Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Emre Değirmencioğlu’ndan günlük ekonomi yorumu

emre-degirmenciogluTCMB dün piyasa beklentisinin ötesinde adım attı (TCMB ne yapar sorusunun cevabı)

 

TCMB’nin adımı geç ve yetersiz görüldü (TCMB ne yapmalıydı sorusunun cevabı)

 

Yukarda belirttiğim iki değişik düşüncenin yansıması ilk etapta olumlu karşılandı da…

 

TCMB PPK kararından dakikalar sonra gelen Avrupa Parlementosunun tavsiye kararı Türk Mali piyasalarında volatilitenin ciddi anlamda artmasına neden oldu

 

Darbe girişimi ardından ekonomik olarak da zorlu bir dönemden geçiyoruz!

 

TCMB’nin kısa bir zaman diliminde tekrar devreye gireceğini tahmin ediyorum

 

Kısa vadede, TCMB’nin yetersiz rezervleri nedeniyle, doğrudan değil ama dolaylı bir şekilde döviz satım ihaleleri açılabileceğini düşünüyorum

 

Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Dün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) piyasa beklentisinin ötesinde bir adım attı. Gecelik borç alma faiz oranı (faiz koridorunun alt bandı) % 7,25 seviyesinde sabit tutulurken, politika faizi % 7,50 seviyesinden 50 baz puan artışla % 8,00 seviyesine yükseltildi. Toplantı öncesinde, TCMB’nin faiz artıma konusunda elli kolu bağlı olduğu düşüncesinden hareketle sadece politika faizinde 25 baz puan artış yapabileceği tahmin ediliyordu. TCMB piyasa beklentisinin ötesinde bir adım atması ile yetinmeyip, faiz koridorunun üst bandında (borç verme faiz oranı) 25 baz puan artırarak % 8,25 seviyesinden % 8,50 seviyesine yükseltti. Faiz politikasının yanısıra makroihtiyadi tedbiler de alındı. Yabancı para zorunlu karşılık oranları tüm vade dilimlerinde 50 baz puan indirilerek finansal sisteme yaklaşık 1,5 milyar ABD doları ilave likidite sağlandı. Dün TSİ ile 14:00’da açıklanan karar ardından Türk Lirası, TCMB’nin beklentinin üzerinde bir adım atmasının yardımı ile ilk etapta olumlu bir yansıma buldu. Karar öncesi 3,41 seviyelerinde salınan kur, karar ile 3,37 seviyesinin hemen altına kadar gerilese de, Avrupa Parlamentosu, Türkiye’nin AB ile sürdürdüğü müzakerelerin geçici olarak dondurulmasını tavsiye eden tasarıyı kabul etti. Her ne kadar bağlayıcılığı bulunmasa da, yaratmış olduğu etki ciddi anlamda hissedildi. USD/TL kuru, TCMB kararı ardında 3,37’li seviyelerden almış olduğu destek ile hızla 3,47 sevisinin de üzerine yükselerek günün en çok değer kaybeden para birimi oldu. Dünkü AP kararının bağlayıcılığı olmasa da, siyasi bir mesaj taşıdığı aşikar. Darbe girişmi ardından direnen Türkiye’nin şimdi de ekonomik darbe girişimi ile karşı karşıya olduğunu görüyoruz.

 

Kur konusunda yorum yapmak pek de kolay değil. Sadece bildiğimiz tek şey, kurun gelmiş olduğu seviyeye karşı TCMB’nin tekrar devreye girmek zorunda kalacağı ve faiz koridorunun üst bandında (emniyet subabı) tekrar ciddi anlamda sıkılaştırarak % 12’li seviyeler tekrar yükselterek, kur cephesinde kalıcı sakinlik yaratabileceğini düşünüyoruz. Keza, kur seviyesine karşı kayıtsız kalmak beraberinde bir çok göstergede de ilave tahribat yazılması anlamı taşıyor. Örneğin reel sektör döviz borcunun 210,5 milyar dolar olduğu bir ortamda, TL’nin sene başına nazaran % 18 değer kaybetmesi, muhasebe anlamında, bilançolara kambiyo zararı anlamında ilave 130milyar TL zarar yazılması anlamını taşıyor. Berbaerinde, dövizle ithal edilen tüm malların enflasyon geçişkenliğine ithal ikamesi nedeniyle vereceği zarar da bizlere enflasyon olarak geri dönecektir. Piyasa faizlerinin 2 yıl ve 10 yıl vadeli gösterge kıymetlerde % 11 seviyelerinin etrafında dolaştığı, enflasyon beklentilerinin kur seviyesi ile çift hanelere yöneleceği beklentisini arttığı ve hepsinini üstüne, risksiz faiz oranı olarak görülen ABD faizlerinde yeni döneme ait Trumpflasyon ektisinin fiyatladığı bir ortamda, TCMB’nin faiz politikasının piyasanın gerisinden gelmesi, önce kur sonra da TL cinsi diğer göstergelerde ilave tahribata sebebiyet verebilir. Örneğin, faizlerin yukarı gittiği bir ortamda, borsaya kote şirketlerin discount cash flow (ileriye dönük nakit akış) beklentilerinin bugüne indirgenmesi, haliyle, şirket değerlerinin de aşağıya gelmesi ve borsa üzerinde de ilave baskı kurmasına neden olacaktır. Sn. Bakan Şimsek’in sözlediği gibi kur da en az faiz kadar önemli bir barometredir!

 

Kur cephesi ile ilgili yorum yapmaktan bilinçli bir şekilde bu ortamda kaçınıyorum. USD/TL cephesinde 3,50 seviyesine yaklaşan bir kuru Türkiye’nin makroekonomik duruşu ve ekonominin gerçekleri ile ilişkilendirmek pek de kolay değil. Hareketler rasyonellikten çıkarak panik havası moduna döndü. Dün ABD piyasaları kapalı konumda idi. Bugün ise yarım gün açık olacak. Türkiye cephesinde ise hareketli seyrin korunmasını bekliyoruz. Dalga boyu aşırı yükseldi. Dikkatli olmakta büyük fayda var. AB ile son dönemlerde başlayan yüksek tansiyon, beraberinde Avrupa Parlamentosu kararı, Suriye cephesinde elim şehit haberleri keyifleri kaçırıyor. Gelinen noktada, piyasanın TCMB’yi daha da fazla faiz artırımına zorlayacağını düşünüyoruz.

  EUR/USD paritesinde kademeli olarak 1 EUR 1 USD seviyesine doğru ilerliyoruz (1980’lerden gelen uzun vadeli görünüm)

 

ABD tahvil faizlerinde ve berberinde dolar endeksinde yaşanan yükseliş nedeniyle (ABD – Avrupa faiz farkı) EUR/USD paritesi hızla psikolojik 1 seviyesine doğru itmeye başladı. Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, 1,0640 seviyesinin altına sarkan paritede 1,05 seviyesi aşağıya zorlanıyor. Kırılması durumunda, düşüş sertleşecektir.

Kaynak: Reuters

 

İktisatbank’ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.

https://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari