Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

ERHÜRMAN- HRİSTODULİDİS: Maria  Cuellar önünde satranç

Erdoğan Özbalıkçı

11 Aralık günü, BM Genel Sekreterinin Kişisel Temsilcisi Maria Cuellar önünde , Kıbrıs sorununun çeşitli yönlerini tartışmak için yapılan toplantıda, her iki lider kendi görüşlerini ortaya koymaya çalıştı.

Toplantı sonrasında BM Kişisel Temsilcisi Maria Cueller görüşmenin dostane bir havada ve olumlu olarak geçtiğini açıkladı.

Hristodulidis ise, “BM kararları bağlamındaki siyasi eşitliğe ilişkin , BM’ninaçıklamasında yer alan ifade özellikle önemli” dedi.

Bu açıklama bir yönüyle önemli. Ancak Türk tarafının anladığı siyasal eşitliği tam açıklayamıyor.

Tufan Erhürman, görüşmelerin başlaması için  4 maddelik bir metodoloji önermişti. Bu 4 maddelik metodoloji önerileri gerçekte BM  açıklamalarında ve belgelerinde geçen açıklamalara dayanarak tesbit edilmişti.

Türk toplumu lideri Tufan Erhürman’ın, Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlayabilmesi için taraflara sunduğu dört maddelik metodoloji, Kıbrıs Türk tarafının ilerleyiş koşullarını belirleyen temel ilkeleri içeriyor…

Müzakere metodolojisinin ilk maddesi, siyasi eşitlik ilkesinin tartışma ya da pazarlık konusu yapılmamasını hedefliyor. Buna göre Kıbrıs Rum Liderliği, BM Güvenlik Konseyi kararlarında ve bugüne kadarki yakınlaşmalarda yer aldığı şekliyle dönüşümlü başkanlığı ve Kıbrıslı Türklerin iradesi dışında merkezi düzeyde hiçbir karar alınamayacağını içerecek biçimde siyasi eşitliği kabul etmek durumunda olacak.

11 Aralık’ta yapılan görüşmelerde  SİYASALEŞİTLİK kavramı kabul edilmesine rağmen, içerik olarak Türk tarafının istediği noktada değildir. Bu nedenle, Erhürman bu maddenin yarısının kabul edildiğini açıklama ihtiyacını hissetti.

Metodolojinin ikinci maddesi, müzakere sürecinin yıllarca belirsiz şekilde sürmesini engelleyecek bir zaman çerçevesinin oluşturulmasını öngörüyor. Buna göre başlangıç ve bitiş tarihlerini içeren bağlayıcı bir takvim hazırlanacak.

Üçüncü madde, geçmişte varılmış teknik ve siyasi yakınlaşmaların yeniden tartışmaya açılmamasını içeriyor. Özellikle mülkiyet gibi kritik başlıklarda oluşturulmuş uzlaşıların korunması gerektiği belirtiliyor.

Metodolojinin dördüncü ve son maddesi, Rum tarafının masayı yeniden terk etmesi durumunda Türk tarafının bugünkü statükoya geri dönmeyeceğinin baştan güvence altına alınmasını amaçlıyor. Bu madde, 2004 Annan Planı sürecinde yaşanan güven kaybının tekrar etmesini önlemeyi hedefliyor.

Bu maddenin temeli, Annan Süreci’nin ardından dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın “Çözüm iradesi göstermiş olan Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonlar için bir gerekçe kalmamıştır” ifadelerinden faydalanmakta ve Kıbrıs Türk halkına önceden verilmiş olan bu sözün teyidi garanti altına almayı hedeflemektedir.

Diğer 3 maddede herhangi bir gelişme olmasını bu dönemde beklemek, doğru bir yaklaşım olmaz.

Rum lideri Hristodulidis’i destekleyen milliyetçi kanat, diğer maddelerde ilerleme sağlanmasına kesin karşıdır.

Kısaca, satrançın açılış hamleleri yapılmıştır. Ancak oyun, Türkiye, Yunanistan, İngiltere ve ÖZELLİKLE TRUMP’ın istediği zorlayıcı hamlelerle devam edebilir. Bu haliyle ,özellikleHristodulidis’in hedefi, SATRANÇ OYUNUNUN PAT olarak sonuçlanması  ve kendisinin Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak göreve DEVAM ETMESİDİR.

Bu oyunu Maria Cueller’in diplomasi yeteneği ve Trump’ın bölgede oynamayı düşündüğü yeni siyaset bozabilir.