
İktisatbank Hazine Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu’ndan günlük ekonomi yorumu:
Cuma akşamüzeri, TCMB’nin reeskont kredileri ile ilgili açıklaması, Türk Mali piyasalarında olumlu havayı destekledi
TCMB, 1 Ocak 2017 öncesi kullandırılan ve vadesi 31 Mayıs 2017 öncesi dolan reeskont kredilerinin 2 Ocak 2017’de resmi kuru ile (3,5192) TL ödenmesine imkan verdi
TCMB’nin bu adımı ardından günlerdir 3,6385 seviyesini aşağı yönlü geçemeyen USD/TL kuru, Cuma gecesini 3,6275 seviyesinde tamamladı
Gelişmekte olan ülke para birimlerine yönelik iyimserliğin de desteği ile, USD/TL kurunda aşağıda 3,5850 seviyesinin radar menziline gireceğini düşünüyoruz
Bugün ABD piyasaları tatil nedeniyle kapalı konumda olacak
Ø Piyasa Özeti ve Yorumu
Seneye kötümser beklentilerin ışığında tatsız başlayan, 2016’da tabir caizse başına gelmedik kalmayan Türk Mali piyasaları, Ocak ayının büyük bölümünü satış baskısı altında tamamladı. TCMB’nin politika duruşunun piyasalar tarafından devamlı test edilme ihtiyacı ve spekülatif tarafta kümelenen bir çok atağın sonucunda, yılbaşında kabaca 3,53 seviyelerinde olan USD/TL, Ocak ayında, günler içerisinde, 3,94 seviyelerine kadar yükselerek, gelişmekte olan ülke para birimleri arasında en zayıf görünüm arz eden para birimi oldu. 2016 yılında yaşanan hain darbe girişimi ardından ilan edilen olağan üstü halin devamı, peş peşe kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen not indirimleri ve yatırım yapılabilir cetvelden spekülatif olan cetvele gerilenmesi, TCMB’nin faiz artırmakta zorlanacağı algısının yarattığı piyasa test girişimi ve ufukta görünün siyasi belirsizlikler ile iç ve dış güvenlik endişeleri TL’yi çirkinlik yarışmasına ilk sıralarda tutmuştu. Gelinen noktada, halen daha TL’nin yılbaşına nazaran dolar karşısında % 2,40 değer kaybı ile en zayıf para birimi sırasında ilk sırada yer alsa da, kayıplarını telafi etmeye başladığını söyleyebiliriz. Öncelikle, ABD ve Avrupa tahvil piyasalarından çıkan paranın artan risk iştahı ile gelişmekte olan ülke borsalarına geldiğini kabul etmemiz gerekiyor. Her ne kadar Türk Lirası Dolar karşısında çirkinlik yarışmasında ilk sırada yer alsa da, BIST100 endeksi, yatırımcıların ilgisini çekerek kurun aksine oldukça iyimser bir performans sergilemeye devam ediyor. Gelişmekte olan ülke para birimlerine yönelik ilgi ve TCMB’nin ister beğenelim ister beğenmeyelim fonlama maliyetini % 8,30’lu seviyelerden % 10,40’a yükseltmesi (200 baz puan artırım) tekrar TL’ye yönelik yabancı ilgisini canladırdı. Özellikle, Avrupa cephesinde yaklaşan seçimlerin de aşırı sağı güçlendireceği görüşünün yarattığı endişe ve TL’nin toparlanma isteğine paralel EUR/TL cephesinin de yönünü aşağı çevirdiğini görüyor ve yabacı raporlarda okumaya devam ediyoruz.
Özetle, küresel piyasaların arkadan esen başta risk iştahı ile olumlu bir görünümde olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bu iyimser rallinin, Mart ortasında sonuçlanacak olağan FED faiz toplantısına kadar devam etmesine olanak tanıyorum. Her ne kadar enflasyon tarafında geçen hafta açıklanan sağlam veriler FED’den Mart ayında bir hamle gelebileceğine işaret etse de, piyasaların şu anda risk-on modunda olduklarını görüyoruz. Öte yandan, Avrupa cephesinde Hollanda ve Fransa kanadında güçlenen aşırı sağın yeni bir Yunanistan gibi “exit” dalgası yaratması da yatırımcıları her ne kadar düşündürse de, Trump’ın seçilmesi, Brexit ve İtalya referandumu ardından korkulduğu kadar büyük bir depresyon da yaşanmadığını görüyoruz. Tüm bunları bir araya getirdiğimizde, piyasalar cephesinde olumlu havanın egemen olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye cephesinde ise, yaklaşan referandum öncesinde haliyle ekonominin daha iyi bir görünüm arz etmesi ve yatırımcı psikolojisini desteklemesi için girişimlerin sürdüğünü de göz ardı edemeyiz. Bu bağlamda Cuma günü, direk piyasaları ilgilendiren önemli bir gelişme yaşandı. TCMB, 1 Ocak 2017 öncesi kullandırılan ve vadesi 31 Mayıs 2017 öncesi dolan reeskont kredilerinin 2 Ocak 2017 resmi kuru ile (3,5192) TL ödenmesine imkan tanıdığını duyurdu. Reuters’da rastladığımız haberlere göre, bu imkan, piyasadan 4-5 milyar dolar dövizin bozdurulmasına neden olabilir. Böyle bir gelişme, haliyle, 3,5192 kur seviyesinden TL ödeme imkanına paralel, kurun mevcut seviyelerden bozulmasına ciddi anlamda olanak verebileceğini düşünüyorum. Zaten bunu teyit edercesine, aşağıda da belirttiğim üzere, USD/TL kuru, geride bıraktığımız hafta 2 kere test etmiş ama kırmayı başaramadığı 3,6385 seviyesini aşağı yönlü geçerek, 3,6275 seviyesinden haftalık kapanış kaydetti. Kuvvetle muhtemele, teknik bir bir bakış açısı ile, kur cephesinde gerilemenin 3,5850 seviyesine kadar ilk etapta devam etmesini bekliyorum.
Türkiye cephesinde elbette, şu anda referandumdan çıkacak olası bir evet ve devamında erken bir genel seçime gidilmeyeceği beklentisi satın alınıyor. Ancak, anketlerde başa baş bir senaryonun da olduğunu görüyoruz. Kuvvetle muhtemel, anket haber kirliliğinin bir müddet daha devam edeceğini bekliyorum. TCMB’nin sıkı durşunu devam ettireceği beklentim ve Mart ortasında sonuçlanacak olağan FED faiz toplantısına kadar piyasaların olumlu tarafta kalmaya devam edeceğini ihtimal tanıyorum.
Gelelim yeni hafta başlangıcına… ABD piyasalarının haftayı iyimser bir kapanışla tamamlaması ardından sabah saatlerinde Asya cephesinde de hava iyimser. Olumlu havanın Avrupa seansına da yansımasını bekliyoruz. ABD piyasalarının kapalı olduğu günde, piyasaların temkinli iyimser görünümünü korumalarını bekliyorum.
Ø Türk Lirasına yönelik algı tatiksel de olsa güçleniyor
Deutsche Bank’ın geçen hafta yayımlamış olduğu raporda, taktiksel olarak Türk Lirası alımı önerdiğini paylaşmıştık. Raporda, 22 gelişmekte olan ülke para birimi arasında Türk Lirası’nın TCMB hamleleri ardından en cazip dördüncü para birimi sırasına yükselmesi, Brezilya Real’i ardından getiri anlamında ikinci sırayı alması ve küresel piyasalarda gelişmekte olan ülke para birimlerine yönelik ilginin genel olarak attığı bir ortamda, TL ve TL cinsi yatırım araçlarının da olumlu tarafta işlem görmeye devam etmesini bekliyoruz. TCMB’nin faiz hamlesi sonrası düşen volatilite, referandum öncesinde yeniden pozisyonlama ihtiyacı ve beraberinde Avrupa Siyasi sorunlarının ön plana çıkması nedeniyle, yabancı kaynaklı raporların büyük bir kısmı özellikle EUR/TL kurunda aşağı yönlü seyrin devam etmesine ihtimal tanıyor.
Bu görüşler ışığında, geride bıraktığımız hafta, ABD’de güçlenen enflasyon verileri her ne kadar kısa bir süreliğine de olsa olumlu havayı sekteye uğratmış olsa da, yukarda da değindiğimiz üzere, Cuma akşamüzeri TCMB’nin reeskont kredilerinin TL ödenmesine imkan tanıması ve bunun da piyasaya rakamları ile 4-5 milyar dolar tutarında döviz satışını destekleyecek olması, TL cephesinde geçen hafta aşağı yönlü geçilmekte zorlanan 3,6385 seviyesinin kırılmasına neden oldu. Yurtdışı cephede esen olumlu hava, TL’ye yönelik alım iştahının yeniden belirmesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ortadoğu ziyareti dönüşü kur konusunda 3,50’nin altını beklediği yönünde yorumu akıllara ister istemez Ortadoğu kaynaklı sermaye girişlerini canlandırarak olumlu bir etkiye neden oluyor. Yukarda saydığımız ana faktörlerin etkisi devam ederse ki şu anda hava ona işaret ediyor, USD/TL cephesinde 3,58’li seviyelerin radar menziline girebileceğini düşünüyoruz.
4 saatlik grafik

Kaynak: Reuters
Haftalık grafik
Haftalık vadeden bakıldığında ise, benzer bir şekilde, kurun 3,64’lü seviyelerde olan trendin (sarı daire) altına sarktığını görüyoruz. Olumlu havanın yardımı ile 3,5850 seviyesinin altında 3,55 seviyesi takip edeceğiz.

Kaynak: Reuters
İktisatbank’ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.
































