Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Dolara ortak müdahale girişimi

Finans piyasasına geçen gün bir haber geldi. Paraları değer yitiren ülkelerden bazıları bir konsorsiyum kurup dolara müdahale etmeye hazırlanıyorlar. Bu haber birçok kişiyi heyecanlandırdı. Beni de heyecanlandırdı. Hakikaten böyle bir oluşum olur ve müdahale edilirse doların değeri düşebilir. Yalnız bilmediğim bir şey var, dolar hangi paralar karşısında değer yitirecek.
Eğer dolar Euro’ya karşı değer yitirecekse bu gelişmekte olan ülkelerin paralarının değer yitirmesini önlemez. Eğer Türkiye Türk Lirası’nın değer yitirmesini önlemek istiyorsa Türk Lirası’nı koruması lazım. Çünkü parayı kendisi basıyor. Döviz rezervleri ise yaklaşık 129 milyon dolar.
Doların değerine müdahale edeceğini söyleyen ülkelerden biri Çin. Dünyanın en büyük dolar rezervi Çin’de. Çin böyle bir oluşum içerisine girmez, niye girsin ki? Çin parasını dolara karşı daha güçlü yapma niyetinde olamaz. Çünkü Çin üretiyor, ABD tüketiyor. Bundan dolayı Çin parasını dolara karşı korumak zorunda. Zaten zaman zaman manipüle ediyor. Çin ABD’ye yüksek miktarlarda ihracat yapan bir ülke olarak kendi rekabetçi avantajını başka ülkelere kaptırmaz. Ama bir şey yapabilir. Yüksek rezervlerini kullanarak gelişmekte olan ülkelere dolar borç verip sonra o ülkelerin borçlandıkları dolarları satıp ülkelerin kendi paralarını korumalarını sağlayabilir.
Konsorsiyuma girecek olan ülkeler kendi piyasalarından milli paralarını çekip piyasaya dolar sunmaları lazım. Örneğin, Türkiye’nin piyasadan Türk Lirası’nı azaltıp piyasaya dolar sürmesi gerek. Tüm ülkeler aynı hareketi yapıp kendi para birimlerini korumaya almaları doğru bir hareket olur. Bu birlikte hareket ancak böyle başarıya ulaşır. Yani birbirlerine karşı göreli ve rekabetçi konumlarını korumaları lazım. Nasıl? Birbirlerinin para birimlerinin paritelerini korumakla.
Tüm bunlardan yola çıkarak böyle bir oluşum yukarıda çizdiğim senaryoyu gerçekleştirebilir mi? Bence çok zayıf bir olasılık çünkü bugünkü sorun ülkelerin birbirlerine karşı rekabetçi ortamı koruma sorunu olmaktan çoktan çıktı. Sorun uluslararası sermayenin sürekli kendi rantı doğrultusunda taraf değiştirmesidir.
Beklentiler sermayeye sermaye katmak ve ABD’nin dünya finans piyasalarını sürekli manipüle etmesidir. Bu iki olguyu değiştirecek bir mekanizma bulunmadığı sürece para birimlerinin sürekli oynaklığına da çözüm bulunamaz.