Sağlığımızı olumlu yönde etkileyen elmanın faydalarını az çok biliyoruz ama soyarak attığımız kabuğunun büyük önem taşıdığını daha önce duymuş muydunuz? Elma kabuğu elmanın içine nazaran daha çok antioksidana sahip. Şeker hastalığına karşı hem bir koruyucu hem de içindeki pektin sayesinde şekeri düşürücü etkisi bulunuyor. Ayrıca kolesterolü de düşürücü bir etkiye sahip. Bol posa içeriği sayesinde iştahı düşürür. Obeziteyle mücadelede önemli bir kaynaktır. Hareketsiz olan yaşam tarzımızdan dolayı kas erimesini engellediği için vücudumuzun daha iyi gözükmesini sağlar. Kanser hücrelerinin üremesini engellemeye yardımcı olan elma kabuğu, bu yönüyle de cilde sürüldüğünde deriyi gerginleştirmede ve kırışmaya karşı birebir etkili. Diş sağlığı için de elma kabuğu çok faydalı. Dişleri temizler ve diş etlerini güçlendirir. Elma, soğan ve çayda yüksek oranda bulunan kuersetin isimli madde, vücudu virüslere karşı koruyor. Kuersetin, bitkilerden türetilen birçok besin maddesinde bulunan flavonoid molekülleri grubunun bir üyesidir. Amerikan beslenme rejiminin günlük yaklaşık 25 mg. kuersetin içerdiği tahmin ediliyor. Araştırmalar kuersetinin; soğan, elma ve çayda yüksek oranda bulunduğunu gösteriyor. Ayrıca sarımsak, Brüksel lahanası, lahana, keçiyemişi, ıspanak, kuruyemiş ve tohumda da bulunuyor. Kuersetin, aynı zamanda flavonon glikosid içeren Ginkgo bilboa otu özütünün başlıca bileşenidir. Bazı diğer ot ilaçları da küçük miktarlarda kuersetin içeriyor. Yapılan araştırmalara göre; kuersetin, kanser ve kalpdamar hastalıklarıyla savaşta önemli bir rol oynuyor. Flavonoid (meyve ve sebzelerde yüksek oranda bulunan sarı-beyaz pigmentler) ailesine mensup olan kuersetin; akciğer kanserine yakalanma riskini yüzde 51 oranında azaltıyor. Araştırmalar, bu maddenin; kolon kanserine yakalanma riskini de yüzde 32 oranında azalttığını ortaya çıkardı. Bu flavonoid, özellikle sigara içen kadınların mide kanserine yakalanma ihtimalini de yüzde 80 azaltıyor. Kuersetin; prostat ve karaciğer kanserleriyle savaşta da etkili oluyor. Antioksidatif ve anti inflamatuar özellikler taşıyan kuersetin; hücre DNA'sını, kanseri tetikleyen tehlikeli mutasyonlardan koruyor. Kanser hücrelerinin çoğalmasını önlüyor. Bu arada kuersetin tümörlere doğrudan saldırmıyor, bunun yerine kanser hücrelerinin bölünmesini engelliyor. Pırasa, soğan ve elma kabuğunda bol miktarda bulunan kuersetin; yaşlanma etkilerini de önemli oranda geciktiriyor, kolesterol seviyesini düşürerek kardiyovasküler hastalıkları engelliyor. Ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu tehlikeli bakteri ve virüslere karşı koruyor. Hayvanlar üzerinde yapılan farklı çalışmalarda ise kuersetin maddesinin; hem tümör sayısını azalttığı, hem de tümörün boyutunu küçülttüğü anlaşılmıştır. Kuersetin maddesi, kanserli hücrelerin büyümesini engelliyor ancak sağlıklı hücrelere bir zarar vermiyor. Bu da kuersetinin toksik bir etkisi olmadığını gösteriyor.

































