16 yaşında…
Hayata 1-0 yenik başlamış…
Eski sinemanın bir köşesinde, beş parasız anne ve babası ile yaşama tutunmaya çalışıyor.
Hata yapmaz mı?
Siz yoksanız, devlet yoksa, hata yapmaz mı bu çocuk?
Hellim çaldı mesela…
Bir çocuk hellim-ekmek çalar mı?
Açsa çalar…
O çocuk, balici de olur, esrara da bulaşır.
Devlet yoksa…
Ne yapsın…
Elinden tutan yoksa, ne yapsın…
Polisimiz takibe almış çocuğu, bali içerken yakalamış…
Tekme tokat, herkesin gözü önünde, elini de iple bağlayarak götürmüş…
Bu çocuğa tokat atılır mı?
Kime güvenecek bu çocuk?
Polisten de tekme- tokat yiyerek götürülürse karakola…
Çıkacak, gene çalacak…
Çıkacak gene içecek…
Yanağına, yüzüne tokat atacağına elleriniz, elinden tutsaydınız ya polis amcası?
Azılı bir katil gibi bağlayıp götüreceğinize…
Mida’yı yakalamışçasına izlenim yaratacağınıza…
Tatlı tatlı konuşsaydınız ya…
Olmadı…
Yakışmadı…
Tek göreviniz “tartaklayarak tutuklamak” mı?
Ellerini iple bağlamak mı?
Dün, olaya tanık olanları dinledikçe, gerildim…
Gözlerim doldu…
“Biz hangi ara bu kadar katı olduk?” diye sordum kendime…
“Zorla götürmemiz” gereken bir çocuk.
Bali içiyor diye…
Polis tarafından mı alınmalıydı…
Yoksa, psikoloğun da arasında olduğu bir sağlık ekibi tarafından mı?
Karakola mı götürülmeliydi bu çocuk?
Yoksa hastaneye mi?
Sayın Sağlık Bakanı Ahmet Gülle…
Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Aziz Gürpınar…
Çağrım sizedir…
Bu çocuğu kurtarın.
Polisin dayağından da…
Sefaletten de…
Suç işlemekten de…
***
Tebrikler Bekirpaşa Lisesi
Maalesef, okul idarelerimizde kontrol öğretmenlerden çıkarak, velilere kaydı.
Haliyle, her alanda da disiplin sağlamakta, öğretmenler devre dışı.
Ama bir olay var ki…
Öğretmenler eğer isterse, yönetim de ellerindedir.
Bir örnek…
İskele Bekirpaşa Lisesi.
Okul müdürü Hüseyin Cumaoğlu…
Teneffüslerde, öğrenci cıvıltısı olmadığını fark eder.
Çocuklar sosyal değildir.
Oyunlar oynanmaz… İp atlanmaz…
Sebebi bellidir.
Okullara getirilen telefon ve tabletler…
Herkes elinde bir telefon, sosyal medyanın esiri…
Okul yönetimi, bir çare arar.
574 öğrenci velisine mektup gönderilerek, okula gelen telefonların öğrenciler üzerindeki olumsuz etkisini anlatır.
Facebook’un kullanımlarının veli tarafından denetlenmesini ister. Öyle ya, çocuklarımız kimle arkadaş, ne yazışıyor, neler yapıyor?
574 veliden, 540’ı okul yönetimine geri dönüş yapar ve okul yönetiminin endişelerine katıldığını belirtir.
103 veli, çocuklarının Facebook sayfasını kontrol eder.
63 veli, sakıncalı gördükleri yazışmalar, paylaşımlar nedeniyle çocuklarının Facebook’unu kapattırır.
Ve sıkı durun…
510 veli, “Okullarda telefonu yasaklayın” diyerek, okul yönetiminin yaklaşımına destek verir.
Telefonlar, geçtiğimiz hafta içerisinde yasaklanır.
Sonuç mu?
Bekirpaşa Lisesi cıvıl cıvıl şimdi…
Üç gün izlemiş okul yönetimi uygulamayı…
Okulda telefon ve tablet yok…
Aileler de denetliyor.
Şimdi okul cıvıl cıvıl.
Çocuklar birbiri ile sohbet ediyor, paylaşıyor…
Yönetici olmak böyle bir şey.
Olanı seyredip “ahlanıp, vahlanıp, sorumluluğu velilere atmak yerine”…
Kitlenin önüne geçmek lazım bazen…
Sayın Hüseyin Cumaoğlu ve ekibini kutlarım…
NOT: Kıbrıs sorunu ile ilgili saptamalarımıza yarın devam edeceğiz.
































