Eğitim şurası hazırlıkları başladı. KKTC Milli Eğitim Bakanlığı 10-14 Mart 2014 tarihlerinde Gazimağusa Rauf Raif Denktaş Kongre ve Kültür Sarayı’nda “V. Milli Eğitim Şura”sı düzenliyor. IV. Eğitim Şurası 24 Mart 2005’te yapılmıştı. 3 gün sürmesi beklenen IV. şura, komisyonların çalışmalarına olanak vermek üzere yaklaşık 1 ay uzatılmıştı.
IV. şurada alınan kararlardan en önemli olanları uygulamaya hiç geçmedi, geçenlerin çoğu da bir iki yıl sonra uygulamadan kaldırıldı. Örneğin tam gün eğitime (ilginç bir kavram) geçilmesi kararı alınmıştı ama geçilmedi. Bu amaçla OGEM projesi hazırlandı. Şu anda TDP Başkanı olan Sayın Cemal Özyiğit’in müdürü olduğu Şht. Ertuğrul İlkokulu’nda uygulamaya kondu ancak iki yıl sonra UBP hükümeti döneminde uygulama sona erdi.
IV. şurada Özel Eğitim Yasası hazırlanması kararı alınmıştı. 2008 yılında yasa hazırlandı ancak sonrasında rafa kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde Özel Eğitim Dairesi kurulması kararı da alınmıştı ancak hayata geçmedi.
İlkokul sonunda yer alan kolej giriş sınavının kaldırılarak 8 yıllık temel eğitim sonunda yapılması kararı alınmıştı. Bu karar sonrası ilkokul mezunlarına diploma verme kaldırıldı ve yerine tamamlama belgesi verilmeye başlandı. 8 yıllık kesintisiz eğitim hala devam etmekte ancak kolej giriş sınavının ilköğretim sonrasında yapılma uygulaması rafa kaldırıldı. İlkokul sonrası tamamlama belgesi verilmesineyse devam edilmekte.
Kolejlerin orta bölümlerinin kapatılması (veya her yerde açılması/yaygınlaştırılması) ve akademik sınıf uygulamasına geçilme kararı üretilmişti. Kolejlerin orta bölümleri yaygınlaştırıldı fakat daha sonra bu uygulama kaldırılarak, kolejlerin orta bölümleri yeniden açıldı.
İlkokullarda rehberlik hizmeti verilmesi kararı üretildi fakat hiç hayata geçmedi. Hala daha ilkokullarda ‘Rehber ve Psikolojik Danışman’ kadrosu yok. Dil komisyonu dört dil becerisinde değerlendirme yapılması kararı üretmiş ancak bu karar da hayata geçmedi.
Ve eğitim sisteminin niteliğinin arttırılmasına yönelik pek çok karar daha üretilmişti ancak çoğu uygulamaya geçmedi; geçenlerin çoğu da bir süre sonra rafa kaldırıldı. Şura kararları tavsiye niteliklidir, uygulayıcıların söz konusu kararları uygulamaya geçirme zorunluluğu yok.
V. Milli Eğitim Şurası düzenlemeye aslında hiç gerek yok. Tavsiye nitelikli alınacak kararların “sanayi toplumu öncesi yapılanma”yla yönetilen bu ülkede, hiç bir işe yaramayacağı ve kararların bu nedenle hayata geçmeyeceği kesin. Yaşam izin verirse hep birlikte şahit olacağız. Yanılıyor olmayı istediğimizi de belirtelim.
Neden şuraya gerek olmadığını bu köşenin takipçileri kestirebilir. Şuraya gerek yok çünkü buralarda eğitim, bilimsel temeller üzerine yapılandırılmamıştır. Eğitimi yöneten üst kademe yöneticileri hiç bir zaman ne yazık ki “eğitim bilimi” ile ilgili bir alandan olmamıştır, bu nedenle de eğitim literatürüne bırakın hakim olmayı, yakın bile değiller. Bu nedenle de eğitimi el yordamıyla kurguladılar.
Eğer literatüre hakim olunsaydı önce ülkenin sosyal, ekonomik, politik ve coğrafik analizleriyle işe başlayacaklardı. En önemli referans noktası söz konusu analiz sonuçlarıdır. Ülkenin ekonomik özelikleri en temel olanıdır. Ülkenin kalkınması için nasıl bir ekonomik yapı kurgulanmalıdır? Bu sorunun cevabına göre eğitim sistemi oluşturulmalı.
Nasıl bir lise veya meslek lisesi bölümü açılacak? Mezunların nitelikleri nasıl olacak? Buna paralel hangi tip üniversite bölümlerine ihtiyaç olacak? Hangi bölümler açılacak? İşe buradan başlanmalı.
Daha sonra geriye doğru giderek söz konusu lise veya meslek lisesine gidecek olan öğrencilerde ortaokul sonunda ne gibi kazanımlar olmalı? Ve bu ortaokullara gidecek ilkokul öğrencilerinde ne gibi kazanımlar veya davranışlar olmalı? Bunlara karar verilmeli.
Şuralar herhangi bir ülkede bu tür analizler yapıldıktan sonra anlamlı olur. Hangi tip okullar ve hangi niteliklere sahip bireylere ihtiyaç olduğu belirlendikten sonra. Sonrasında da okulöncesinden üniversiteye kadar öğretim programları, ders kitapları, bina araç-gereç, donanım, yasa, yönetmelik ve tüzükler, öğretmen niteliklerinin nasıl olması gerektiğine karar verilmesi için şura düzenlenmelidir.
Öte yandan şura düzenlemek için gerekli bir nokta da şudur; eğitim devlet politikası olarak kabul edilmelidir. Eğer eğitim devlet politikası olarak kabul edilmezse şuraların hiçbir anlamı olmaz; tıpkı KKTC’de olduğu gibi. IV. şurada alınan kararların hayata geçmemesinin nedeni de budur. Çünkü şurayı başka bir siyasal parti düzenlemiş ve kararları onlar almıştı. Hükümete gelen diğer siyasal parti de kararları rafa kaldırmıştı. Halbuki örneğin Japonya’da olduğu gibi eğitim devlet politikası olsaydı yeni gelen siyasal parti, diğerinin bıraktığı yerden, yapılanlardan aynen devam edecekti.
Binanın planı hazırlanmadan, odaların iç tasarımlarının nasıl olacağıyla ilgili toplantının ne kadar anlamı varsa şuranın gerekliliği ve yerindeliği de o kadar doğrudur.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























