Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Emre Değirmencioğlu’ndan günlük ekonomi yorumu

 İktisatbank Hazine Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu’ndan günlük ekonomi yorumu:

FED’in gecesinden 25 baz puan faiz artışı gelirken, ABD borsası Dow Jones yeni bir rekora koştu

 

ABD’de enflasyon ve perakende satışların istenildiği ölçüde artmamasına rağmen FED’in dünkü göreceli şahin duruşunu anlayabiliyoruz

 

Bol ve ucuz likiditenin getiri peşinde koşması ve gelecek olası bir balon patlamasına karşı FED’in önlem almaya çalıştığını düşünüyoruz

 

Lakin, piyasa şu anda FED’e açık bir şekilde inanmadığını da not etmemiz gerekiyor

 

Getiri peşinde koşan likiditenin yüksek getiri sunan gelişmekte olan ülke para birimlerine akmasına paralel USD/TL kuru dün gece 3,48’li seviyelere kadar geriledi

 

Bugün TCMB’nin olağan Haziran ayı PPK toplantısı takip edilecektir

 

Faiz politikasında oldukça esnek olan TCMB’den herhangi bir hamle beklemesek de, politika metnine daha yumuşak ibareler yerleştireceğini düşünüyoruz

 

Ø  Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Dün küresel mali piyasaların gündeminde, faiz artırım kararına neredeyse kesin gözüyle bakılan FED’in olağan FOMC toplantısını bulunuyordu. Aslında, kararı belli olasa da, toplantı ardından Başkan Yellen’in özellikle bilanço küçültme, devamında enflasyon beklentileri ve ileriye yönelik projeksiyonlar konusunda verebileceği mesajları daha da önemseyerek TSİ21:00 sularını beklerken, günün ikinci yarısında tahminlerin oldukça aksi yönde bir gelişme yaşandı. FED’in artan ekonomik aktivite ve bu bağlamda işsizlik oranının % 4,3 seviyesine gelmesinin bir göstergesi olarak enflasyon ve perakende satışlar verisinde artış olacağını tahmin edilirken, açıklanan veriler beklentiyi teyit etmedi. Gerek TÜFE enflasyonu, gerekse perakende satışların hem aylık hem de yıllık bazda beklentiden daha düşük gelmesine paralel piyasalar saatler sonra açıklanacak FOMC toplantısına “acaba” diye yaklaşmaya başladılar. “Acaba”dan ne demek istediğimi biraz açmaya çalışayım. Bir kere acaba FED enflasyonun istenildiği ölçüde artmadığına işaret eden veri ardından faiz artırım hızını azaltır mı? Ya da, acaba vereceği sinyallerin dozunu hafifletir mi? Ekonomik aktivitenin hızlanmaya başlamasına rağmen ekonominin enflasyon üretememesi ve senelerdir atılan tüm adımlara rağmen (FED’in bilanço büyüklüğü 800 milyar dolardan 4,5 trilyon dolara yükseldi) bir türlü enflasyonun hedef seviye olan % 2’ye yükselememesi karşısında acaba duruşunu biraz daha nötr ve güvercine çeker mi beklentisi ile piyasalar toplantı öncesinde dolar satıp ne varsa aldılar. Bu bağlamda, dün öğleden sonra enflasyon ve perakende satışlar verisi açıklanmadan 3,52 seviyelerinde olan USD/TL kuru, veri ile birlikte 3,48 seviyelerine kadar gevşediğini not etmek gerekiyor. Aynı zaman diliminde, borsalar şaha kalkarken, EUR/USD paritesi 1,13 seviyesini test ederek son 7 ayın zirvesine yükseldi; altının ons fiyatının ise dolar bazında ciddi anlamda dalgalandığına şahit olduk.

 

Faiz kararına bu psikoloji ile giren piyasalar, beklenildiği üzere, FED’den 25 baz puanlık bir artırımı görerek federal fonlama oranının da üst bandının % 1’den % 1,25’e yükseldiğine şahit oldu. FED üyelerinin ileriye dönük faiz beklentilerine baktığımızda, dünkü zayıf beklentilere rağmen, 2017 faiz beklentisi % 1,4 seviyesinde bulunuyor. Şu anda % 1,25 olan faizin bu yıl bir kez daha artırılmasına halen daha olanak tanındığını görüyoruz. Bardağın neresinden baktığımıza göre nokta grafiğin değişmediğini görüyoruz. Yani zayıf enflasyona rağmen FED yılın geriye kalanında 1 faiz artışı daha bekliyor. Dün gece basın toplantısında Başkan Yellen’e sorulan en önemli sorular arasında zayıf enflasyona rağmen faiz artışı neden yapıldığıydı. Yellen, bir aylık veriye önem verilmemesi gerektiğini, enflasyonun geçici nedenlerden ötürü bu ay aşağıya geldiği lakin orta vadeli olarak % 2 hedefine doğru yüründüğünü hatta bir noktada % 2 olan ana hedefin bile revize edilebileceği söyledi. Konuya bu şeklide baktığımızda akşam FED’in duruşu toplantı öncesinde güvercin beklentiden çok uzak olduğunu görüyoruz. Özellikle, piyasaların merak ettiği diğer bir husus ise, devasa büyüklüğe ulaşan bilançonun küçültmesi konusundaki yol haritası idi. FED’in elinde tuttuğu Hazine ve mortgage’e dayalı tahvillere ilişkin vadesi dolan kağıtların yeniden yatırılmaması üzerine bir bilanço küçültmeden bahsediliyor. Hazine tahvillerindeki azaltma 6 milyar USD’den başlatılarak 3’er aylık aralıklarla 6 milyar USD’lik dilimlerle 30 milyar USD’lik maksimum seviyeye çekilecek. Sonrasında da küçültme maksimum seviyede yapılacak. Aynı şey mortgage tabanlı tahvillerde 4 milyar USD ile başlayacak, 4’er milyarlık dilimlerle de 3 ayda bir artırılacak ve 20 milyar USD seviyesine kadar gidilecek. Buna ne zaman başlanacağı ve nerde bitirileceği henüz belli değil ancak ”yakın” bir zamanda başlanılacağına yer verildi.

 

Özetle, dün öğleden sonra düşük gelen enflasyon ardından neredeyse faiz artıran Yellen’den akşam özür dilemesini bekleyen piyasalar, istediğini tam olarak alamadı. Başkan Yellen, düşük gelen bir aylık veriye paralel çok gürültü patırtı çıkarılmaması gerektiğini söylemesi ve beraberinde bilanço küçültmeye yönelik takvim vermesini bizler güvercin bir duruş sergiledi şeklinde okuyamıyoruz. Dün 1,13 seviyesini test eden EUR/USD paritesi 1,1210 seviyelerine gerilerken, USD/TL kuru dün işaret ettiğimiz 3,48 seviyesinin hemen altından tekrar 3,49-3,50 aralığına toparladı. Piyasalar, var olan deli büyüklükte likiditeyi nereye park edeceğini bulamazken, özellikle yüksek getiri sunan gelişmekte olan ülke para birimlerine hücum etmeye devam edebileceklerini de düşünüyorum. Bir noktada “irrasyonel” olan bir iyimserlik yaşanıyor. ABD ekonomisi istenildiği kadar büyümezken, Borsalar rekor kırıyor. Demek ki, risk iştahı bol paradan dolayı gidecek delik arıyor. Yellen, bu bol paranın yakında sorun çıkarması endişesine karşı veya balonun şişmemesi için temkinli bir duruş sergilemeye çalıştığını görüyoruz. İrrasyonel coşkunun devam etmeyeceğini söyleyemiyorum. Özellikle USD/TL kurunda 3,4750 seviyesinin altında oyunun rengi değişebilir. Dün sabah teknik olarak yorumladığım USD/TL grafiğinde, 3,4850 seviyelerinden dolar alıp, 3,4750 seviyesine zarar durdur emri girilmesi koşulu ile uzun pozisyon denenebileceğini savunuyorduk. Havanın bu kadar olumlu olması nedenile bir miktar kenardan izlemenin de akıllıca olabileceğini düşünmeye başladık.

 

Tüm bu laf kalabalığını paketlediğimizde… Dünkü FED toplantısını güvercin olarak yorumlayamıyorum. Ancak, piyasalar FED’e şu anda inanmıyor. Başkan Yellen düşük faiz ve bol likiditenin ilerde sorun çıkarma ihtimaline karşı ufaktan adım atmak isteği görüntüsü çiziyor. Bu minvalde, EUR/USD paritesinde 1,1280 seviyesinin üzerinde kalıcılık görmeden EUR’nun değer kazanacağını söyleyemiyorum. USD/TL kurunda, 3,4750 seviyesi aşağıya geçilirse, TL’de ilave güçlenme görülme ihtimali yüksek görünüyor. Borsa cephesinde ise alım isteği psikolojik 100 bin üzerinde devam edebilir.

 

Bugün TCMB’nin olağan toplantısından özellikle faiz anlamında herhangi bir değişiklik beklemiyoruz. Geç likidite penceresi faiz oranı ile çok büyük bir esnekliğe sahip olan TCMB’nin bugün tüm faiz oranlarını sabit tutmasını ancak toplantı ardından yayımlanacak politika metnine biraz daha yumuşak ibareler ekleyebileceğini düşünüyoruz. Bu bağlamda, şu anda % 11,96 seviyesinde olan ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini kademeli olarak faiz koridorunun üzerinden borç vererek kademli olarak aşağıya çekip bu kadar olumlu piyasa koşullarında test yapabileceğini öngörüyoruz.

 

Ø  EUR/USD cephesinde 1,1280 üzerinde gecelik kapanış görmeden kalıcı yükselişten söz etmek şimdilik zor görünüyor

Kaynak: Reuters

 

Ø  USD/TL kurunda 3,4750 altında düşüş eğilimi sertleşebilir. Üzerinde kalabilirse, yükseliş eğilimi için zemin hazırlanacak. İlk hedefimiz 3,8900

Kaynak: Reuters,