Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Emre Değirmencioğlu’ndan günlük ekonomi yorumu


emre-degirmenciogluTürkiye cephesinde TÜİK tarafından TSİ10:00’da açıklanacak Ekim ayı enflasyon raporu yakından takip edilecektir

 

Medyan bazda % 1,65 aylık manşet enflasyon artışı beklense de, gıda ve giyim kalemlerinin etkisi ile enflasyon beklentilerin bir miktar altında kalabilir

 

Yıllık manşet enflasyonun % 7 seviyesinin altına gelmesi içerde TL ve TL cinsi yatırım araçlarına katkı sağlayabilir

 

Günün ikinci yarısında ise İngiltere’de Merkez Bankası faiz toplantısı ve ABD ISM verileri takip edilebilir

 

Anketlerde öne geçen Trump nedeniyle küresel risk iştahında bozulma, dolarda ise değer kayıpları görülüyor

 

Maalesef Türk Lirası içsel faktörlerin gölgesinde; Meksika Pezo’su ise ve Trump gerginliği ile gelişmekte olan ülke para birimlerinden negatif ayrışmış durumda

 

% 50 USD/TL + % 50 EUR/TL ‘den oluşan Türk Lirası’nın sepet bazında değeri dün 3,30 seviyesine yükselerek tüm zamanların en yüksek  (TL en zayıf) seviyesini test etti

 

Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Dün hafif çaplı soğuk algınlığı ile yatağa düştük. Bugün tekrar yatırımcılar ile beraber olmanın mutluluğu yaşıyoruz. Hepimize güzel bir gün olsun. Günaydın…

 

Yılın son 2 ayının içine girmiş olmamıza rağmen, bir türlü elle tutulur yorumlarda maalesef bulunamıyoruz. Gündemin o kadar hızlı değişmesi nedeniyle beklentileri de haliyle gün içinde bile çok süratli bir şekilde değişebiliyor. Daha 1 hafta öncesine kadar Clinton’un zaferini adeta kutlamaya geçen piyasalar, Trump’ın anketlerde 1 puan öne geçmesi ile farklı bir fiyatlamaya sahne oldu. Gerek email skandalı, FBI soruşturması ve sosyal medyadan okuduğumuz üzere üvey evlat konusunun seçimlere günler kala patlak vermesi ile Clinton’un rakibi karşısında açmış olduğu fark giderek kapanmak bir yere, Trump’ın öne geçmesi ile küresel risk iştahında ciddi bir bozulma gördük. Kredibilitesine güvenilen Washington Post’un anketinde Trump’ın az farkla da olsa önde olması ilk önce doların değer kaybetmesine neden oldu. Söylemleri ile radikal bir uslup takınan Trump’ın, başkan seçilmesi durumunda ABD ekonomi politikası, serbest ticaret ve jeopolitika hakkında neler yapabileceği rahatsızlık yaratıyor. Mülteciler, Müslümanlar ve Meksika ile ilgili radikal söylemleri ; FED Başkanı Yellen’in görevden alacağı gibi sert çıkışları ile korkulan bir kişi olmaya başlayan Trump, anketlerde öne geçmesi ardından küresel risk iştahındaki bozulmaya paralel dolardaki değer kaybı bir çok finansal enstrümana da yansıdı. ABD hisse senedi endeksleri peş peşe iki geceyi satış baskısı ile tamamlarken, piyasaların güvenli liman olarak gördükleri ABD 10 yıllık tahvillere ise alım geldiğini ve getirilerin % 1,88 seviyesinden % 1,80 seviyesine kadar alındığını görüyoruz. Doların değer kaybetmesi ile, daha geçen hafta 1,0860-1,0880 seviyelerinde salınan EUR/USD paritesi hızla 1,11 seviyesinin üzerine yükselirken, Brexit endişeleri ile sarsıntılı bir dönem geçiren GBP/USD paritesi de 1,2330 seviyesinin üzerine tırmandı. Yurtdışında görüleceği üzere doların geniş anlamda değer kaybı satır başlıklarını süslerken, içerde ise, içsel faktörlerin peş peşe kar topu misali negatif beklentileri daha da kamçılamasına paralel USD/TL kuru 3,12 seviyesinin üzerine ya da tüm zamanların en yüksek kıyılarında salınırken, yarım dolar yarım euroya karşı sepet bazında Türk Lirası’nın değerini gösteren sepet kur ise 3,30 seviyesine yükselerek rekor kırdı.

 

ABD seçimlerine günler kala Trump’ın öne geçmesi yukarda da özetlemeye çalıştığım üzere piyasalarda şok etkisi yarattı. Clinton’un seçim ipini göğüsleyeceğine kesin gözüyle bakılarak alınan başta hisse senetleri olmak üzere riskli enstrümanlara yatırım yapan piyasalar, anket sonuçlarında farklı bir senaryo görmelerine paralel pozisyonların bir kısmını satmaya başladılar. ABD borsalarının satış baskısına maruz kalmasını yanısıra, Meksika Pezo’su, Brezilya Real’i dolar karşısında ve her iki ülkenin borsası endeks bazında değer kaybetti. İçerde ise gündem her ne kadar Başkanlık ve Anayasa değişikliği etrafında dolaşsa da, Türkiye’nin Irak sınırına asker sevkiyata başlaması Türk Lirası’nın da yeniden satış baskısına maruz kalmasına neden oldu. Her ne kadar her türlü ihtimale karşı bir hazırlık mahiyetinde olsa da (Milli Savunma Bakanı Işık Irak ile temas içinde olduklarını ve askeri bir operasyon riskinin olmadığının altını çizse de) Musul konusu ve bölgede artan gergin hava ve tansiyon Türk mali piyasalarına da aynı ölçüde sirayet etmeye başladı.

 

Dün gece saatlerinde sonuçlanan FED’in olağan faiz toplantısı göz ucuyla takip edildi. Toplantı ardından herhangi bir basın toplantısı yapılmayacak olması ve piyasaların ABD seçimlerinden önce FED’den herhangi bir adım beklememesi nedeniyle tahmin ettiğimiz üzere FED toplantısı bu ay sönük geçti diyebiliriz. FED’in iki günlük toplantısı ardından, sadece karar metnini içeren ve üyelerin makroekonomik göstergelere ilişkin tahminlerinden yoksun Trump’ın gölgesinde sonuçlanan olağan toplantı ardından okuduğumuz kısa politika metninin de tahmin edildiği kadar şahin bir uslup içermediğini not etmek gerekiyor. FED’in altını çizmek gerekirse, seçimlerde önce güçlü bir sinyal vermekten imtina ettiğini düşünüyoruz. Clinton’un seçilmesi durumunda, Aralık ayında FED’den faiz artırımı görme ihtimalimiz oldukça yüksek olduğunu düşünmekle birlikte, aksi bir durumda “çarşının karışabileceğini” düşünüyoruz.

 

Son dönemlerde, her halde hiçbir bültenimizde bu kadar çok “Trump” kullanmamıştık. Anketlerde, Trump’ın önde gitmesine paralel bu sabah saatlerinde Asya piyasalarında satıcılı bir güne başlıyoruz. Gosterge endeks Tokyo borsası % 1,7 değer kaybederken, geneli itibarı ile borsalar kırmızıda işlem görüyor. Yukarda da belirttiğimiz üzere, Türk Lirası son dönemlerde darbe girişimi, not indirimi, uzayan OHAL, iç ve dış güvenlik kaygıları, not indirimi nedeniyle teknik bir zorunluluk ile TL satıp Dolar alan yabancı yatırımcıların Türkiye’den çıkışlarına ilave olarak 2017 baharına yönelik beklenen referandum / erken seçim derken beklentilerin negatif tarafa eğilmesi ile birçok yabancı yatırımcı Türkiye ile ilgili risklerin artması nedeniyle alternatif piyasalara yöneldi. Neredeyse darbe girişimi nedeniyle başlayan yurtiçi yerleşiklerin döviz satışlarının 17 milyar doları bulmasına rağmen özellikle dün açıklanan ve reel sektör döviz borcunun 210 milyar dolara yükselmesi ilave kırılganlık yaratıyor. Kur cephesinde yaşanan yükselişin gerek enflasyon gerekse şirket borçlarına negatif etki yapması zihinleri meşkul ediyor. Bu bağlamda bugün TÜİK tarafından açıklanacak Ekim ayı resmi enflasyon verisini takip edeceğiz. Medyan bazda % 1,65 artış göstermesi beklenen enflasyonun gıda ve giyim kaleminin pozitif etkisi ile daha düşük gelebileceğini düşünüyoruz. Eylül ayında yıllık enflasyonun % 7,28 olarak sonuçlanması ardından bugün enflasyonun beklentilerin altında kalması koşulu ile % 7’nin altında gelebilecek olması, geçici de olsa TL ve TL cinsi yatırım araçlarına katkı koyabilir. USD/TL kurunda tüm zamanların zirvesi 3,1273 seviyesinde. Son günlerde 3,12 seviyesinin üzeri denense de, kapanışın daha düşük seviyelerden olduğunu gözden kaçmıyor. Yine de, ortamın karışık olması nedeniyle, temkinli tarafta olmak akıllıca bir yatırım davranışı olacaktır. Her ne kadar faiz anlamında bir değişiklik beklemesek de, İngiltere Merkez Bankası’nın olağan toplantısına bakmakta yarar var.

 

İktisatbank’ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.

https://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari