Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Düğüm Mülkiyette çözülecek!

ÖNCE KRİTERLER: Tarafların şu anda masada, mülkiyet ve toprak konusunda kriter belirleme aşamasında olduğu öğrenildi. Kriterlerin belirlenmesinin ardından, sorunun daha kolay çözüleceği söyleniyor. Kriterler, kullanıcı- eski mal sahibi arasındaki önceliği belirleyecek. Liderler, yaz arasının ardından yarın yeniden bir araya gelecek

KRİTERLER BELİRLENECEK: 1 Eylül’den itibaren görüşülecek “mülkiyet kriterleri” Kıbrıs sorununun çözümünde de önemli rol oynayacak. Kriterler, mülkiyet sorununun hangi durumlarda iade, hangi durumlarda takas, hangi durumlarda tazminatla çözümleneceğini belirleyecek

AB İÇİN ÇALIŞMA GRUBU: Bir yandan müzakerelerle ilgili yoğun çalışmalar devam ederken, diğer taraftan da olası bir çözümle birlikte AB’ye dahil olacak Kıbrıslı Türkler için de adımlar atılıyor. Kıbrıslı Türklerin Avrupa Birliği’ne hazırlanması için iki toplumlu çalışma grubu kuruldu

HAVADİS PERDE GERİSİNİ ARAŞTIRDI: Havadis’in, Türk ve Rum liderliklerine yakın kaynaklardan elde ettiği bilgilere göre, önümüzdeki 2- 3 ay son derece kritik. Taraflar mülkiyeti çözmeyi hedefliyor. Mülkiyetteki uzlaşı ile birlikte, sorunun da büyük oranda çözülebileceğine inanılıyor

Esra AYGIN
Kıbrıslı Türk lider Mustafa Akıncı ve Kıbrıslı Rum lider Nikos Anastasiadis Kıbrıs sorununa çözüm bulmak amacıyla yürütülen müzakerelerde, 1 Eylül’den (yarın) itibaren yoğun bir sürece girecek. Bugüne kadar yedi kez bir araya gelen liderler, yaz döneminde müzakerelere verilen kısa aranın ardından, yarın ara bölgede bir araya gelecek. Yeni dönemin en önemli başlığı “mülkiyet” olarak öne çıkıyor.
Havadis’in, Türk ve Rum liderliklerine yakın kaynaklardan elde ettiği bilgilere göre, önümüzdeki 2- 3 ay son derece kritik. Bu sürede mülkiyeti konusunda büyük bir yakınlaşmanın yakalanması durumunda müzakereler büyük oranda tamamlanmış olacak.
Mülkiyette iki liderin ortak anlayışı, mevcut kullanıcı ve orijinal mal sahiplerinin hakları arasında bir denge kurulması ve yeni insan hakları ihlalleri yaratılmaması. Bu da çözümden sonra kurulacak Mülkiyet Komisyonu’nun mülkiyetle ilgili sorunları çözerken temel alacağı kriterleri belirlemekten geçiyor.
“Yeni mağduriyetler yaratmayacak ve kullanıcı ile orijinal mal sahiplerinin mülkiyet hakları arasında adil bir denge sağlayacak” iade, takas ve tazminat kriterlerini belirlemek için müzakereciler ve heyetleri yoğun bir döneme girecek.
Rum tarafının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Demopoulos Kararı’nı da dikkate alarak müzakere tarihinde ilk kez “kullanıcı hakkını” tanıması 41 yıldır söz konu malları kullanan Kıbrıslı Türkleri de hak sahibi yaptı.
Mülkiyet konusunda sağlanacak yakınlaşmanın ardından ele alınacak AB ve Ekonomi başlıklarında ise uzlaşılmayacak bir nokta görülmüyor
Bir çok konuda görüş ve anlayış birliği sağlayan liderlerin, bu tempoda devam etmesi halinde, yıl sonuna kadar kapsamlı bir anlaşmaya varabileceği ve ardından da çözüm planını toplumlara anlatma aşamasına geçebileceği kaydediliyor.
Yönetim ve Güç Paylaşımı konusunda büyük oranda anlaşan liderler, Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğini garanti altına alan önlemler konusunda da ciddi uzlaşılar sağlanmış bulunuyor. “Dönüşümlü başkanlık” konusunda ise henüz uzlaşı yok.
Havadis, hem Güney’de, hem de Kuzey’de müzakere masasının nabzını tuttu.

Kritik görüşme yarın
En son 27 Temmuz 2015 tarihinde bir araya gelen ve mülkiyet konusunda önemli kararlar alan Mustafa Akıncı ve Nikos Anastasiadis yarın yeniden ara bölgede bir araya gelecek.
Yarınki görüşme, yaz döneminde verilen aranın ardından sonraki ilk görüşme olacağından “çok önemli” olarak değerlendiriliyor. Yarınki görüşmede, mülkiyet ve toprak konularının ele alınması planlanıyor.

Farklılıklar azalıyor
Şu ana kadar, yönetim ve güç paylaşımı, mülkiyet, toprak ve vatandaşlık konularını görüşmüş olan taraflar arasında birçok konuda ciddi yakınlaşmalar sağlandığı öğrenildi.
Taraflar arasındaki farklılıkların giderek azaldığına vurgu yapan diplomatik kaynaklar, özellikle mülkiyet konusunda sağlanacak yakınlaşma ile birlikte, referanduma sunulacak bir anlaşmaya çok yaklaşılacağı görüşünde.

Orijinal mal sahibi ve kullanıcı arasında denge
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin 27 Temmuz’da liderler adına yaptığı açıklamada belirttiği gibi mülkiyet sorununun çözümünde hem orijinal mal sahibinin hem mevcut kullanıcının mülkiyet hakkı tazminat, takas ve iade yöntemleri ile gözetilecek.
Tüm bireylerin mülkiyet hakkını gözetecek ve yeni insan hakkı ihlalleri yaratılmasının önüne geçecek kriterler hangi durumlarda iade, hangi durumlarda tazminat veya takas yöntemlerinin uygulanacağını belirleyecek.
“Mülkiyette iki liderin ortak anlayışı, mevcut kullanıcı ve orijinal mal sahiplerinin hakları arasında bir denge kurulması” diyen kaynaklar ayrıca, toprak düzenlemeleri konusunda kimsenin mağdur olmayacağının ve alternatifler yaratılmadan, kimsenin bulunduğu bölgelerden ayrılmayacağın altını çizdi.

Demopoulos kararı etken oldu
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin orijinal mal sahiplerinin mülkiyet haklarının yanı sıra mevcut kullanıcıların mülkiyet haklarının da gözetilmesi ve insan hakkı ihlallerini giderirken yeni insan hakkı ihlallerinin yaratılmaması gerektiği yönündeki “Demopoulos Kararı” Rum tarafının kullanıcıların hakkını teslim etmesinde etkili oldu. Rum tarafının müzakere tarihinde ilk kez kullanıcı hakkını tanımış olması, masadaki “en zor konu” olarak adlandırılan “mülkiyetin” çözümünde ciddi bir mesafe sağlanmasına neden oldu.

Mülkiyet Komisyonu etkin çalışacak
Kurulması öngörülen Mülkiyet Komisyonu’nun “etkin” çalışması ve çok kısa sürede çareler üretmesi konusunda görüş birliği içerisinde olan taraflar, bunun kriterlerinin kesin ve net olmasına bağlıyor. Bu nedenle her iki taraf da kriterlere büyük önem veriyor.
1 Eylül’den itibaren görüşülecek “mülkiyet kriterleri” Kıbrıs sorununun çözümünde önemli bir mesafe katedilmesinde rol oynayacak. Kriterler, mülkiyet sorununun hangi durumlarda iade, hangi durumlarda takas, hangi durumlarda tazminatla çözümleneceğini  belirleyecek.
Mülkiyet konusunun, toprak ve vatandaşlık konuları ile doğrudan alakalı olması ve birlikte görüşülmesi nedeniyle, “mülkiyette varılacak bir anlaşma ile müzakere sürecinin büyük ölçüde tamamlanacağı” tahmin ediliyor.
Diplomatik kaynaklar mülkiyetle ilgili görüşmelerin birkaç ay sürmesini bekliyor.
Mülkiyetin ardından tarafları zorlaması beklenmeyen AB ve ekonomi konuları ele alınacak.

Mülkiyet ve nüfus çoğunluğu
Mülkiyet ve vatandaşlık konusunda varılan anlayış birliklerinden biri de, iki bölgelilik ve iki toplumluluk gereği, Kıbrıs Türk kurucu devletinde mülkiyet ve nüfus çoğunluğunun Kıbrıslı Türklerde, Kıbrıs Rum kurucu devletinde ise Kıbrıslı Rumlarda olması.

Türkiye de devrede
Çözümün ve özellikle de mülkiyette ödenecek tazminatların finansmanı konusunda Türkiye’nin de bazı çalışmalar başlattığı, bu çalışmalar arasında Kıbrıslı Türklerin güneyde bıraktığı malların geliştirilmesi opsiyonunun da bulunduğu öğrenildi.

Masada haritada köy ismi de yok
Havadis’e konuşan Türk ve Rum müzakere heyetine yakın kaynaklar, şu ana kadar masaya harita ya da toprak düzenlemesine tabii olacak köy isimlerinin gelmediğini söyledi.
Konunun son dönemlerde istismar edilmesinden rahatsız olan kaynaklar, “harita” konusunun en son görüşülecek konulardan olduğunu dile getirdi.

Yönetim ve güç paylaşımı çözüldü…
Havadis’e konuşan kaynaklar, sorunun en büyük kısmını oluşturan ve Kıbrıs Türk tarafının için çok önemli olan “yönetim ve güç paylaşımı” konusunda büyük oranda uzlaşı sağlandığını söyledi.
Çözümle birlikte kurulacak yeni federasyonda Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğinin garanti altına alınmış olduğuna vurgu yapan kaynaklar federal hükümetin karar alma süreçlerinde Kıbrıslı Türklerin etkin katılım mekanizmalarına sahip olacağını belirtti. Örnek olarak, Senato ve Yüksek Mahkeme’deki Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların sayısı eşit olacak.
Dönüşümlü başkanlık konusunda ise henüz taraflar arasında bir uzlaşı sağlanmadı.
Müzakere tekniği gereğince, “dönüşümlü başkanlık” konusu en sona bırakılan maddeler arasında yer alıyor.

Garantiler için çoklu konferans
Mülkiyet sorunun çözümü ile birlikte, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum taraflarının yanı sıra Yunanistan, Birleşik Krallık ve Türkiye’yi de ilgilendiren “garantörlük” konusu ele alınacak. “Çoklu konferans” çerçevesinde altında ele alınacak “garantörlük” konusunun kısa sürede çözülmesi beklentisi yüksek.

Türkiye “garantiler” konusunda hassas
Garantiler konusunda Yunanistan ve Birleşik Krallık “garantör ülke olma konusunda ısrarcı olmayacağız” derken, Türkiye bu konuda net tavrını açıklamadı. Havadis’in güvenilir kaynaklardan elde ettiği bilgilere göre, “şu anki huzur ve güven ortamının bozulmasını istemeyen Türkiye, Kıbrıslı Türklerin kendisini güven içinde hissedeceği bir sisteminden yana” tavır alacak.
Çözümle birlikte, Kıbrıslı Türklerin hiçbir risk olmaksızın daha iyi bir yaşama kavuşmasını isteyen Türkiye, bu konudaki tavrını Kıbrıs Türk tarafına iletmiş durumda. 

AB’ye uyum için çalışma grubu…
Bir yandan müzakerelerle ilgili yoğun çalışmalar devam ederken, diğer taraftan da olası bir çözümle birlikte AB’ye dahil olacak Kıbrıslı Türkler için de adımlar atılıyor. İki lider arasında varılacak anlaşmanın, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar tarafından onaylanması halinde, yeni iki bölgeli, iki toplumlu federasyon Avrupa Birliği’nin tam üyesi olacak.
Kıbrıslı Türklerin Avrupa Birliği’ne hazırlanması için iki toplumlu çalışma grubu kuruldu. Yeni kurulan çalışma grubu, Kıbrıslı Türk Kurucu Devleti’nin  çözümün ilk gününden itibaren AB bünyesinde işlev göstermeye başlayabilmesi için yasa ve kurumlarının AB müktesebatı ile uyumlaştırılması için çalışacak. 

Vatandaşlık konusunda hassasiyet…
Taraflar vatandaşlık konusunda ise, adanın geçmişten gelen tarihsel demografik yapısının korumak ve Kıbrıslı Türklerle Rumlar arasındaki sayısal dengenin bozulmamasını sağlamak için bazı formüller üzerinde çalışıyor.

Kritik 2- 3 ay
Yıl sonuna kadar, sürecin mülkiyet de dahil tamamlanması, ardından da çözüm planının toplumlara anlatılması sürecine geçilmesi tasarlanıyor.
Her iki lider de toplumlara çözüm planını anlatmak için yeterli zamanın ayrılması konusuna büyük önem veriyor. Buna göre, referandum öncesinde yeni plan toplumların tartışmasına açılacak ve vatandaşları bilinçli bir tercih yapması sağlanacak.