İngiltere’de hayatı en çok etkileyen grevler tren çalışanlarının yaptığı grevler olur. En azından benim gözlemim bu… Özellikle Londra’da hayat durur, tam bir kaos yaşanır. Trenler çalışmadığı için otobüsler hınca hınç dolar, saatlerce otobüse binmek için yol boyunca uzanan sıralarda beklersiniz. İşe gitmek ve gelmek tam bir işkenceye dönüşür.
Bir de çiftçilerin eylemleri etkili olur. Binlerce traktör ve benzeri araçlar Londra’nın bazı önemli caddelerini kapatır.
İngiltere’de öğretmenlerin ve sağlık çalışanlarının da grevleri ve eylemleri olur. 2023’ün ilk aylarında maaş artışı için arka arkaya yapılan öğretmen grevleri etkili olmuştu. Yaklaşık 23 bin 500 okul, öğretmenlerin yaptığı grevlerden etkilenmişti.Bugünlerde yine maaş artışı ile ilgili öğretmen sendikalarının hükümete grev uyarısı yaptığını görüyoruz. İngiltere’nin en önemli öğretmen sendikalarından NASUWT geçtiğimiz günlerde yapılan yıllık kongresinde grev ile ilgili öğretmenlerden görüş alınması kararı aldı.
Yine ayni şekilde sağlık çalışanları 7 Nisan’dan itibaren bir haftalık bir greve başlıyorlar.
Daha da ilginç olanı geçtiğimiz haftalarda bizim oğlanın okuldan bir mesaj geldi. Ramazan Bayramı’nın ilk günü için… Mesajda şöyle diyordu: “Okulumuzda 24 tane Müslüman öğretmen vardır, onlar bayramlarını kutlayacak olması dolayısı ile 10 ve 12’nci sınıflarda dersler yapılamayacaktır, çocuklar okula gelmesin”. Bayramın birinci günü bizim oğlan okula gitmedi.
Peki grev ne için yapılır, kime karşı yapılır? Grev hükümete karşı veya işverene karşı, var olan sorunları çözmek için yapılır.
Yani anlayacağınız eğitimde ya da sağlıkta grev yapılmaz diye bir kaide yoktur. Grev yapılır, oluşacak sorunları gidermek hükümetlerin görevidir. Vatandaşın çocuklarının eğitimi ile ilgili hassasiyetini anlıyorum. Ben de çocuğu okula giden biri olarak, birçok vatandaşın greve neden olana değil de, grev yapana tepki göstermesinden şunu anlıyorum: “Ben bu hükümetten bir beklentim yok, bu eğitim kayıplarını giderecek planlamayı yapamazlar bari siz grev yapmayın”.
KKTC genelinde konuyu somuta indirgeyelim. Konumuz eğitim olduğu için eğitim üzerinden konuya bakalım. Sendikalar genel grev kararı aldı mı? Aldı. Okullar etkilenecek mi? Evet…
Peki bu noktadan sonra eğitimi yönettiğini iddia eden Eğitim Bakanlığı devreye girmesi gerekmiyor mu? Eğitimde yeniden bir düzenleme ve planlama yapması kaçınılmazdır. Sınavsa sınav, ders kaybı ise ders kaybı… Bunları düşünerek Akademik Takvim yeniden şekillenmesi gerekiyor.
Geçen hafta ortaöğretimde sınav haftasıymış. Genel grev dolayısı ile bazı sınavlar yapılamadı. Peki grevin olmadığı günlerde sınavlar niçin yapılmadı? Yani 2-3 Nisan’da sınavlar niye yapılmadı? Engel olan neydi?
Eğitim Bakanlığı’ndan ciddi bir planlama ve organizasyon beklenirken, sendikaların bir hafta öncesinden açıkladığı yeni genel grev gününe yine bir sınav koyuluyor. Peki burada bir art niyet yok mudur? Yani eğitimde ciddi bir planlama derdinde olanlar böyle bir karar alır mı? Buradaki amaç belli ki vatandaş ile öğretmeni karşı karşıya getirmek…
Halbuki burada yapılabilecek en akılcıl karar, grevler dolayısı ile yaşanan kaybı gidermek için, yıl içindeki öğretim süresini3-5 gün ileriye kaydırmaktı. Hem eğitim kayıpları giderilir, hem sınavlar daha sakin bir ortamda yapılabilirdi.
… Ama ortada bir iyi niyet yok. Amaç eğitimde iyi bir şey yapmaktan çok, bir siyasi rant elde etme…
































