Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Downer öfkesi

DİPLOMATİK TEPKİ: BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Dabışmanı Alexander Downer, tıkanan ortak metin süreci nedeniyle büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. Liderlerle aldığı randevuları ertelemesi ve perşembe günü kısa süreli adaya geliyor olması, diplomatik kaynaklara göre, “tepki” içeriyor

PERŞEMBE GÜNÜNE ERTELEDİ: Güvenilir kaynaklardan derlenen bilgilere göre Downer, perşembe günü adaya gelecek ve liderlerle “kısa süreli” görüşecek. Downer’ın, “ortak metin konusundaki tıkanıklığı” BM Güvenlik Konseyi’ne havale etmesi yüksek beklenti

RUSYA- ÇİN- FRANSA: Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Rusya, Çin ve Fransa’nın yer alması, sürecin BM’ye taşınması noktasında Türk diplomasisi için sıkıntı olarak algılanıyor. Üç ülke de, Kıbrıs sorununda Rum tarafına daha yakın politika izlemekle biliniyor

TEK CÜMLELİK SIKINTI: Ortak metinde yer alan, “Hiçbir taraf diğer taraf üzerinde yetki ve yasama gücü iddiasında bulunamaz” cümlesine, Türk tarafı “egemenlik iddiasında bulunamaz” eklemesini yapmak istiyor, Rum tarafı da buna karşı. Türk tarafı yeni öneri vermiyor

Havadis-ÖZEL
Birleşmiş Milletler Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer’ın pazar günü adaya gelip, dün liderlerle uzun soluklu görüşmeler yapması beklenirken ziyaret perşembe gününe ertelendi. Downer’ın “bilinçli bir şekilde” randevularını ertelediği ve bunun diplomatik dilde tepki içerdiği öğrenildi.
Havadis’e konuşan diplomatik kaynaklar, Downer’ın gelinen aşamada ortak metin üzerindeki uzlaşının sağlanamamasından rahatsızlık duyduğu ve konuyu BM Güvenlik Konseyi’ne aktarmak için rapor hazırlığı içinde olduğunu aktardı. 

BM’nin parasına, zamanına yazık
Ortak Metin için liderlerin büyük oranda uzlaşması ve “egemenlik” kelimesinde tıkanıklık yaşaması yaklaşık 4 aydır süren çabalara rağmen aşılamadı.
Downer, her iki liderle ortak metin konusunda defalarca görüşmesine rağmen sonuç alamadı. Downer’ın adaya gelişi ise, “son şans” olarak yorumlanıyor.
Downer’ın tarafların tek kelime üzerinde uzlaşamamasını ise ciddi bir zaman kaybı olarak gördüğü, daha önceki ifadelerine yansımıştı.
Downer, liderlerin uzlaşamama noktasındaki dirençlerini ise, “BM Kıbrıs için hem para, hem zaman harcıyor. Yazık” diye nitelediği öğrenildi.

Türk tarafı için daha büyük sıkıntı
Downer’ın perşembe gün adaya yapacağı ziyarette, kısa süre adada kalacağı ve liderlere çok az zaman ayıracağı öğrenildi.
Diplomatik dilde “tepki” olarak adlandırılan tavır, her iki tarafı da kapsıyor. Türk tarafı “egemenlik” kelimesinin metne girmesinde ısrarlı. Rum tarafı ise bu kelimeye karşı.
Downer, perşembe günü yapacağı kısa süreli ziyarette krizi aşamazsa, aralarında Rusya, Çin ve Fransa’nın da bulunduğu BM Güvenlik Konseyi’ne bir rapor yazarak, başarısızlığı ve nedenlerini bildirme hazırlığında.
Bu durum, masadaki Türk dışişleri için başka bir “kriz” anlamı taşıyor. Zira, Rusya, Çin ve Fransa’nın Kıbrıs sorununun çözüm süresinde, Türk tarafına daha uzak durduğu belirtiliyor.
BM’nin Güvenlik Konseyi diğer üyeleri ise İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri.

Egemenlik krizinin perde arkasında ne var?
Ortak metin üzerinde taraflar büyük oranda uzlaşırken, “egemenlik” kelimesinin metinde yer alma şekli liderler arasında büyük bir uyuşmazlığa neden oldu.
Kıbrıs Türk tarafı, ortak metinde yer alan “Hiçbir taraf öteki üzerinde yetki ve yasama gücü iddiasında bulunamaz” cümlesine “egemenlik” kelimesinin de eklenmesini istiyor. Buna göre, yeni cümlenin “Hiçbir taraf öteki üzerinde yetki, yasama ve egemenlik gücü iddiasında bulunamaz” değiştirilmesini talep ediyor.
Rum liderliği ise, ısrarla “yetki ve yasamanın” egemenlik anlamı da taşıdığını belirterek, buna karşı çıkıyor.

Eroğlu: Son önerimi yaptım
KKTC Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu, “Hiçbir taraf öteki üzerinde yetki, yasama ve egemenlik gücü iddiasında bulunamaz” cümlesinin de yer aldığı ortak metni BM’ye iletti.
Eroğlu, geçtiğimiz gün yaptığı açıklamada, “Artık kağıt teatisi bitsin, masaya oturalım” görüşünü kamuoyu ile paylaşmıştı.
BM, “ortak metin olmadan masaya oturmanın” çözüm getirmeyeceği yönünde. Ortak metinde yer alan ve üzerinde uzlaşılan bir çok konunun Kıbrıs sorununun çözümüne katkı sağlayacağını düşünen BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Danışman Alexander Downer, “Ortak metinde  uzlaşmak için dört ay kaybettik. Ortak bir metin olmadan kurulacak müzakere masasından sonuç almak mümkün değil” endişesini taşıyor.

Anastasiadis tuz biber ekti
Gelişmelerden duyduğu rahatsızlığı gizlemeyen Downer, son olarak Rum Lider Anastasiadis’in kendisine yönelik ağır ifadeler içeren açıklamaları ile gerildi.
Downer’ın randevularını iptal ederek adaya gelişini ertelemesinin ardında Anastasiadis’in sözlerinin etkili olduğu düşünülüyor.
Anastasiadis, kısa aralıklarla, Downer’a yönelik açıklamalarda bulunurken, “güven vermediği” noktasındaki ısrarı dikkat çekti. Anastasiades Downer için, “Beklediğimiz yardım ve tarafsızlığı göremiyoruz” ifadesi kullandı. Anastasiadis her fırsatta Downer’ı “objektif olmamakla” suçluyor. 

***
Güvenlik Konseyi’ne aktaracak

Anastasiadis’in son suçlamasının ziyaretin hemen öncesine gelmesi, Türk tarafının da, “artık kağıt teatisi bitsin” tavrı, Downer’ın yeni bir tavır geliştirmesine neden oldu.
Downer’ın ada ziyaretini ertelemesi, liderlerle kısa süreli görüşme talep etmesi, “sorunu BM Güvenlik Konseyi’ne aktarma eğilimi” olarak algılandı.
Havadis’e konuşan uluslar arası diplomatik bir kaynak, şunları söyledi:
“Downer hem randevularını erteledi, hem adaya gelişini. Bunun akabinde de adada çok kısa süre kalacak olması, diplomatik bir tavır olarak algılanabilir.
Downer, bir süredir, BM’nin hem zaman hem de para kaybettiğini düşünüyor. Bu durumda, tarafların pozisyonlarını içeren bir rapor hazırlayarak, BM’nin güvenlik ve dünya barışından da sorumlu Güvenlik Konseyi’ne sunması büyük olasılık.
Adada kısa süre kalacak olması, liderlerle kısa süre görüşecek olması da buna işaret. Liderlere, kısa ve öz sorular soracak, son teklifini sunacak. Liderlerin tavrı, Downer’ın raporuna etki edecek.
BM’nin geldiği nokta, sadece Rum ya da sadece Türk tarafı için değil, Kıbrıs sorununun bütünü için kötü oldu. Hele sorunun BM Güvenlik Konseyi’ne aktarılıyor olması, Türk tarafı için daha büyük sorun teşkil edecek.   Rusya- Çin ve Fransa’nın Türk tarafına karşı tutumu biliniyor. Türkiye diplomasisi de gelinen noktadan rahatsız.”