Yorgancıoğlu: Sisteme güvensizlik olduğu gibi KHK’ya da güvensizlik vardır. Henüz güvene dönüşmedi. Benim için de böyledir

“UBP-DP İTTİFAKI İSTENİLEN NOKTADA DEĞİL”: Yorgancıoğlu: UBP-DP ittifakı istenilen noktalara ulaşmadı. Gözlenen odur. Uzlaştıkları noktalarda da çelişkiler ve hazımsızlık var. DP ile CTP birbirinden farklı iki partidir, her konuda uyuşma beklenemez. Bunu yanı sıra DP ile bazı konularda güven sıkıntısı da yaşıyoruz

Havadis ÖZEL

Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun Polis Genel Müdürü atamasında Anayasa’nın açık hükümlerine karşı bir tavır izlediğini belirterek kendi sorumluluğunda olmamasına rağmen yanlış bir yaklaşım içinde olduğunu söyledi. Polis Genel Müdürü atamasında yaşanan krizi unutmadığını ifade eden Başbakan Yorgancıoğlu, o dönem içerisinde hukuk sisteminde de görüş aldıklarını ifade ederek, “yasanın açık hükmüne rağmen günlük yaşantının devam etmesi adına yapılan doğrudur” dendiğini söyledi. Yasaya rağmen “yapılan doğrudur” demenin kabul edilebilecek bir durum olmadığını ifade eden Başbakan Yorgancıoğlu, konunun kapanmadığını ve takipçisi olmaya devam edeceklerini söyledi.
Başbakan Yorgancıoğlu, hükümetin gidişatını, Ulusal Birlik Partisi-Demokrat Parti Ulusal Güçler arasında yerel seçimlerde yapılacak ittifakı ve Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun Kıbrıs konusundaki tavrını Havadis Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Hüseyin Ekmekçi’ye değerlendirdi.

“Eroğlu’nun sorumluluğu yok”
Başbakan Yorgancıoğlu, Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun doğrudan hükümetin icraatlarına yönelik müdahil olma durumu olmadığını ifade etti. Polis Genel Müdürü’nün atanması konusunda anayasanın açık hükümlerine karşı Eroğlu’nun bir tavır takındığını ifade eden Yorgancıoğlu, “3’lü kararname olması rağmen, Eroğlu’nun sorumluluğu olmamasına rağmen kendi bir tercih ortaya koymuştur. Tercihinin gerekçeleri de rütbe sırasıdır. Bize göre bu doğru bir yaklaşım değil. Bunun düzeltilmesi gerekir” diye konuştu. Yorgancıoğlu, Polis Genel Müdürlüğü konusunu unutmadığını da ifade ederek diğer ülkelerde Yüksek idare Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda kararlar aldığını söyledi. Eroğlu’nun bu konuda haklı olmadığını ifade eden Yorgancıoğlu, “Böyle bir inancım da yoktur olmayacaktır da” diye konuştu.

“Hukuk sistemi yanlış karar verdi”
“Bizde bazı müesseseler vardır ki hem ürkütmek istemeyiz hem de onların yanlış yaptıklarını biliriz. Bunlardan bir tanesi de bizim hukuk müessesemizdir. Biz Polis Genel Müdürlüğü ataması konusunda görüş aldık. Yasanın açık hükmüne rağmen günlük yaşantının devam etmesi adına “yapılan doğrudur” dendi. Yasaya rağmen “yapılan doğrudur” demek, bunu kabul etmek mümkün değildir” diye konuşan Yorgancıoğlu, bu işin peşini bırakmayacağını ifade ederek tavırlarını sürdüreceklerini belirtti.
Siyasette kırılmak ve kızmanın kendi tarzı olmadığını ifade eden Başbakan Yorgancıoğlu, “Ama bunu kabullenmedim” dedi.

42 yasa geçti, 60 yasa bekliyor
Bugüne kadar Meclis’ten 42 tane yasa geçirdiklerini ifade eden Başbakan Yorgancıoğlu, en az 60 tane yasanın da Meclis’te beklediğini söyledi. Birçok yasayı Bakanlar Kurulu olarak Meclis’e sevk ettiklerini ifade eden Yorgancıoğlu, bu yasaların vatandaşın sıkıntısı azaltmak adına hazırlandığını söyledi.
Özellikle bazı yasaların geçmesinin ardından inşaat sektörü ile ilgili bir canlanma beklediklerini ifade eden Yorgancıoğlu, bu yasaların komitelerde görüşüldüğünü söyledi.
Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde 19 tane, İdari ve Sosyal İşler Komitesi’nde ise 18 tane yasanın görüşülmeyi beklediğini kaydeden Yorgancıoğlu, bunların hem toplumun hem de yönetsel anlamda önünü açmaya yönelik yasa tasarıları olduğunu söyledi.

“Türkiye bile başa çıkamadı, biz nasıl başa çıkalım”
Ekonomik durumla ilgili ise Yorgancıoğlu, “Türk parası kullanıyor olmamız küçük bir ekonomiye sahip olmamız ve dünyadaki döviz piyasalarının TL ile ilgili olan bölümünde değer kaybetmesini dikkate alırsak bizim bunu pozitife çevirmemiz mümkün değildir. Türkiye bu süreçte 30 milyar doların üzerinde bir para piyasaya pompaladığı halde bunun önünü alamadı. Bizim öyle bir gücümüz yoktur” diye konuştu. Kendilerinin yapması gerekenin ekonomiyi büyüterek, insanların gelirlerini artırarak ve daha çok istihdam yaratarak bu durumun olumsuz etkisini pozitife çevirmek olduğunu ifade eden Yorgancıoğlu, yaptıkları yasa tasarılarının bu yönde olduğuna vurgu yaptı. Amaçlarının insanların ödemek zorunda olduğu aslında devletin alacağı olan yerlerden feragat ederek insanları rahatlatmak olduğunun altını çizen Yorgancıoğlu, “Kaynak eksikliği yapmak istediklerimizi bazen etkiliyor ancak biz bunu eski hükümetlerden çok farklı olarak kaynaklarımızı çok verimli kullanmaya çalışıyoruz” dedi.

“Devlete 180 ila 250 kişi arasında istihdam yapılacak”
Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, önümüzdeki aylarda peyder pey devlete 180 ila 250 kişi arasında istihdam yapılacağını açıkladı.
“CTP’liler geçmiş dönemde horlandıkları için, işten atıldıkları için haklı olarak bir talep ortaya koyuyor. Ama biz hükümet olurken özellikle kamu görevine sınav yapmadan almayacağımızı çok net söyledik ve tavrımızı koyduk” diyerek her vatandaşa eşit yaklaşacaklarını söyleyen Yorgancıoğlu, bakanlarla yaptıkları görüşmelerde bakanların ihtiyaçlarını belirlediklerini ifade ederek Kamu Hizmeti Komisyonu’na bu eksiklikleri bildirdiklerini ifade etti.

“KHK’ya karşı güvensizlik var”
İlk olarak geçtiğimiz günlerde hemşirelikle ilgili münhal çıktıklarını ifade eden Yorgancıoğlu, sırada Maliye Bakanlığı’nın ve diğer bakanlıkların münhallerinin olduğunu söyledi. Yorgancıoğlu, “180-250 arasında vatandaşımız kamu hizmetine girecek. Biz hükümet olarak müdahil olmayacağız. Herhangi birinin lehine veya aleyhine müdahil olmayacağız. Muhatapları KHK olacak.
Sisteme güvensizlik olduğu gibi KHK’ya da güvensizlik vardır. Henüz güvene dönüşmedi. Benim için de böyledir. Hemşirelik sınavında ortaya çıkan sonuçlar bu konuda şimdilik bir güvensizlik ortamının oluşmadığını gösteriyor. Biz bunu takip edeceğiz. Adaletin hayat bulması için takipçi olacağız” diye konuştu.
Kamu Hizmet Komisyonu’nun ilk yaptığı Hemşirelik sınavında denge olduğunu gözlediklerini belirterek baktıklarında kötü bir tablo görmediklerini söyledi.

“Kaliteli istihdam kaliteli hizmeti getirecek”
Yorgancıoğlu, devlette verilen hizmetlerin kaliteli olması için hak edenlerin bu görevlere getirilmesinin önemli olduğunu ifade etti.
“Kamu Görevlileri Yasası’nı sil baştan Meclis’e gönderdik, komitelerde görüşülüyor. Bu yasa aslında kamudaki kalitenin artırılmasının omurgasını oluşturuyor. Yasaya göre 3’lü kararnameler büyük ölçüde daraltıldı. İlerlemelerin başarıya göre hizmet kalitesine göre ve sınava göre yapılacağı da kayıt altına alındı” diye konuşan Yorgancıoğlu, kamuda hizmet verenlerin bu yasa geçtikten sonra hizmet kalitesinin artmasını beklediğinin altını çizdi.
İyi İdare Yasası’nın Kamu Görevlileri Yasası’nı desteklemesi gerektiğine vurgu yapan Yorgancıoğlu, Vatandaşın da iyi hizmet almadığı noktalarda İyi İdare Yasası’yla bunu ileriye götürmesi, hakkını aramasının gerektiğini söyledi. Halkın, sistemin bir bütün halinde çalışmasını teşvik etmesi gerektiğini ifade eden Yorgancıoğlu, “Bazen yasaları yaparsınız ancak idare ve halk olarak takibini yapmazsanız yasalar uygulanmaz. Vatandaşa denetleyin çağrısı yapıyoruz” diye konuştu.

“Eroğlu ile haftada bir yemek”
Yorgancıoğlu, “Eroğlu ile haftada bir yemek yiyoruz. O kendi bakış açısıyla, ben kendi bakış açımla olayları değerlendiriyoruz. Her konuda anlaşacağız diye bir şey yoktur. Ama sonuçta iki makam var orta yerde ve bu iki makamın ülke yararı için görüşmesi gerekiyor. Bunu yapıyoruz. Eroğlu ile Kıbrıs konusunda çözüm formülü ile ilgili farklı düşündüğümüz biliniyor. Biz Kıbrıs sorununun Talat ve Hristofyas döneminde üst düzey anlaşmalarla da belirlenen bir çerçevede çözülmesini istiyoruz. Ortak açıklama için ne kadar çok çalışıldığını biliyoruz. Bu nedenle de Nami’nin hedef gösterildiğini de biliyoruz. Ama sonuçta bir ortak açıklama yapıldı ve bu ortak açıklama çerçevesinde bu görüşmelerin sürdürülmesi gerekir. Ortak açıklama noktasında hükümet kanadının katkısı vardır elbet. Kaldı ki Nami yaptığı bütün işlerle ilgili olarak öncesinde benim ile görüşüyor ve yapıyor. Yaptığı da doğrudur” diye konuştu.

 

“Nami’nin gittiği yerlere ardından Özersay gidiyor, bu yanlıştır”
Yorgancıoğlu, Cumhurbaşkanı’nın Özel Temsilcisi Özersay’ın görevinin ülkede kalıp müzakereleri ilerletmek olduğunu kaydeden Yorgancıoğlu, “Anlamadığım bir sebepten dolayı Nami’nin gittiği her yere arkasından Özersay gidiyor. Sanki iki farklı ülkeyi temsil edermiş gibi ve birinin yaptığının öbürü üzerinde etkisi yokmuş gibi bir durum var. Özersay’ın ABD’de olması gereksizdir. Biz bunu da Eroğlu ile paylaştık. Bunun doğru bir yöntem olmadığını söyledik. Özersay’ın görüşmeleri yürütmesi gerekir, Eroğlu adına. Ama gördüğüm kadarıyla Eroğlu’nun direktifleriyle Özersay yurt dışında daha uzun süreler bulunmak gibi bir rolü seçiyor. Bu da doğru bir yöntem değildir. Her eforun sonuç almak için harcanması gerekir. Bu da burada karşılıklı muhatabıyla görüşmesinde geçer” diye konuştu.

“Liderler daha sık görüşmeli”
Yorgancıoğlu, Rum Yönetimi’nin Kıbrıs sorununda liderlerin sık görüşmesinde kaçındığını ifade ederek Kıbrıs konusunda karar verecek olanların liderler olduğunu söyledi. Liderlerin çerçeve çizerek görüşmecilere yön gösterici olması gerektiğinin altını çizen Yorgancıoğlu, “Liderler ne kadar seyrek görüşürse Kıbrıs sorununda bir şeyler elde etmek o kadar zorlaşır” dedi.

“UBP-DP ittifakı istenilen noktaya ulaşmadı”
UBP-DP ittifakının sorulması üzerine ise Başbakan Yorgancıoğlu, “UBP-DP ittifakı istenilen noktalara ulaşmadı. Gözlenen odur. Uzlaştıkları noktalarda da çelişkiler ve hazımsızlık var” diye cevap verdi.
DP ve CTP’nin birbirinden farklı iki parti olduğunu ifade eden Yorgancıoğlu, her konuda uyuşma beklenmemesi gerektiğini söyledi. DP ile bazı konularda güven sıkıntısı yaşandığını söyleyen Yorgancıoğlu, “UBP ile yerel seçimlere yönelik yaptıkları işbirliği bir sıkıntıdır. Biz bunu benimsemediğimiz ifade etmek zorunluluğundaydık ve yaptık. Hükümet programında bu ülkede reform yapacağız diye notlar düştük. Bizim esas yoğunlaşmamız gerek konu budur. Bu konuyla ilgili de çalışmalar sürüyor” dedi.

“Reformlara yoğunlaşmalıyız”
Başbakan Yorgancıoğlu hükümetin gidişatı ile ilgili soruya ise “İttifakla ilgili olmaktan çok reformlarla ilgilidir bizim hükümette olmak noktamız. Bizim daha çok ona fokuslanmamız gerek. Önemli olan halkın beklentilerine cevap vermektir. Halkın isteklerini yerine getirmektir ve refahını artırmaktır.
Partimizin Kıbrıs sorununun çözümüne verdiği önem ortadadır. Ve hangi koşullarda bu sürece daha çok katkı yapabileceği de ortadadır. Bu açıdan baktığımızda da hem katalizör rolünün artırılması adına odaklanmamız gerek.
Hiçbir başbakan bir hükümeti bozsun diye kurmaz ancak hükümet programını hayata geçirsin diye kurar. Hükümet programının hayata geçirilmesinin mümkün olmadığı bir noktada da hükümette kalırız diye bir ısrarımız yok. Ama ille de hükümet programını hayata geçirme ısrarım vardır” diye cevap verdi.

UBP-DP uzak ihtimal
UBP ile DP’nin Meclis aritmetiğinde 26 sayısında olduğunu ifade eden Yorgancıoğlu, 26 ile hükümet yürütmenin mümkün olmadığının eski deneyimlerle görüldüğünü belirtti.
Yorgancıoğlu, iki partinin hükümet olmasının çok uzak bir ihtimal olduğu düşüncesinde olduğunu kaydetti.

Eroğlu’nun hesapları kendini garantiye almak yönünde
Yorgancıoğlu, “Eroğlu’nun kendine gör hesapları vardır. Ve bu hesapların birçok ayağı vardır. Bunlardan bir tanesi de Cumhurbaşkanlığı seçimidir. Sağda bir birleşmeyle kendini garantiye alma hedefi olabilir. Bu yerel seçimlerde yapılacak UBP-DP ittifakına katkısı olabilir diye düşünüyorum.
Bir başka olay ise son dönemlerde Cumhurbaşkanı’nın ziyaretler sonrasında çözüm aleyhine artan oranda demeçleri vardır. Uluslararası alanda Türk tarafının çözüm isteyip istemediğini sorgulayacak bir noktadır. Eroğlu’nun bundan uzak durması gerekir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı için daha erken
Cumhurbaşkanlığı seçimleri için solda bir birlik ile Mehmet Ali Talat isminin tekrardan aday çıkarılma durumunun sorulması üzerine ise Yorgancıoğlu, “Talat’ın aday olma konusu partimizde daha gündem olup tartışılmadı. Önümüzde bir yerel seçim vardır ve partimizin başarılı olması için el birliği ile çalışmamız gerekir. Yerel seçimden sonra bir değerlendirme yapılacak. Ama Talat beş yıl Cumhurbaşkanlığı yaptı, bir deneyimi vardır, uluslar arası bir tanınmışlığı vardır, bir çok görüşmelere dahil olmuştur, üst düzey anlaşmalar imzalamıştır. Her koşulda da herkesin bu deneyimlerden yararlanması gerekir. Bütün bunlar göz önünde bulundurulacak” diyerek Talat’ın adaylığına açık kapı bıraktı.