Cumhuriyetçi Türk Partisi, yerel seçimlere yönelik çalışmalarını tamamlayan tek parti.
UBP-DP daha kavgalarla uğraşıyor.
Toplam 28 belediye var.
UBP-DP neredeyse “her yerde ittifak” noktasında, “her yerde kavga” noktasına düştü…
“İttifak ile” afallayan CTP kurmayları, şimdi gülerek izliyor gelişmeleri, eminim…
Düşünsenize…
Lefkoşa…
Girne…
Güzelyurt…
Gönyeli…
İskele…
Alayköy…
Yeniboğaziçi’nde ittifak yapılacaktı…
Burada birleşen, UBP ve DP oyları, CTP için oldukça ciddi bir tehlike iken…
Bir de şimdinin tablosuna bakın…
UBP Girne’de aday dahi çıkaramadı…
Bağımsız aday Nidai Güngördü’ye destek verecek…
DP, şu doktor, bu doktor derken, Başak Tekerek ismi ile yarışacak…
Mağusa’da DP adayına artık UBP’den destek yok.
UBP ise kısa süre önce, “En güçlü aday DP’nin adayıydı, ona destek vereceğiz” noktasından, “güçsüzsünüz” dediği isimler arasından birini seçmeye yöneldi.
Ya Lefkoşa?
Sen Hasan Sertoğlu’na adaylık teklif et…
Arkasında durma…
Sonra da, kısa sürede başka aday çıkar.
DP Lefkoşa’da neredeyse çalmadık kapı bırakmadı aday çıkarmak için…
28 belediyede yaşananları tek tek sayacak değilim…
Hele, UBP aday çıkarır çıkarmaz bir başka UBP’linin, “beni neden aday yapmadınız” diyerek bağımsız adaylık açıklamasını…
Hele İskele gibi bir yerde…
DP’li isimlerin de benzer davranışlarını sık sık gördük…
“Parti beni aday çıkarmadı” diyerek, DP’li adayın karşısına DP’lilerin bağımsız çıkmaları…
Bu tabloda, 28 belediyede adayını belirleyen…
Belediye meclis üyelerini dahi belirleyen CTP ile mücadele nasıl olacak?
Bir de, UBP ve DP, CTP’yi bıraktı, birbirinin gözünü çıkarmak için çaba harcamakta…
Bu tabloda, CTP kurmayları, “14 artı” diyor…
UBP ve DP’nin de siyaseti darmadağın eden bu tavrı ile…
CTP’nin hedefi hayal değil…
UBP-DP şimdi yaşadığı “omurgasızlığın” acısını, seçimden sonra çekecek…
////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////
Tezat değil mi?
Tarih 3 Şubat…
Meclis Başkanı Sibel Siber…
CTP Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu…
DP Genel Başkanı Serdar Denktaş…
Ve dikkatinizi çekiyorum…
TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit…
Çok gerekliymiş gibi…
Avrupa Parlamentosu seçimleri ile ilgili Rum tarafının, Kıbrıslı Türklere yönelik yaptığı açılım, reddedildi, eleştirildi.
Ötesinde, “Buna Rumlar karar veremez” dendi…
Ne dendi özetle:
“Bu nedenle Kıbrıs Rum tarafının AP seçimleri için uygulamaya koyacağı, bu düzenleme Meclisimizde temsil edilen ve aşağıda imzası bulunan siyasi partiler tarafından kabul edilemez bulunmuştur. Bugün bu amaçla CTP-BG, DP-UG ve TDP Başkanları bir araya gelmiş ve AP’deki temsiliyet hakkımızın Kıbrıs Türk halkının iradesini yansıtacağı, demokratik bir seçimle gerçekleşebileceğini tüm uluslararası kamuoyuna ve ilgili taraflara bir kez daha duyurmak istemiştir. Siyasi parti başkanlarımız Rum tarafınca yapılan bu düzenlemenin Kıbrıs Türk halkının temsiliyetini sağlamayacağını bir kez daha net ve açık bir şekilde ifade etmektedir.”
Sonuç…
TDP Dış İlişkiler Sekreteri Deniz Birinci, aday…
TDP hangi noktada şimdi?
Deniz Birinci hangi noktada…
Kişisel olarak, Deniz Birinci’nin aday olmasından “hiç ama hiç” rahatsız değilim…
Ancak, TDP’nin bu noktadaki duruşunu da merak ediyorum…
3 Şubat’taki duruşla, bugünkü duruş arasında fark var mı?
////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////
Orçun hoca, sen ne kabul ettin?
Uzun süredir, DP’nin Girne’de belediye başkan adayı belirlemesini bekliyoruz…
Orçun Kamalı ile DP kurultayının yapıldığı gün, Atatürk Spor Salonu’nda konuştuk…
“DP’nin Girne adayı benim” dedi…
Yazdık hatta…
Sonra Kamalı ismi bir türlü açıklanmadı…
Derken, önceki gece, öğrendik ki, Orçun Kamalı, Ticaret Dairesi Müdürü oldu…
Kamalı, yıllarca müşavir olarak bekledi, kamuda görev almadı…
Bu sürede, spora inanılmaz hizmetler sundu.
Yani toplumsal çalışmaya devam etti.
Müşavir maaşını da sonuna kadar, anasının ak sütü gibi hak ederek aldı…
Bu ülkede, engellilerin sporla buluşması, hele basketbolda Türkiye liginde yer almasını sağlayan süreçteki katkılarını unutabilir miyiz?
Asla…
Ya Futbol Federasyonu’nda son dönemde yaşanan gelişmeleri…
ODTÜ Beden Eğitimi Mezunu… Boru değil yani…
Sporu dibine kadar, bilimsel olarak öğrenmiş…
Yabancı dile de hakim…
Ticaret Dairesi Müdürlüğü’nü küçümsemem, bilakis önemserim…
Ancak…
Başbakan Yardımcılığı’na bağlı bir daire…
Spor da Başbakan Yardımcılığı’na bağlı…
Orçun Kamalı’yı görmek istediğimiz en son yer, “ekonomiye bağlı bir daire…”
Yapamayacak mı bu görevi?
Belki de bu güne kadarki en iyi Ticaret Dairesi Müdürü olacak…
Ama yazık değil mi?
Hadi Serdar Denktaş bunu uygun görmüş, “Orçun’a bir makam vermem gerek” noktasına varmış…
Hadi Başbakan da Orçun Kamalı’yı tanımıyor!
Ticaret Dairesi Müdürlüğü’ne uygun görmüş, imzalamış…
Hadi Cumhurbaşkanı da Orçun Kamalı’yı tanımıyor, üçlü kararnameye son imzayı atmış…
Orçun Hocama bu sözüm:
“Hocam, sen bu görevi neden kabul ettin? Senin gibi, değerli bir spor adamının yapması gereken görev bu mu?
Hadi Serdar Bey bilmiyor, Başbakan da bilmiyor, Cumhurbaşkanı da bilmiyor?
Sen bu görevi kendi kendine, eğitimine, bilgine, uzmanlık alanına, sevenlerine, sana güvenenlere karşı oluşan sorumluluğuna rağmen, nasıl kabul ettin?
Herkes gibi ben de şaşkınım… En çok da Orçun Hocama şaşkınım… Siyasilerin popülizmi beni şaşırtmıyor artık, onla kavga edebilirim hocam da… Senin bu göreve evet demene, sadece şaşırırım…”
Spor camiası bunu hazmetmeyecektir…
Orçun Kamalı’nın KTFF’de yaptığı görev ve çalışmalar, bizim için yeterliydi…
Spor alanında bir görevlendirme, bu toplum için ödüldü ve yerindeydi…
Ama yok da Ticaret Dairesi…
////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////
Müdür Hasan Dayı ne biliyor?
Kısa süre önce Güzelyurt Polis Müdürlüğü’nden alınarak, merkezde görevlendirildi Hasan Dayı…
Nedenini sorduk, “Güzelyurt’ta ikamet etmedi, tepki aldı” dediler…
Yıllarını polise vermiş, ismi saygı gören bir polis müdürü…
Ne yaptı Hasan Dayı…
Dün, üzerinde şu ifadeler yazan bir yazı Polis Genel Müdürlüğü’nde elden ele dolaştı:
“HIRSIZLARI, KAÇAKÇILARI VE NAMUSSUZLARI KORUYANLAR DA EN AZ ONLAR KADAR HIRSIZ, KAÇAKÇI VE NAMUSSUZDUR…”
Polis müdürü tarafından yazılan, altına imza atılan bir yazı bu…
Hırsız kim?
Kaçakçı kim?
Namussuz kim?
Peki bunların tümünü koruyan kim?
Hasan Dayı ne biliyor?
Doğrusu merak ettim…
































