(Suya kesilen rakama bakılırsa…)
Osmanlı adayı fethetmeden önce Venediklilerden kira alıyordu.
Sonra adayı aldılar.
Adada kurulan ekonomik düzen oldukça kendine özgüydü.
Kıbrıs’ı idare edecek olan “Yönetici”, Babıali’ye her yıl belirli kira ödeyecekti.
Bu yüzden adaya gelen her yönetici kafasına estiği gibi harçlar, vergiler koyuyordu.
Topladığı miktarın bir kısmını kendine ayırıyor, anlaştığı kısmı da Babıali’nin hazinesine aktarıyordu…
***
Sonra İngilizler geldi.
Dönemin Padişahı adayı kaş göz arasında vermişti ki kimsenin bundan haberi yoktu.
Nasıl olsa adanın mülkü onundu.
Neticede ada İngiliz’e kiralanmıştı…
***
İngiliz gelince beraberinde medeniyeti de getirmişti.
Ne Rum ne Türk denize girmiyor, mayo falan giymiyorlardı.
Tenis nedir,
Futbol nedir,
Posta kutusu nedir,
Tren, bisiklet ve araba nedir bilmiyorlardı.
Bunları da sömürüle sömürüle öğreneceklerdi…
***
Kıbrıs Türkü “Anavatan”ına karşı hep güzel duygular beslemişti.
Bu uğurda yapmayacağı şey yoktu.
Üç yüz yıl kadar Babıali’ye para ödemişti isyanlar çıkarmasına rağmen.
Ama bu kadarla da kalmayacak,
Altın dişini bile anavatana bağışlayacaktı…
***
Kurtuluş Savaşı dönemlerinde,
Ayağında çarık bile olmayan askerler aylarca cephelerde bir sokum ekmeğe muhtaçtı.
Ekmekten çok kurşuna ihtiyaçları vardı.
O dönemler Kıbrıs Türkü yerinde duramıyor,
Atatürk’e ulaştırılmak üzere para ve ziynet eşyaları bağışlıyor, bunun için kampanyalar yürütüyordu…
***
Yıl 1960.
27 Mayıs İhtilali ya da darbesi yeni yapılmıştı.
Türkiye dara mı düştüydü,
Menderes hazineyi sıfırlamış mıydı,
Yoksa başka bir neden mi vardı?
***
Ahmet An Kıbrıslı Türklerin Siyasal Tarihi adlı kitabında Halkın Sesi’nden bir haberi aktarır.
Gazetenin yayın tarihi 11 Kasım 1960.
Haber şöyle:
“25 Ekim 1960 tarihine kadar TC Büyükelçiliğine Kıbrıs Türk cemaati tarafından Anavatan Devlet Hazinesine yapılan ve teslim edilen eşyalar şunlardır:”69 adet taşlı yüzük, 427 adet yüzük,476 küpe, 334 alyans, 3 adet altın saat, 100 adet muhtelif altın, 1 bendo, 1 adet altın zincir, 53 adet bilezik, 35 adet yürek, 1 adet elmas yüzük, 3 adet elmas küpe, 1 adet gerdanlık, 7 adet altın iğne, 1 adet maşallah. (Liste daha sonraki nüshalarda devam edecektir.)”
***
Nakit para ayrı…
***
Dönemin TC Büyükelçisi Dırvana yapılan bağışların yerine ulaştığını bildirerek ahaliye teşekkür etmişti…
***
Bunlar ne biçim besleme?
***
Diyeceğim,
Yüzyıllar böyle geçti…
…
Şimdi başka türlü oluyor anlaşılan.
Suya kesilen rakama bakılırsa, bugünkü koşullar da dünkünden pek farklı değil…
































