Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

EĞER YORGO’YU KURTARSAYDIK…

ABD Dışişleri Bakanlığı,  Albaylar Cuntası Başkanı Dimitrios İoannidis’e “yanlış yaptın, Türkler harekete geçecek” demiş.

Darbeci İoannidis “siz bu işleri bilmiyorsunuz, Türkler “bu onların iç meselesidir karışmayacağız” açıklaması yaptılar, karışmayacaklar” yanıtı vermiş.
Bu konuşma 17 Temmuz’da oldu.
Malum 20 Temmuz’da Türk askeri adaya çıkarma yapmaya başladı.
Merak ettiğim konu şudur;
Amacı kanlı bir şekilde Enosis’i sağlamak olan darbe niye Rumların iç meselesi sayılmıştı?
Darbecilerin bir amacı da adadaki Türk varlığını ortadan kaldırmak olduğuna göre niye darbe iç mesele olarak görülmüştü?
Aşağıdaki yazı 9 yıl önce yine böylesi bir yıl dönümünde kaleme alındı.
Konu da, sorular da güncelliğini koruyor…

      ***

“Eski bir mücahit komutanından dinlemiştim olayı.
15 Temmuz darbesi başladığında köydeki mücahitleri alarma geçirmiş ve mevzilerde çatışma pozisyonu almışlardı.
Merkezden “siz karışmayın bu Rumların iç meselesidir, pozisyonunuzu koruyun” emri gelmişti.
“Bulunduğumuz bölgeden yüzlerce Yunan askeri Baf’a doğru geçti. Yanlarında ağır silahlar da vardı. Belli ki Baf’ta toplanan direnişçilere gidiyorlardı. Biz sadece izledik. Bizi kontrol altında tutmak için bir manga asker bıraktılar ve yollarına devam ettiler” diye anlatmıştı.
Anlattıkları arasında beni en çok etkileyen olay 19 Temmuz sabahı olmuştu.
Mücahitler, köyün dağ tarafından bir kişiyi, köye girmeye çalışırken yakalamışlardı.
Adamın hali perişandı ve kolunda yarası vardı.
Yapılan aramada sadece küçük bir bıçak çıkmıştı üzerinden.
“Adamı sorguladım. Adı Yorgo idi. Solcuydu ve Trodos tarafında Yunan askerleriyle çatışmışlardı. Tam teçhizatlı Yunan askerleri bunları ezip geçmişti. Arkadaşlarının çoğu öldü. Kalanlar etrafa dağıldılar. Baf’a gitmek istiyordu ama arada darbeciler vardı. Birkaç günlüğüne bize sığınmak istedi. Sonra dağ yollarında Baf’a ulaşmayı düşünüyordu. Durumu merkeze bildirdik. “Gönderin gitsin” dediler.
Mücahitlere yanına su ve yiyecek vermelerini ve göndermeleri emrini verdim.
Keşke bu emri vermeseydim. Yürüdü ve anayola yakın bir yerde konuşlanan Yunan askerlerinin üzerine çıktı. Anında infaz ettiler. Silah seslerinden, kurşuna dizdiklerini anladık.”

      ***

20 Temmuz Harekatı adada can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla yapıldı.
20 Temmuz’un gerekçesi 15 Temmuz’dur.
Eski Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides’in değimi ile “20 Temmuz’u doğuran neden 15 Temmuz’dur.”
15 Temmuz sadece Kıbrıslı Türkler için değil Kıbrıslı Rumlar için de büyük bir tehlike idi.
Nitekim yüzlerce Kıbrıslı Rum solcu veya Makariyosçu oldukları için öldürüldüler.
20 Temmuz’da şafak vakti ordu Kıbrıs’a çıkmaya başladığında “şükür ki geldiler de bizi faşistlerden kurtaracaklar” diyen birçok Rum’un olduğu hep anlatılır.
Bugüne kadar hiç konuşulmadı ve tartışılmadı.
15 Temmuz darbesini “Rumların iç sorunu” saymanın gerekçesi ne idi?
Darbecilerin ikinci planının Kıbrıslı Türkleri ortadan kaldırmak olduğuna göre niye darbe karşıtlarına yardım edilmedi?
20 Temmuz Harekatı’nı planlayanlar niye darbecilerle darbe karşıtlarını ayırmadı ve harekatı topyekun bir Rum-Türk savaşına dönüştürdü?

       ***

Tarih tartışabilen ve ders alabilenler için muazzam bir öğretmendir.
20 Temmuz’un üzerinden 31 yıl geçti.
Ders çıkarılması için yeterli bir süredir diye düşünüyorum.
Eğer 20 Temmuz Harekatı topyekun bir Türk-Rum savaşına dönüştürülmeseydi ve Yorgo kurtarılsaydı belki de bugün karşımızda solcusuyla-sağcısıyla blok bir Rum-Yunan cephesi de olmazdı diye düşünüyorum…”