Bağımsız milletvekillerinin desteği ile ayakta duran UBP-DP azınlık hükümeti, Nisan 2016’dan beri ülkeyi yönetiyor. Neredeyse 15 aydır hükümette… Önümüzdeki bir yıl içinde de seçimler var. Hal böyle olunca 15 ay önce kurulan bağımsız destekli UBP-DP hükümetinin eğitim adına ne vaat etmiş, ne yapmış, ne yapmamış diye hükümet programına bir göz attım. Hangilerinin yapıldığı ile ilgili fikir edinmeniz için hükümet programından alıntılar yapıp sizlerle paylaşmak istiyorum.
******
-Milli Eğitim sistemi bilimsel verilere dayandırılarak yapılandırılacak, Atatürk İlke ve Devrimleri temelinde laiklik anlayışına uygun, ülke ihtiyaçları göz önünde bulundurularak şekillendirilecektir.
Hükümet programında laikliğe vurgu yapılıyor ama Kur’an Kursları’nın yasallaşması için uğraşan bir hükümet var karşımızda…
– Tam gün eğitime geçmek için alt-yapı çalışmaları başlatılacaktır.
Bırakınız alt yapı çalışmalarının başlatılmasını, bazı okulları kapatıp öğretmen ve müdür tasarrufu yapma niyetinde olan bir hükümet var karşımızda… Bir de kapanacak okulların arazilerinin birilerine peşkeş çekilmesi tartışmaları var.
– Talim ve Terbiye Dairesi, Talim ve Terbiye Kurul Başkanlığı’na dönüştürülüp ‘Araştırma ve Geliştirme Birimi’ ile ‘Ölçme ve Değerlendirme Birimi’ kurulacaktır.
Bırakınız bunların olmasını, Talim ve Terbiye Kurulu iki kişi ile görev yapmaya çalışıyor. Hala kurul üyeleri bile tamamlanmamıştır.
-Yükseköğrenimde nicel değil nitel büyümeye önem verilecektir. Yükseköğrenime geçiş yeniden yapılandırılacaktır.
Ülkede şu an itibarı ile 15 üniversite faaliyette. Yeni öğretim yılında 15’i YÖK, 2’si de YÖDAK onaylı 17 üniversite öğretime başlayabilir. Nitel büyüme bunun neresinde? Ayrıca yükseköğretime geçişte “her isteyen istediği üniversiteye girer” anlayışı devam etmektedir. Yapılandırmadan bahsetmek mümkün değil…
– Burs Tüzüğünün yanında Öğrenim Kredisi Tüzüğü de hayata geçirilecektir.
Burs Tüzüğü değiştirildi ve öğrencilere verilen burslar azaltıldı. Bununla kalmayıp üç aylık yaz döneminde verilen bursların %50’si verilmeye başlandı. Öğrenim Kredisi Tüzüğü hayata bir türlü geçemedi.
-Gerek kamu gerekse özel okullar için Fırsat Eşitliği Politikası geliştirilecektir. Gerek özel gerekse kamu okullarında okulların farklı kategorilerde Performans ve veya Başarı değerlendirilmeleri yapılarak toplumla paylaşılacaktır.
Kamusal eğitim üvey evlat muamelesi gördüğü için bırakınız fırsat eşitliğini, kamu okulları ile özel okullar arasındaki eşitsizlik her geçen gün artıyor. İlk ve orta öğretimde öğrenim gören yaklaşık 48 bin öğrencinin %20’den fazlası artık özel okullara gidiyor.
– Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı günlük okul işlerine karışan, müdahale eden ve sorunları çözmeye çalışan bir kurum olmaktan çıkarıp, eğitime yön veren, temel politikaları belirleyen verimli bir kurum haline getirilecektir.
Ne yazık ki Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı tam da bunları yapmakta başka bir şey yapmadı, yapamadı. Günlük sorunlarla ilgilenme, yandaşlara ihale verme, işe alma işleri ile uğraştı. Ha bir de son günlerde “okulları kapatacağız” diyerek vatandaşları huzursuz ettiler.
Ne yazık ki durun bu!
































