Köşe Yazarları

Enflasyon ve düşen gelir seviyesi,







KKTC’de enflasyon Temmuz 2017 sonu itibariyle- Aralık 2016’ya göre- % 9.29 , Temmuzdan –Temmuza bir yıllık ise % 15.95 artışla açıklandı.




Türkiye’de ise aynı dönemde Aralık ayına göre % 6, ve yıllık % 9.79 olarak açıklandı. Rakamlara bakıldığında KKTC’deki enflasyon oranı 7 aylık ve yıllık olarak Türkiye’deki enflasyona göre % 50-63 arasında daha yüksek.



KKTC’deki bir önceki aya göre en yüksek artış sırayla lokanta ve oteller, gıda ve alkolsüz içeceklerdir. Bir önceki yıla göre ise en yüksek artış % 23 küsurlarla Lokanta , oteller, konut, su, elektrik , gaz ve diğer yakıtlarda, %21’e yakın eğitimde,  %17 küsur mobilya ve ev aletleri,  %15’e yakın ulaştırma’da olmuştur. Gıda ve alkolsüz içeceklerde %13, ve sağlıkta ise %11’e yakın.

Bu rakamlardan en çok halkın günlük hayatının içinde devamlılık arzedenkonut giderlerindeki maddelerin tümünde %23 ve akabinde,  eğitimde, ulaştırmada, gıda ve sağlıktaki önemli orandaki artışlardır ki alt ve orta gelir grubu insanlarımızda önemli sıkıntı yaratmaktadır.

Alım gücü düşen asgari ücretlilerin ve yılda iki defa ve 6 ay geriden uygulanmaya çalışılan gerek devlet çalışanlarının gerekse sabit gelirlilerin her yıl bu birikimle alım gücü düşmektedir. Esasen son yıllarda dolar bazındahesaplanan  Milli Gelir rakamları da nüfus düşürülerek hesaplanmadığında, fert başına düşen Milli gelir döviz bazında düşmüştür. 2005 ve 2007 yıllarının gerisine yani 10 yıl geriye düşmüştür. Bu düşüşün gösterilmesi Hükümetçe istenmediği için olacak ki 2015 ve 2016 yıllarında çıkan toplam Milli Gelir rakamı, fert başına düşen Milli gelirin düşürülmemesi adına ve dolar bazında aynı seviyelerin biraz üstünde gösterilmesi için  nüfus sayısı 2015 için 272bin ve 2016 için 276binlere göre esas alınarak hesaplandığı görünmektedir..Halbuki 2013 yılında KKTC nüfusumilli gelir hesaplamalarında DPÖ tarafından 301,988 olarak hesaplanmıştı.  Buna göre en az 4 yılda Nüfus artışı devlet istatistiklerinde son yıllarda esas alınan yıllık % 1.5‘tan hesaplandığında 315,780 eder.Toplam 2016 GSMH’ rakamı olarak ilan edilen toplam 10.2 milyar TL karşılığıDPÖ hesaplarında esas alınan kur’la, 3.868.milyar $’ı fert başına hesapladığımızda fert başına düşen milli gelir, 2016 ‘da 12,249 $, aynı şekilde 2015 yılı içindeki ilan edilen GSMH’da yılı için ilan edilen GSMH ve 2 yıllık %1.5 nüfus artışıyla 12,002$ eder. 10 yıl önceki gelirin 2000 $ da gerisine düşer.

Halbuki son 3 yılda çıkan toplam Milli gelir rakamı, nüfus 2015 için 272 bin ve 2016 için 276 binlere düşürülerek  fert başına düşen milli gelir aynı seviyelerde (13,902$ ve 13,902 $ )civarında daha yüksek gösterilmeye çalışılıyor ki yani bu da olmaz. 2013’de ilan edilen ve hesaplarda esas alınan KKTC nüfusu 301,988 iken, 2014 den sonra azalmaya başladı dediğimizde inandırıcılığımızı yitiririz. Kaldı ki yılda % 1.5 artışla söylediğimiz 315bin küsur nüfusun da gerçekçi olmadığı tüm yetkili ağızlardan sürekli telâffuz edilmektedir, o ayrı konu..Bu nüfus alınsa yarıya veya biraz üstüne düşer.!

Mevcut bir çok bakanlıkların çeşitli kayıtlarından kayıtlı araba sayısından, çalışmaya aileleriyle birlikte gelen kayıtlı işçi ve çalışan sayısından -ki kayıtsızlar da var ve bir çok tahminlere göre kayıtlıların % 30’u gibi-  hasta müracaat ve tedavi sayısından -ki geçenlerde Sağlık Bakanı tarafından 400bin-600binlerden bahsedilmiştir-, buradaki yaşayan öğrenci sayısından bunun çok daha yüksek olduğu ve tahminen en az 400 binlerin üstünde olduğu açıktır. Bu nüfusu esas alsak zaten çokgerilere düşeriz.

Ancak bunların hepsini yok farz ederek,  sadece  2013’teDPÖ’nündevlet istatistiklerinde ilan edilen 301,988 nüfus sayısına göre, bu günkü fert başına düşen milli gelir maalesef 2007 yılının da oldukça gerisindedir.Yani halkın ortalama gelir seviyesi fiilen düşmektedir. Rakamlar ilan edilen resmi rakamlar esas alınarakçıkarılmıştır. Hesaplamalarda resmi Nüfus sayısını hiç olmazsa düşürmeyelim!2011 yılında resmi nüfus sayımında 6 yıl önce 286,257 olarak ilan edilmişti.Neticede Hükümetlerin büyüyoruz, fert başına düşen milli gelir artıyor söylemleri gerçekle bağdaşmamaktadır.

Gelelim tekrar enflasyona Türkiye’de enflasyonda başı çeken alkollü içecekler, gıda, ulaştırma ve sağlıktadır. TCMB raporunda para politikasındaki sıkı duruş küresel piyasalardaki esneklik, döviz kuru oynaklığı risk primi göstergelerinin Ocak ayı sonuna göre, gelinen sürede diğer gelişmiş ülkelere kıyasla daha olumlu seyir izlediği ifade edildi. Düşen enflasyon dolayısıyla yapılan yeni tahminlerde yeni enflasyon hedefinin, % 8.7 olarak belirlendiği kaydedildi. Geçen aya göre yıllık enflasyon % 10.90’dan % 9.79’a geriledi. Yıllık Gıda ve alkolsüz içecekler % 14.3, ulaştırma % 14, sağlık % 12.6, çeşitli mal ve hizmetlerde % 11.8. KKTC’ye göre ulaştırma hariç daha düşük.

KKTC’deki enflasyon farkı, arttırılan dolaylı gelirlerin mal ve hizmet fiyatlarına yansıması ve devletin kurumsallaşmadan uzaklaşarak, kontrol, rekabet ve fiyatları tanzim mekanizmalarını çalıştırmaması ve fiyatların tamamen piyasanın serbest ve çoğu keyfi karar ve tespitlere bırakmasından kaynaklanmaktadır. Gıda denetimi ne fiyat ne kalite ne de sağlık açısından halkı tedirginlikten alıkayoyamıyor.  Bir bilet fiyatlarına bakalım Bayramda 800-1000 TL’lere çıkmış, turizm şirketleri feryat ediyor, turizme balta vuruluyor. Mecbur olmayan insanların gelmekten caydırdığı ve dış ülkelere de halkın gitmekten vazgeçtiği hatta tur rezervasyonlarının uçak bilet ücretlerinin yüksekliği dolayısıyla iptal edildikleri acenteler tarafından açıklanmaktadır. Bu gün ve bu bayram değil son yıllarda bu hep böyle özellikle de Bayramlarda ve belirli dönemlerde halkın istismar edildiği açıktır.  Halk Güney’e yönlendiriliyor, ancak maalesef Yönetimimizce kaale almıyor ve hiçbir önlem de alınmıyor. Sözlerden ziyade halkın hayatına dokunacak iyi icraatlar beklemektedir kamuoyumuz..

Bu hafta 30 Ağustos Zafer Bayramı ile Mübarek Kurban Bayramı aynı hafta içinde gerçekleşecek. Nice güzel ve aydınlık gelecekler dileklerimle, ailelerin ve sevenlerin buluşma vesilesi olarak mutlu bir hafta dilerim..









Başa dön tuşu