Yanılmıyorsam 2007 yılında Belediyeler Yasası’nda yapılan bir değişiklikle belediyelerin emlak vergilerinden elde ettiği gelirin %15’i eğitime katkı olarak harcanması öngörüldü. Geçen bu on yıllık sürede bu emlak vergilerinin ne kadarı eğitime aktarıldığını denetleyen oldu mu?
Belediyelerin bağlı olduğu İçişleri Bakanlığı bu konuda belediyelere “yasal zorunluluk” olan eğitime %15 emlak vergisi katkısını yapıp yapmadığını sordu mu?
Ya da ülkede eğitimi yönettiğini iddia eden Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı, bu gelirin peşine düştü mü?
Belediyeler Yasası’nda yapılan değişiklik on yılı buldu. Bu on yılda Girne’de neredeyse boş arazi kalmadı. Ev ve apartmanlardan adım atacak yer yok. Okullara öğrenciler sığmaz oldu. Lefkoşa büyümeye devam ediyor. Hamit Mandrez ovaları ev doldu. Gönyeli desen Alayköy’e dayandı. Mağusa Salamis’e doğru ilerlemesini tamamladı, şimdi Lefkoşa’ya doğru büyüyor. Son on yılda yapılan konutların haddi hesabı yok.
Mesela ben merak ediyorum. Geçen bu on yılda 28 belediyenin elde ettiği emlak vergisi toplam ne kadardır? Bence büyük bir servettir. Ama bunu denetleyen yok, yasanın uygulanıp uygulanmadığını soran yok.
Girne en az iki okul istiyor. Mağusa yeni bir okul gerekir. Lefkoşa Yenikent bölgesindeki tek okul talebi karşılayamıyor, yeni bir okul lazım. Hal böyle iken belediyeler 1974 öncesinde kalan okulları yamalamakla uğraşıyor. Bunu da yapmak için Belediye Başkanı’nın insafına kalıyorsunuz. Okul müdürleri onun bunun arkasından koşmaktan, para dilenmekten usandı artık.
Ortada bir yasa var ve bu yasanın uygulanması için gılını gıbırdadan yok. Gerçekten her daim okullara yardımcı olan belediyeler de mevcuttur. Onların da hakkını yememek gerekir. Geçtiğimiz hafta içinde Pınarbaşı köyünde atıl durumda olan eski okul binası Dikmen Belediyesi’nin katkıları ile bir okul öncesi eğitim merkezine dönüştürüldü. Belediyenin 150 bin TL harcayarak bu okulu yeniden yarattığını öğreniyoruz.
Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı aslında bu Pınarbaşı’ndaki olayı dikkate alarak köylerde atıl vaziyette duran okulları 4 yaş ve 5 yaş olmak üzere okul öncesi merkezleri haline dönüştürebilir. Birçok köyde bu uygulama var. Bunu yaygınlaştırmak gerekir ve 4-5 yaşındaki çocukların sabahın köründe sıcacık yataklarından kaldırılıp taşımacılıkla merkez okullara taşınması da engellenmiş olur. Elbette bu atıl durumdaki okulların tadilatı için maddi kaynak gerekmektedir ancak hükümet edenlerin görevi de bu kaynağı yaratmaktır.
*******
Bu ülkede yıllardır istatistik özürlü yönetim anlayışı hakim olduğu için elde doğru dürüst bir bilgi yok. Dolayısı ile birçok şeyi de planlamanız mümkün değildir. Aslında olması gereken bütün belediyeler yıl içerisinde emlak vergisi gelirini kamuoyuna şeffaf bir şekilde duyurmalıdır. Böylelikle eğitime düşen payı da öğrenmiş oluruz. 2017-18 öğretim yılı başında Girne Belediye Başkanı Nidai Güngördü son 30 ayda Girne bölgesi okullarına 2 milyon 175 bin TL’lik yatırım yaptığını açıkladı. İyi güzel Nidai başkan teşekkür ederiz de, ne kadar emlak vergisi geliri elde ettiğini de söylesen çok daha iyi olmaz mıydı? Bu iki milyon devde kulak mıdır, yoksa devenin budu mudur?
Ortada bir yasa var. Çocuklarımızın daha iyi eğitim almasını, daha çağdaş daha güzel bir çevrede, daha modern okul binaları istiyorsak belediyelerin yasanın emrettiği şekilde eğitime gerekli katkıyı koyması gerekmektedir.
































