EkonomiKıbrısKöşe Yazarları

 Enflasyon, kur, faiz ilişkileri







Yazımı yazdığım Cuma gün Türkiye’de Aralık ayı ve 2019 yıllık enflasyon yayınlandı. Herhalde KKTC’de de bu hafta yayınlanacak. Türkiye 2019 yıllık enflasyonu %11.84 , Aralık ayı ise %0.74 olarak gerçekleşti. Geçen yıl 2018 yıllık enflasyonu % 20.30 idi. 2018 ani kur artışlarının etkisi enflasyonu fırlatmıştı.




2019, 12 aylık ortalama ağırlıklı enflasyon % 15.1, geçen yıl ise  % 16.3 olmuştu.



2019 enflasyon oranı olan % 11.84 ,  2019 yıllık döviz Kur sepeti ortalaması ise % 11.3 oldu. Enflasyon oranı ile kur sepeti oranlarının paralelliği, enflasyonun kur etkisi altında olduğu görüntüsü ile bize  ikisinin yakın ilişkisini hatırlatıyor. Ancak bu oranlar her yıl aynı paralelde olmayabiliyor.. Başka etkenler de kur veya enflasyonu farklı oranlarda gerçekleştirebilir. Nitekim geçmiş son yıllarda genelde bazı yıllarda kur sepeti artış oranı, enflasyon oranından fazla hatta bir misline yakın daha yüksek çıkan yıllar da olmuştu.

Son yıllarda kur sepetinde oldukça yükselme oldu. Örneğin 5 yıllık dönem öncesini alırsak ortalama yıllık kur sepeti TL karşısında 2.58 iken 2019’da TL karşısında ortalama sepet döviz kuru 6.3 oldu. Yani geçerli kullandığımız dövizlerde ortalama olarak 2.5 misli kadar TL karşısında yükselme ve TL’ de değer kaybı yaşandı.

Bu tabii ki TL’ye karşı her kesimde sürekli olarak dövize olan talebi arttırmaktadır. Varlıklarda, yatırımlarda, mevduatlarda da aynı şekilde TL’sına olan talebi azaltmaktadır. Tabii ki bu da TL kaynaklarının azalmasına ve toplam kaynaklar düşünüldüğünde TL para politikasına istenilen oranda etki sağlama açısından menfi etkisi olmaktadır.

Enflasyon ile döviz kur sepeti yakınlığına değindik. Şu anda TCMB politika faizi ise %12, yani faiz de enflasyona çok yakın. Dolayısıyla sürekli artan kurlarla değer kazanan  dövize hanehalkının, şirketlerin kayma olasılıkları fazla. Bu bakımdan birdenbire son 200 baz puan birden faizin düşürülmesinden sonra ve kurların artışı ile faizlerde bundan sonraki dönemde enflasyonda iyi bir düşüş sağlanmazsa  faizlerde düşüş marjı kalmamıştır. Hatta TL’sına talebi arttırmak için bir miktar değer kazandırmak ve TL getirisini arttırmak için az da olsa faizlerde bir yükseliş yapılabilir, yapılmasa bile uzun süre faizlere dokunmamak gerekir.

Hatta bu konuda dolarizasyona gidilmesi istenmediğine göre, TCMB’nın enflasyon düşmedikçe faizlerin önümüzdeki aylarda veya dönemde düşürülmeyeceği yönünde bir açıklama yapması insanları rahatlatıp TL’den kaçışı önleyebilir.

Geçen ay faizler düşürüldüğünde, Kasım 2019 yıllık enflasyonu daha düşük, % 10.56 idi. Aralık sonu itibariyle %11.84’e yükselmesi faiz düşüşüne fren getirecek herhalde. Veya enflasyon paralelinde birkaç puan üstünde faiz uygulaması reel getiri açısından daha gerçekçi olur.

Türkiye’de döviz kazancı artışı açısından olumlu bir açıklama yine Cuma günü Ticaret Bakanı’ndan geldi. İhracatta dünyada genellikle azalma olmuşken Türkiye ihracatı % 2.5 artışla 180.5 milyar$’a yükseldi. İthalat da 210 milyar$ olarak, ticaret açığı 29.9’a oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise % 76.5 tan % 85.8’e yükselmiş, iyi bir sonuç sağlanmıştır. Ayrıca çıkan istatistiklere göre, hizmet sektörü döviz gelirlerinde %10.3 artış olmuş ve 2019 hizmet ihracından Ocak-Ekim 2019 süresinde 46.6 milyar $lık gelir elde edilmiş, 28 milyar $lık hizmet ticareti fazlalığı gerçekleşmiş olduğu beyan edilmiştir. İhracatın GSMH’ya bu yıl 9 aylık katkısı da % 4.7 oldu ki bu oran geçen yıl %3.6 idi. 2020 yılı YEP öngörülerinin gerçekleşmesi halinde ekonomiyi güçlendireceği beklentilerinin gerçekleşmesini dileriz.

 

 

 

EAST-MED Projesi,

Bu hafta sonuna doğru Güney Kıbrıs Yönetimi, Yunanistan, İsrail, bir anlaşma imzalayarak uzun zamandan beri tasarladıkları projeye imza koydular. Çok daha pahalı bir proje olması ve doğu Akdeniz’de Türkiye ve KKTC gerçeklerini bertaraf ederek soğukluk hatta kriz yaratmak pahasına imza koyan tarafların bu projeyi istedikleri şekilde gerçekleştirme politikaları devam ediyor.. Bu konuda ABD ve AB ülkelerinden de destek mesajları aldılar. Hatta Fransa, italya, Suudi Arabistan, BAE ülkeleri de bu anlaşmaya ve projeye destek verdiklerini açıkladılar.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Dendias, Libya’da Trablus Yönetimi’ni devirmeye çalışan general Halife Hafter’le ziyaret suretiyle görüşme yapmıştır. Yunanistan, Akdeniz’de Türkiye- Libya deniz anlaşmasının Rodos ve Girit adasını sınırladığı iddiasıyla da itirazını ortaya koymuştu. Her ne kadar Türkiye’yi kastederek hedef almadıkları yönünde deklerasyonları olmuşsa da pek inandırıcı görülmüyor.

Proje Kıbrıs ve İsrail gazının Yunanistan üzerinden Avrupa’ya taşınması projesidir. 1872 km uzunluğunda Kıbrıs’tan Girit adasına, oradan Mora yarımadasına boru hattı oradan da İtalya’ya ulaştırılacak bir proje . 335 km’si denizaltından, 537’sikm’si de Yunanistan’dan kara  üzerinden İtalya’ya.  Avrupa ihtiyacının %10’unu karşılayabileceği duyurulmaktadır. İtalya’nın da daha sonra imzalayacağı açıklandı. Bölgesel bir işbirliğini ilerletme olarak gerekçe gösterildi. Halbuki iyi niyetle olsa Türkiye’yi de içine alacak şekilde Türkiye üzerinden Avrupa’ya götürülmesi çok daha düşük maliyetli olacağı yıllardan beri gündemde olan bir konudur.

En önemlisi de doğu Akdeniz’de çatışma ve gerginlik yerine barış ve huzurun yaratılması amaç olmalı idi. Hakların hakkaniyetle paylaşılmaması halinde hiçbir taraf, ilgili başka hak sahiplerini kenara koyarak o konuda kârlı çıkmaz. Yangından mal kaçırır gibi  doğu Akdeniz kaynaklarının yalnız belli ülkeler tarafından gaspı konusunda elini çabuk tutması, kanaatimce hakkın yenmesini sağlayamaz ve bölgeye hayır getirmez.

Doğu Akdeniz yeterince gergin iken gerginliğe yeni bir gerginlik eklenmesi iyi niyetle bağdaşmamaktadır.

Öte yandan ABD-İran yeni gelişmeleri Orta doğuyu uzaklardan cehenneme çevirenlerin daha da ileri gitme teşebbüsleri 2020 yılının daha girişinde dünya kamuoyuna özellikle de bölge kamuoyuna verilen bu mesaj,  aydınlık bir gelecek için, barış ve huzur için ümitleri kırmaktadır. Aşırı ve haksız maddi menfaat hırsı ile harekete devamla, Dünya, bölge barışı ve insanlığa çok yazık ediliyor.

 









Başa dön tuşu