Dünya piyasalarının çok hassas olduğu bir döneme girdik. Dünya Bankası’nın yıllık raporunda 2015 yılı için büyüme tahmini revize edilerek %3,4’ten %3’e çekildi. 2016 yılı için ise %3,5’ten %3,2’ye düşürüldü. Petrol fiyatlarının gerilemesiyle dünyanın ekonomik olarak büyümesi beklenirken aksine küçülme beklenmekte.
Ekonomik büyümeye büyük etki eden petrol fiyatlarının düşüşü olmasaydı ekonomik büyüme revizyonu herhalde %2,3’e düşürülürdü. Euro Bölgesi, Japonya, Çin ve Rusya ekonomilerinde ki zayıflık düşen petrol fiyatları, güçlenen ABD Doları ve gelişmiş ülkeler arasında hızla artan ekonomik farklılıklar dünya ekonomik büyümenin önündeki en büyük engellerdir. Petrol Eylül 2014 ayından bu yana %55 geriledi. Bu petrol ihraç eden ülkelerin ekonomilerini olumsuz yönde etkilerken küresel ekonomi hem bugün hem de önümüzdeki yıllar itibariyle destekler durumdadır. Fakat dünya ekonomik görünümü durgunluğu işaret etmektedir. Bu durgunluk ise gerileyen petrol fiyatlarının yansıttığı olumlu ekonomik desteği kontralamaktadır. Petrol fiyatlarının bir süre daha düşük kalması ve/veya dalgalı seyir izlemesi kuvvetle muhtemeldir. Bu durum dünya ekonomisi için bir risk oluşturmaktadır. Şu anda petrole talep azalmış, petrol arzı artmıştır. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde petrol üretim kapasitesi azalacaktır. Buna bağlı olarak da petrol fiyatları tekrar yükselişe geçecektir.
Dünya Bankası’nın yıllık raporunda gelişmekte olan ülkeler için büyüme beklentisi %4.9’dan %4.3’e indirildi. 2016 için ise %5,2’den % 4,5’e çekildi. Bu kısım bizi de direkt etkileyen bir tahmini içermektedir. Bu konuda KKTC ekonomi çevrelerinin ve de Ekonomi Bakanlığının dikkatlerini çekmek isterim.
Doların parite kaynaklı yükselişi, Avrupa’nın ekonomik durgunluğu, petrol fiyatlarının 50 $ altına inmesi, petrol arzının talebin üzerinde bir seyir izlemesi, dünya borsalarında ki dalgalanmalar ve revize edilen büyüme hedefleri, bu yılın beklenmedik gelişmelere gebe olacağının göstergeleridir. Rapordan da anlaşılacağı üzere büyüme hızının yavaşlaması orta vade de riskler yaratıyor. Bunun içinde ekonomiyi destekleyecek, büyümeyi hızlandıracak yapısal reformlar gerekmektedir. Gelişmiş ekonomilerin para politikalarının yapısal reformların desteklenmesi açısından son derece büyük önemi vardır.
Bugün Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Para Kurulu’nun politika faizlerini düşürme yönünde almış olduğu önemli karar hem Türkiye hem de KKTC için ekonominin desteklenmesi yönünden son derece yerinde bir karardır. Bu karar doğrultusunda Türkiye’de faizler daha da düşecektir. Fakat KKTC’deki faizlerin düşmesi yönünde gerek bizim Merkez Bankamızın gerekse hükümetimizin herhangi bir çalışması ve buna bağlı tavsiyesi olduğunu ben zannetmiyorum. Beklediğimiz Faiz Yasası, raflarda çürümeye terk edilmiştir.
































