Ekonomi

Emre Değirmencioğlu’ndan günlük ekonomi yorumu


Emre Değirmencioğlu’ndan günlük ekonomi yorumuMaalesef görmüş olduğumuz film bir kez daha vizyona girdi

 

“Kur rekor kırıyor, Merkez Bankası nerde? Faiz artırmak ekonominin belini büker, müdahaleyi doğru bulmuyor, nasıl olmasa faiz artıramaz….”

 

Kulağa çok tanıdık gelen ve genelikle aylar süren bu sürecin/söylemlerin sonu piyasanın zorlaması ile faiz artırımı ile bitiyor

 

Bu satırları yazarken, sabah saatlerinde USD/TL kur dakikalar içinde 3,82 seviyesinden 3,8950 seviyesine varan bir yükseliş kaydetti

 

Kısa vadede doktorun çıkıp hastaya panadol tedavisi yerine kuvvetli bir antibiyotik tedavisi vermesi kaçınılmaz görünüyor

 

Aksi takdirde, ateşi çıkan hastanın havale geçirmesi kaçınılmaz görünüyor

 

Türkiye cephesi bugün pek çok yönden eleştirilebilir anacak bireysel müşterinin döviz borçlanmasının yasak olmasının değeri ölçülemez!

 

Risklerinizi korumasız bırakmayın

 

Ø  Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Elbette teşbihte hata olmaz. Ancak, yukardaki satıları, daha önceden harfiyen yazacağımı maalesef biliyordum. Aynı film, aynı süreç, aynı kaçınılmaz son… TCMB’nin, işlerin istenmeyen noktaya doğru sürüklendiği zamanlarda, yegane esnekliği olan geniş faiz koridoru, faiz oranlarında geçen senenin Mart ile Eylül ayı arasında yapılan ve toplamda 250 baz puanı bulan dar, simetrik ve daha basit para politikası isteği ile indirim,  maalesef geldiğimiz noktada TCMB’nin en etkin silahını aldı götürdü. Keza, yukarda da değindiğim üzere, işlerin istenmeyen noktaya sürüklendiği durumlarda, TCMB fonlamayı faiz koridorunu üst bandından yaparak istisnai gün kapsamında piyasa faizini yukarı itebilerek spekülatif anlamda döviz talebinin de önünü kesebiliyordu. Ancak, geldiğimiz noktada, TL’nin % 8,30 seviyesinde olan ortalama fonlama maliyeti, düşük faizli TL’nin satılarak yerine yüksek getirili Brezilya Reali, Rus Rublesi gibi para birimlerinin satın alınması ile farklı bir boyuta ulaştı. Kurun artık parabolik bir görünüme girmesi, döviz alıcılarının yoğunlukta, satıcıların ise isteksiz olması nedeniyle arz talep dengesi kuru yukarıya itmeye devam ediyor. Yılbaşından bugüne kadar baktığımıza, Türk Lirası’nın emsallerinde ciddi anlamda negatif ayrıştığını görüyoruz. Brezilya Reali dolara karşı % 2,7 ; Polonya Zloty’si % 1,90 ; Rus Rublesi % 1,80 değer kazanırken, Trump’ın gazabına uğrayan Meksika Pezosu % – 5,2 , ligin tepesinde ise % – 6,90 değer kaybı ile Türk Lirası bulunuyor.

 

Dün bu resme karşı TCMB’den ilk rahatsızlık sinyali geldi. Ancak, yangını söndürecek tazyikli su yerine, alınan palyatif önlemlerin faydalı olmayacağının anlaşılması, hatta TCMB’nin sinyali ardından konuşan Zeybekçi’nin TCMB’nin elini zayıflatması ardından piyasa yeniden TCMB’yi yine zorlamaya başladı. Zamanında milyarder spekülatör Soros’un İngiltere Merkez Bankası’nı zorladığı, daha yakın geçmişte petrol fiyatlarında çöküş ile küresel piyasaların Rusya’yı feci zorladığını unutmamak gerekiyor. Bu bağlamda, spekülasyon ve spekülatif hareket piyasanın doğasında vardır ve yanlış birşey değildir. Ülkeye para girerken “güçlüyüz, harikayız, herkes bizi tercih ediyor”, para çıkarken “operasyon, manipülasyon, spekülasyon” söylemleri piyasaları huzursuz ediyor. TCMB, kurda kontrolün elde çıkmaya başlaması yada Türk Lirası’nın sürekli hale gelen değer kaybı karşısında dün bazı müdahalelerde bulundu. TCMB, bankaların bankalar arası para piyasasında borç alabilme imkanlarını 22 milyar TL ile kısıtlayarak likiditeyi kısmak yönünde bir adım atrı. Diğer yandan, yabancı para cinsinden zorunlu karşılık oranları tüm vade dilimlerinde 50 baz puan indirerek piyasada likiditeyi artırdı. TCMB adımları ardından ilk etapta kur “TCMB” başlığının haber kanallarında boy göstermesi ile geri çekildi. Akabinde ise, doktorun yazdığı tedavinin hastayı ayağa kaldırmayacağının anlaşılması ve tam da konunun üzerine ekonomide son dönemlerde meydana gelen çok başlılığı bir kez daha teyit edercesine Ekonomi Bakanı Zeybekçi’nin dövize müdahale edilmesinin yanlış olacağını söylemesi ardından Türk Lirası değer kayıplarının daha da artırdı. Özetle, TCMB dün almış olduğu iki önlemin yanısıra, gerekli görmesi halinde ilave adımlar atacağını da belirtmesine belirtti ama siyasi cepheden gelen açıklamalar, TCMB’nin maalesef elini zayıflattı.

 

Gözler artık bu noktadan sonra TCMB’den gelecek yeni açıklamaları bekleyecektir.

 

Ø  USD/TL kurunda bandın dışına çıktık. Bilinmeyen sularda gemi akıntıya kapıldı… Kaptan’ın dümenin başına geçmesini bekleniyor

 

Elbette, bilinmeyen sularda olduğumuz için suyun ne kadar derin olduğunu bilmiyoruz. Gemi daha önce görmediği sert sularda geziniyor. Teknik bir bakış açısı ile, 2014 yılından gelen (mavi kesik çizgiler arası) yükseliş trendi dün yukarı yönlü kırıldı. Kurda yükselişin devam etmesi durumunda, trend aralığı kadar yukarı yönlü açılabileceğini düşünüyoruz (pembe çizgi). Böyle bir durumda 4,20’li seviyeler hedef tahtasına girecektir.

Kaynak: Reuters

 

Ø  Türk Lirası’nın zimmi oynaklığı

 

Türk Lirası’nın dalgalanmasını gösteren zimmi oynaklık, dün itibarı ile % 21 seviyesine yükselerek tüm para birimleri arasında en yüksek oynaklığa sahip birinci para birimi oldu. Güney Afrika Randı’nı da geçmiş olduk. 1 ay vadeli USD/TL volatilitesinin gelmiş olduğu seviyeleri, geçmiş tecrübemizden, TCMB’nin olaya el koyması için önemli bir gösterge olarak yorumluyoruz.

 

Kaynak: Bloomberg

 

İktisatbank’ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.

https://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı