Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Elektrik zammına öfke, sokağa taşındı

Sendikal Platform, elektriğe yapılan “yüzde 29’a varan zammın haksız ve fahiş” olduğunu savunarak dün Başbakanlık önünde ve Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği önünde protesto eylemi yaptı.
59 örgütün imza koyduğu muhtıranın Başbakanlığa sunulması öncesinde yapılan eylemde, siyah çelengi Başbakanlık içerisine koymak isteyen sendikacılara polis izin vermeyince, kısa süreli bir tartışma yaşandı, bunun üzerine sendikacılar siyah çelengi Başbakanlık avlusuna savurdu.
Sendikal Platform’un Başbakanlık önündeki eylemi, örgütlerin hazırladığı muhtıranın okunması ile sona erdi.
Sendikal Platform, elektrik zammıyla ilgili başlattığı eylem çerçevesinde dün öğle saatlerinde de Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği önünde eylem düzenledi.
Elçiliğin önüne siyah çelenk bırakıp, Büyükelçi Halil İbrahim Akça’ya muhtıra vermek isteyen sendika yetkilileri polis engeline takıldı.
Polisin engellemesi sonucu sendika ve STÖ yetkilileri siyah çelengi ve muhtırayı yolun ortasına bırakarak eyleme son verdi.

Bıçaklı: Siyasetçiler, muhalefette başka iktidarda başka

Başbakanlık önünde gerçekleştirilen protesto eyleminde Sendikal Platform adına konuşan Türk-Sen Genel Başkanı Arslan Bıçaklı, ülkedeki siyasetçilerin muhalefette başka iktidarda başka türlü davrandığını, dik duruş sergilenemediğini savunarak, bugün hükümette olan siyasi partilerin daha kısa bir süre önce eylemlerde sendikaların yanında olduğunu ancak şimdi önceki hükümet gibi davrandığını ifade etti. Çalışanlara kaç yıldır artış yapılmadığını ancak zamların sürdüğünü, bu son elektrik zammının da sadece elektrikle kalmayacağını tüm sektörlere yansıyacağına işaret eden Bıçaklı, çalışanların alım gücünün giderek azaltıldığını vurguladı.

Enerji özelleştirilmeye çalışılıyor
Arslan Bıçaklı, ülkede bir oyun oynandığını, önce ulaşımın, sonra sağlık ve eğitimin şimdi de enerjinin özelleştirilmeye çalışıldığını savunarak, bunun bedelini geçmiş hükümetin ödediğini söyledi.
Özerkleştirme Yasa Tasarısı’nı Meclis’e taşıyan iki partinin şu anda hükümette olduğunu ve bu tasarıyı şu anda yasallaştırabileceğini, ancak engelleyen varsa bunun açıkça toplumla paylaşılması gerektiğini ifade eden Bıçaklı, zammın gerekli olduğu açıklamalarına katılmadığını, devletin kuruma olan borcunu ödemesi gerektiğini kaydetti.
Bıçaklı, devletin Kıb-Tek’e olan borcunu ödemesi ve AKSA anlaşmasının feshedilmesi halinde sorun kalmayacağını öne sürdü.
Bıçaklı, eyleme 59 örgütün  destek verdiğini, ancak kimsenin sayının azlığına bakarak aldanmaması gerektiğini, bugün verilen mesajın iyi alınmaması durumunda ileriki günlerde geçmiş hükümete yaptıklarının fazlasını yapacaklarını ifade ederek, ülkeye ve kurumlara sahip çıkacaklarını, muhalefette başka iktidarda başka davranılmasına müsaade etmeyeceklerini vurguladı.
Bıçaklı’nın ardından örgütlerin hazırladığı muhtırayı Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Başkanı Hürrem Tulga okudu.

Siyah çelengi ve muhtırayı yolun ortasına bıraktılar
Sendikal Platform, elektrik zammıyla ilgili başlattığı eylem çerçevesinde dün Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği önünde de eylem düzenledi.
Elçiliğin önüne siyah çelenk bırakıp, Büyükelçi Halil İbrahim Akça’ya muhtıra vermek isteyen sendika yetkilileri polis engeline takıldı.
Polisin engellemesi sonucu sendika ve STÖ yetkilileri siyah çelengi ve muhtırayı yolun ortasına bırakarak eyleme son verdi.

Varoğlu: Zam insafsızca
Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği önünde düzenlenen eylemde, Sendikal Platform adına konuşan
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Başkanı Güven Varoğlu, yapılan insafsız elektrik zammı nedeniyle meydanlarda olduklarını söyleyerek, zammın halkı, esnafı, öğretmeni, işçiyi ve toplumun her kesimin etkilediğini kaydetti.
Maaşlara tek kuruş artış yapılmadan elektriğe zammın insafsızca ve vicdansızca olduğunu ifade eden Varoğlu, Kıb-Tek’in kapatılmasının hazırlıklarının yapıldığını savundu.
59 örgütün imza koyduğu muhtırayı Başbakanlıkta verecek muhatap bulamadıklarını ve Başbakana mesajın başka yollarla iletildiğini anlatan Varoğlu, “kalkınma” adı altında topluma bir paket dayatılmaya çalışıldığını, fakat halkın bu zammı kabul etmeyeceğini söyledi.

“Bir dahaki eylemler kitlesel olacak”
Güven Varoğlu, dün gerçekleştirdikleri eylemlerin istişare düzeyde, talep ve önerileri iletmek için yapıldığını anlatarak, bundan sonra gerçekleşecek eylemlerin kitlesel eylemler olacağını söyledi. Varoğlu, elektrik zammının geri alınmasını talep etti.
Demokratik kurallar çerçevesinde toplantı ve gösteri yapma haklarını kullanmak istediklerini söyleyen, Varoğlu Elçiliğin kapısına siyah çelenk bırakılacağını da kaydetti.
Varoğlu’nun konuşmasının ardından polis eylemcilerin yolun karşı tarafına geçip siyah çelenk koymasına ve muhtırayı teslim etmesine izin vermedi.
Eylemciler de çelengi ve muhtıra zarfını yolun ortasında bırakarak eyleme son verdi.

Muhtıra
Başbakanlığa verilen ve 59 örgütün imza koyduğu muhtıranın tam metni şöyle:
“%29’a varan haksız ve fahiş Elektrik zammının derhal geri alınması.
Kamu kurum ve kuruluşları ile Belediyelerin, Kıb-Tek’e olan borçlarının faizleriyle birlikte 30 ay içerisinde ödenebilmesine yönelik olarak 2014 yılına düşen kısmın, 2014 yıl mali bütçesine ödenek olarak konması.
AKSA’nın alım garantili sözleşmesinin iptal edilmesi veya AKSA’nın ağır ihmali nedeniyle yaratmış olduğu çevre felaketinde ortaya çıkan zarara karşılık olarak kamulaştırılması. (2014 yılı sonuna kadar)
Elektrik borcunu ödemeyen ayrıcalıklı kesimin derhal borcunu ödemesinin sağlanması. Ödemedikleri takdirde bunların elektrikleri kitlesel eylemlerle birlikte kesilecektir. (1 Aralık 2013’e kadar)
Kıb-Tek’in iyi yönetilmediği gerçeğinden hareketle tarafsız mali denetim yapılması ve kurumu zarara uğratan yöneticilerin aleyhinde yargısal işlem başlatılmalıdır. (2014 yılı ilk altı ayı içinde)
Kıb-Tek’in faturalama anında değil, tahsilat anında KDV yükümlüğü doğacak şekilde, KDV yasasında gerekli değişiklik yapılmalıdır. (2014 Ocak sonuna kadar)
El-Sen’in önerisi olan ve aynı zamanda hükümet programında da yer alan Kıb-Tek’in özerkleştirilmesine ilişkin yasal değişikliğin derhal yasalaştırılması ve Kıb-Tek’in faaliyet sürdürdüğü elektrik üretim, iletim dağıtım ve tahsilat görevlerinin özel sektöre açılmayacağı konusunda hükümetin karar üretmesi. (2014 Şubat sonuna kadar)
Alım gücünün düştüğü, işsizliğin arttığı, ekonominin daraldığı bir dönemde hükümetin elektriğe yaptığı %29’lara varan zam kabul edilemez. Borçları tahsil etme girişiminde dahi bulunmadan, dar gelirli vatandaşın kapısına dayanılması haksız ve adaletsiz bir uygulamadır. Ayrıca, elektriğin temel üretim maliyeti olmasından dolayı bu zammın domino taşı etkisi yapacağı ve ekonomik bir yıkıma sebep olacağı, üretimin ve hizmetlerin durma noktasına geleceği ortadadır.
Kıb-Tek’i özelleştirme hedefine bugüne kadar ulaşamayan AKP hükümeti ve destekçileri, bu zam aracılığıyla halkın iradesine yön vererek elektrikte özel tekel yaratma hevesindedir. Amaç, yapılan zam ile halkın Kıb-Tek’e daha fazla sahip çıkmasını engellemektir. Bu, Kıbrıs Türk halkının özvarlıklarına yönelik kendi kendini yönetme hakkına karşı yapılan bir dayatmadır. Bu halk bu dayatmalara teslim olmayacaktır.
Belli çevreler zammın ve özel tekel yaratmanın alternatifsiz seçenek olduğunu yaymaya çalışsa da, Kıbrıs Türk halkı bu konudaki bilgi kirliliğinin ve manipülasyonların maksatlı olduğunun farkındadır. Hiç düşünmeden, hiç tartışmadan, katılımı sağlamadan, doğrudan sıradan vatandaşın cebine göz dikmek en hafif tabiriyle insafsızlıktır. Bu zam ile Kıbrıs Türk halkının neye razı edilmeye çalışıldığı altı çizilmesi gereken bir konudur. Özelleştirmenin olması halinde, “Elektrik fiyatı yarı yarıya inecek”, “Türkiye’den kablo gelirse, elektrik çok ucuzlayacak” gibi argümanların gerçekliğini halkımız Ercan ve KTHY örneğinde test etmiştir. Kıbrıs Türk halkının dünyada en büyük suç sayıldığı halde, özel tekel yaratmak adına yapılan bu tür içi boş reklamlara karnı toktur.
AKSA Enerji Üretim A.Ş. ile yapılan alım garantili sözleşmeden dolayı Kıb-Tek’in kapasite kullanımı engellenmekte ve elektrik üretiminde büyük maliyet artışlarına neden olmaktadır. Dolayısıyla bu sözleşmenin artık gündeme gelmesi gereklidir. Diğer yandan insan ve çevre sağlığı dikkate alınarak ilerde teknolojinin gelişimi ile daha ucuz enerji maliyetine katkı sağlanması için devlet ticari amaçlı olmayan sadece binalarda güneş enerjisi üretimini teşvik etmelidir.
Yukarıdaki taleplerimizle ilgili belirtilen tarihler çerçevesinde hükümetinizin adım atmaması halinde aşağıda imzası bulunan örgütler olarak her türde ve her şiddette eylemler gerçekleştireceğimizi beyan ederiz.”