Köşe Yazarları

DURUN BAKALIM NE OLACAK?







Virüsün de etkisiyle hem çok sıkıntılı hem de “ölü” denecek kadar kısır bir yaz dönemi geçiriyoruz.

Doğrusu şu ki Türk’ü Rum’u ile Kıbrıs halkı böyle bir felaketle bu kadar iç içe yaşamadı. Kendi ölümünü bu kadar yakınında hissetmedi.. Ve bu kadar çok korkmadı.

Ne var ki koalisyon hükümeti beklemediğimiz hatta alışkın olmadığımız bir başarıyla ve tabi halkın sağduyusunu da yanına alarak bu büyük felaketi atlatmayı başardı..

Ne var ki sosyoekonomik yönden hasarı büyük oldu! Bundan sonra da “virüs olayı sonlandı” açıklaması yapılmadan KKTC’nin istikrara kavuşması dolayısıyla ekonominin çarklarının tekrar dönmesi kolay olmayacak.

Özellikle turizm bu yıl kayıplar hanesine zararları ile kazınırken, eğitim öğretim de bu kayıplar hanesine kazınan bir diğer önemli kurum oldu..

***

Sn. Başbakan Tatar Geçen Cuma böylesi kuşku ve düşünlerin hâlâ giderilmediği gerçeklerde davet üzerine bir günlüğüne Ankara’ya ziyaret’te bulunduydu. Başta Erdoğan olmak üzere oradaki devlet ricali ile daha önce de gündemde olan Maraş’ın açılmasını, Pandemi Hastahanesinin yapımına başlanacağını, yanı sıra Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin müzakere edildiği haberleriyle ile de ayni gün geri döndüydü..          Sözünü ettiği bu üç konunun her birinin kendi içlerinde çok önemli olduğunu söylemeye gerek yoktur.

Fakat bir pandemi hastahanesinin yapılmasına hatta çok da geç kalındı derken, Maraş’ın açılması ile Doğu Akdeniz’de nevtex’li sıcak ve tehlikeli gelişmelere tabi ki “aman ne güzel” diyemiyoruz! Hatta büyük kuşku duyuyoruz!

Çünkü Kıbrıs sorunu nedeniyle birbirlerine “hasım taraflar,” olası bir sonucu artık kolay kolay değiştiremeyecekleri kararlılıklarıyla kartlarını açtılar.                 Kısaca “barış” umudunu bu kez de Doğu Akdeniz’e gömdüler. Şöyle ki Rum tarafının Fransa ile askeri işbirliği yapması ötesinde Fransa’nın hem Güney’de üslenmesi hem de Rum ordusu ile askeri tatbikat yapacak kadar olayları dikip gerginleştirmeleri gerçeğinde!

Ne var ki Ankara bir yandan da Atina ile müzakerelere hazırlanıyor. Hazırlanıyor da Türkiye’ye 12 Km. mesafedeki Meis adasının çevresini bile Yunanistan’a ait karasularıyla sarmalayıp TC’nin Güney’deki 400 kilometrelik kıyı şeridine nanik çeken Yunanistan’la neyin müzakeresi yapılacak ki?

Bence “barışçı çözüm olasılığı” Güney Rum yönetimi, Fransa, Mısır, Yunanistan ittifakı nedeniyle 46 yıl geriye gitti.

Kıbrıs’ta Rum’un pişirip kortardığı fesat tohumları çoktan yeşerdi şimdi savaş olasılığını çağırıyor!

***

VE doğrusu sorma hakkımız dünden çok daha zorunlu oldu. Şöyle ki:                               Peki ama biz Kıbrıs Türklerinin hali ne olacak?                                                          Ekimde Cumhurbaşkanlığı seçimi için oylama var. Merak ediyorum bu koşullarda hangi aday ne söyleyecek? Neyi vaat edecek? Seçmeni sandığa oy vermeye davet ederken hangi nedenleri ortaya koyacak?

Mesela Sn. Tatar şöyle mi diyecek? “Eğer seçilirsem yine Türkiye ile sıkı işbirliğinde çalışacağım, Ankara’nın çizdiği politikadan bir santim öteye kaymayacağım, söz veriyorum” mu diyecek?

Yada Sn. Akıncı beş yıldır kapsamında Crans Montana müzakerelerinin olmasına hatta çözüme ramak kalmasına karşılık Rum tarafını ikna edemediğinin hikâyesini anlatırken, “fakat beni seçerseniz bu kez size çözüm vaat ediyorum” mu diyecek?

Veya Sn. Kudret Özersay “ben BM’ler Genel Kurul Başkanı olan Volkan Bozkır’ı da yanıma alarak sorunu kaynağında çözeceğim” mi diyecek?

Ya Erhürman? Veya adaylığa yeni duhul eyleyen Serdar Denktaş?

TABİ ki “çözüm” konusunda umutsuzum. Çünkü taraflar umut beslemek için tek neden bırakmadılar.. Üstelik artık karşımızda Güneyin zımbırtısı bir Rum toplumu yoktur! Fransa, Mısır, Rusya, İsrail, Almanya tarafından da desteklenen Libya’nın darbeci Hafter’i bile vardır!

Tutun ki son çarede “durun bakalım ne olacak” deyiverelim!

***

BAŞSAĞLIĞI: Geç kaldım ama doğrusu Diyalog gazetesi genel müdürü Reşat Akar’ın ağabeyi Mustafa Erdoğan Akar’ın Allah’ın rahmetine kavuştuğunu bugün öğrendim.

Müteveffaya Allah’tan rahmet diler Gazeteci refikimiz Reşat Akar’a ve Akar ailesine başsağlıkları dilerim..

 

 

 








Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu