Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Döviz artıyor, gelir aynı

Son günlerde Türk Lirası karşısında dövizde yaşanan artış KKTC’nin her yerinde olduğu gibi Lefke’de de vatandaşların zor günler geçirmesine neden oluyor.

Gürsel KARAGÖZLÜ

Sterlinin 4 TL’ye dayanması doların ise kritik eşik olarak sayılan 2.50 TL barajını aşarak 2.60 TL civarlarında seyretmesi Lefke’de hem öğrencileri hem de vatandaşları zor duruma sokuyor. Öğrenciler, okul parası ve ev kiralarının dövize endeksli olması sebebiyle sıkıntı yaşarken, vatandaşlar ise mevcut kredilerinin dövize endeksli olması sebebiyle rahatsız oluyor. Devletin önlemler açıklamasını da isteyen vatandaşlar, bu konuda adım atılmaması durumunda vatandaşın kredilerini dahi ödeyecek durumunun kalmayacağına dikkat çekti.

 
Prof. Dr. Cavit Atalar (Yeşilırmak-Yedidalga Üreticiler Birliği Başkanı):
“Döviz artışı ile ilgili önlemleri ancak hükümetler alabilir. Yalnızca KKTC hükümeti döviz yükselişini önleyemez. Genelde dünya ekonomisine ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası faiz oranına, Türkiye Cumhuriyetinin ithalat, ihracat dengesinin büyümesine bağlıdır. Her şeyimiz dövize endekslidir. Türk Lirası olarak ödenen insanlarımız ödeyecekleri borçlarını o günkü döviz kurundan hesaplanarak borçlarını ödemekle karşı karşıya kalmaktadırlar. Örneğin bir Portakal üreticisi geçen yıl ürününü tonu 400 TL’den verdiyse, bu yıl da tonunu 400 TL’den vermek zorunda kaldı. Üretici bu yıl itibarı ile sattığı ürünü yüzde 15 daha az bir paraya vermiş oluyor. Bu da üretici için büyük bir kayıptır. KKTC’de para birimi TL’dir ve insanlar TL ile maaş almaktadırlar. Ancak adaya dünyanın her yerinden ve Türkiye’den bile ithal edilen ürünler döviz üzerinden ithal edilmektedir. Halkımız TL üzerinden maaş aldığı için de döviz artışının olmasından dolayı alım güçleri her gün için düşmektedir. Dövizin yükselmesinden dolayı halk da tüccar da etkileniyor. Halkın gelirini daha da artıracak tedbirlerin alınması şarttır. Yatırım yapacak olan veya borçlanacak olan halkımıza çağrım gelirleri hangi para birimi ise o para birimden borçlansınlar. Maaşları dolarsa dolar üzerinde, Euro ise Euro, sterlinse ise sterlin, TL ise TL borçlanmalarını öneririm. Gidişat onu gösterir ki dolar önümüzdeki günlerde artış gösterecektir.” 

Hasan Karlıtaş (Lefke Turizm Derneği Başkanı):
“Uzmanlardan edindiğimiz bilgilere göre ülkedeki para birimi ne ise o para biriminden borçlanılması gerektiğini söylüyorlar. Döviz borçlanmak kısa vadede avantaj gibi görülse de uzun vadede 3-4 yıl gibi uzun sürelerde dövizde dalgalanmalar olduğu için bu dezavantaj olmaktadır. Benim de döviz borcum vardı ve dövizin yükselişe geçmesi ile bankama giderek bu döviz borcumu TL’ye çevirdim. İyi ki de TL’ye çevirmişim. Devletimiz döviz konusunda tedbir alabilir mi, buna emin değilim. Avrupa Birliği’ne girmek için çalışmalar varsa ülkemizde para biriminin Avrupa para birimi olan Euro olması gerekmektedir. Ekonomimiz Türkiye’ye bağlı olduğundan orada olan bir dalgalanma burada bizleri iki defa de etkilemektedir. Şu anda yatırım yapacak olan veya borçlanacak olanlara TL olarak borçlanmalarını tavsiye ederim. Bölgemizde bankalara göbek bağı ile borçlu olan çok insan vardır. Döviz in yükselişinden dolayı insanlarımız kara kara düşünmektedir. Bu da insanlarımızı ekonomik ve psikolojik olarak etkilemektedir. Dövizde gidişat kötüye doğru gitmektedir.”

Hasan Kızılgök (Üretici):
“Son yıllarda ve 2-3 aydan beridir dövizde muazzam yükseliş vardır. Biz üreticiler olarak üretim yapmak için tüm girdilerimizi ilaç, gübre, su, elektrik, tohumluklarımızı hep döviz bazında karşılamaktayız. Ürettiklerimizi de TL bazında sattığımızdan her geçen gün daha da aşağıya gitmekte ve erimekteyiz. Senelerdir narenciyeyi ayni fiyata satmaktayız. Ama girdilerimiz her geçen gün artmaktadır. Dövizin yükselişinden tüm kesimler etkilenmektedir. Döviz ile ev, araba almak bence intihar etmek demektir. Döviz geçtiğimiz yıllarda aşağılara düştüğünde birçok kişi dövizle borçlanmaya gitti. Ancak daha sonraki yıllarda dövizin yükselişi ile döviz ile borçlananlar büyük kayıplar yaşamışlardı. Benim önerim geçerli para birimi TL olduğundan ve TL ödendiklerinden borçlanma yapacaklarsa TL borçlanmalarıdır. Tüm girdi maliyetlerinin dövizle olmasından dolayı da üreticilere tavsiyem borçlanarak üretim yapmamalarını öneririm.”

Mehmet Özdek (Piyango satıcısı):
“Bilhassa esnaf ve üreticilerin dövizin yükselişinden çok fazla etkilendiklerini görüyorum. Bunun en büyük sebebi ise TL olarak ödenen ve borçlarını dövizle ödeyen insanlardır. Türkiye’den ithal edilen TL ile ithal ediliyor. Ancak tüketiciye bu mallar yükselişte olan döviz hangisi ise o döviz üzerinden TL’ye çevrilerek satış yapılıyor. Bence hükümetler adaya TL ile giren malların TL ile satılmasını için önlem almalıdır. TL ile alınan malların dövizle satılmasının önüne geçmelidir. Birçok vatandaş Güneye geçmek ve alışveriş yapmak için elindeki TL’yi Euro’ya çevirerek orada harcıyorlar. Ucuz alışveriş yaptıklarını zannediyorlar ama dövizin artışı ile Kuzey’deki malla ayni değerde olan malı daha pahalı almak durumunda kalıyorlar. Bunun farkına varmalarını isterim. Ülkemizde 280 bin nüfus vardır. 340 bin adet de kredi kartı vardır ve bazı kişiler bu kartları Kuzey’de ve Güney’de kullanmaktadırlar. Bu kredi kartlarının tutarını da ödemeyenler ve asgari miktarını ödeyenlerde zor duruma gelmektedirler. Halkımıza şunu söyleyeyim yaşadıkları ülkenin parası ne ise o para biriminden borçlansınlar, yoksa kötü günler kendilerini bekler.” 

İsmet Özpolat (Yeşilırmak Muhtarı):
“Ben Yeşilırmak Muhtarı’yım. Köyümüzdeki insanlar üretim ile uğraşan insanlardır ve üretim yapabilmeleri için tüm girdileri dövize endekslidir. Ürettikleri ürünleri de TL olarak satmaktadırlar. Dövizin artışı üreticilerimizi gerçekten etkilemektedir. Daha önceki yıllarda köyümüze ev yapan gençlerimiz, köylülerimiz dövizin yükselmesinden dolayı artık bunları yapamaz duruma geldi. Ancak yurtdışında İngiltere’den Avustralya’dan gelen köylülerimiz ev yapabilmektedirler. Üretici köylülerimiz ancak ayakta durmaya çalışmaktadırlar. Evlenmeyi düşünen gençlerimiz de bu durumlardan dolayı evliliklerini bir sonraki yıla ertelemektedir.”

Cevdet Kasaphoca (Serbest meslek sahibi):
“Dövizin yükselişi beni de tüm halkı da etkiledi. Ben Almanya’dan temelli dönüş yaptım. Adaya yatırım yapmak, iş yeri açmak istedim. Ancak dövizin devamlı dalgalı yükselişi tüm halka olduğu gibi bana da engel oldu. Türkiye’ye göbekten bağlı olan, bütçesi olmayan bir devlette yaşıyoruz. TL ile maaş alınan ve döviz ile yaşanılan bir memlekette ne yatırım olur ne de yaşam olur. Döviz ile borçlanan insanlar dibe vurmuş durumdadırlar. Benim önerim TL maaş alınan ülkede borçlanma yapacak olanların TL borçlanmalarıdır. KKTC’deki pahalılığın ve her konudaki belirsizlik nedeni ile geri dönüş yapmak düşüncesindeyim.”

Turgay Kamalı (Serbest meslek sahibi):
“Emekli bir kişiyim. Dövizin devamlı yükselişi biz emeklileri ve diğer tüm kesimleri etkilemektedir. Bizim dövizden etkilememiz Türkiye ye bağlıdır. Orada dövizin yükselişi bizleri çok daha fazla etkilemektedir. Türkiye ve diğer ülkelerden ithal edilen mallar dövizle ithal edildiği için de dövizin yükselişi herkesi etkilemektedir. Döviz yükselişine hükümetlerin bir çare bulması gerekmektedir. İnsanlarımız her geçen gün dibe doğru gitmektedir.”