Sağlık

Diyabetli hasta sayısı hızla artıyor






SERVİSLER DİYABET HASTALARIYLA DOLU: Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet hastalığı beraberinde birçok hastalığa da kapı açabiliyor. Hastanelerin, diyaliz, cerrahi, göz gibi birçok servisinde tedavi gören hastaların büyük bir bölümü diyabet hastalığının komplikasyonları nedeniyle bu servislerde tedavi görüyor

UZMANLARDAN MÜJDE: Uzmanlar diyabet hastalarının yüzde 90’ına yakın bir grubunun içerisinde yer aldığı Tip-2 diyabet hastalığı için erken fark edilmesi durumunda önlem alınabileceğinin müjdesini verdi. Çok sık tuvalet ihtiyacı hissetme, ağız kuruluğu, zayıflama gibi durumların Tip-2 diyabet belirtisi olduğunu kaydeden uzmanlar böyle durumlarda kişinin uzmana başvurması konusunda uyarı yaptı

Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet hastası sayısı gün geçtikçe artıyor. Ülkemizde, Sağlık Bakanlığı’nın 2008 yılında yaptığı araştırmada 20 yaş üzerindeki bireylerin yüzde 11’inin diyabet hastası olduğu ortaya çıkmıştır. Bu rakamın son yıllarda ise yüzde 14’e ulaştığı tahmin ediliyor. Ayrıca gizli şeker denilen yani diyabet hastası olmayan adayların oranı ise yüzde 18.

Servisler diyabet hastaları ile dolu
Diyabet hastalığı sadece kendi içinde bir rahatsızlık olmakla sınırlı kalmayıp aynı zamanda beraberinde birçok hastalığı da getirebiliyor. Bu hastalıklar arasında hipertansiyon, kalp rahatsızlığı, böbrek rahatsızlığı, kolesterol yer alıyor.
Bu durum Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde de açıkça görülebiliyor. Hastanenin diyaliz, kalp ve göz servislerinde tedavi gören hastaların büyük bir bölümü diyabet hastalarından oluşuyor.

Önlem alınabilir…
Uzmanlar diyabet hastalarının yüzde 90’ını oluşturan ve genellikle 30 yaş ve sonrasında görülen Tip-2 diyabet türü için erken fark edilmesi durumunda önlem alınabileceğinin müjdesini veriyor. Çok sık tuvalet ihtiyacı hissetme, ağız kuruluğu, zayıflama gibi durumların Tip-2 diyabet belirtisi olduğunu kaydeden uzmanlar böyle durumlarda kişinin uzmana başvurması konusunda uyarıyor.

Bilinç önemli…
Ailede diyabet hastası olması, şişmanlık, kadınlar için 4 kilonun üzerinde çocuk doğurmak, kan yağlarının yüksekliği, açlık şekerinin 100’ün üzerine çıkması diyabet hastası olma riskini artırıyor. Bu özellikleri taşıyan kişinin diyabet hastası olmaya aday olduğunun bilincinde olup bir uzmana danışması, hastalığa önlem alınması açısından büyük önem taşıyor.

Spor yapılmalı…
Hareketsiz yaşam tarzının da diyabet hastalığının önemli nedenleri arasında olduğunu kaydeden uzanmalar, sporun önemine vurgu yaptı. Özellikle okullarda her gün bir saat beden eğitimi dersi verilmesi önerisinde bulunan uzmanlar küçük yaşta spor alışkanlığı edinilmesinin önemine vurgu yaptı.

Sav: Kronik bir hastalıktır

Uzman doktor Hasan Sav, diyabetin kronik bir hastalık olduğunu söyledi ve yaşam boyu süren ve komplikasyonlar nedeniyle de yaşam kalitesini düşüren bir hastalık olduğuna vurgu yaptı. Diyabet hastalığının Tip-1 ve Tip-2 olmak üzere iki gruba ayrıldığını kaydeden Sav, Tip-1 diyabet hastalığının çocukluk ve gençlik çağlarında başlayan ve hastaların yüzde 5 ile 10’u arasında görülen bir hastalık olduğunu belirtti. Sav, Tip-2 diyabetin ise hastaların yüzde 90 ile 95 arasındaki oranı oluşturduğuna vurgu yaparak Tip-2 diyabete önlem almanın mümkün olduğunun müjdesini verdi.

“Tüm dünyada önemli bir sorun”
Diyabet hastalığının sadece ülkemizde değil tüm dünya için önemli bir sorun olduğuna vurgu yapan Sav, son 5 yılın Dünya Sağlık Örgütü tarafından diyabet yılı ilan edildiğini belirtti. Risk faktörlerinin hastalar tarafından bilinmesi gerektiğine vurgu yapan Sav, risk faktörlerini şu şekilde sıraladı:
Ailede diyabet hastası olması, şişmanlık, 4 kilo üzerinde doğum yapmak, kan yağlarının yüksekliği, açlık şekerinin 100’ün üzerine çıkması, hareketsiz yaşam, düzensiz beslenme.

“Sağlıklı beslenme tarzıdır”
Diyabet hastalarına önerilen beslenme tarzının aslında sağlıklı beslenme tarzı olduğuna vurgu yapan Sav, “Yapılan en büyük yanlışlık bir evde diyabet hastası varken, diyabet hastası dışındakilere ayrı yemek pişirmektir” dedi. Sav, diyabet hastalarına önerilen beslenme tarzını herkesin uygulaması gerektiğine dikkat çekti ve şu şekilde konuştu:
“Bir çocuk okulda hızlı ve kolay tüketilip yüksek kalorili yiyeceklerden yiyorsa akşama evinde sağlıklı beslenmelidir. Ayrıca evde bir diyabet hastası bulunduğunda ona ayrı yemek diğerlerine ayrı yemek yapılması yaptığımız en büyük yanlıştır. Çünkü diyabet hastasına hazırlanan yemek zaten sağlıklı yemektir.”

“Gebelikte de diyabet görülebilir”
Sav, hiçbir diyabet rahatsızlığı olmayan birinin gebelik sırasında diyabet hastası olup daha sonra normale döneceğini kaydetti. Ancak daha sonra kişinin Tip-2 diyabet riski taşıdığına dikkat çeken Sav, bu nedenle sağlıklı beslenmesi ve spor yapması önerisinde bulundu.

“Okullarda spora ağırlık verilmeli”
Okullarda beden eğitimi derslerine ağırlık verilmesi gerektiğini savunan Sav, çocukların spor yapması için en güvenli yerlerin okullar olduğunu söyledi. Sav, bu şekildeki bir yaşam tarzı ile çocukların hareketli bir yaşam tarzına geçebileceğini savundu.

“Komplikasyonlara harcanan miktar önemli”
Sav, ayrıca gelişmiş ülkelerde diyabet takibine 3 bin 500 dolar harcanırken hastalığın uzuv kaybına ya da kronik böbrek yetersizliğine dönüşmesi durumunda rakamın kat kat arttığını söyledi. Sav, şu şekilde konuştu:
“Ortalama diyabetlinin yeterli takibine 3 bin 500 dolar öngörüyor. Uzuv kaybı ve görme kaybı varsa 20 bin dolara çıkarsa, kronik böbrek yetmezliği, diyaliz durumu düşerse 50 bin dolara olur maliyeti. Ancak iyi bir takip yapılırsa 3 bin 500 dolar harcanır. Komplikasyonların maliyeti çok önemlidir. Gelişmiş ülkelerin birçoğunda sağlık hizmetlerine ayrılan paranın yüzde 15’i ya da 20’si diyabet ve komplikasyonlara harcanıyor. Bazı ülkeler ise ayrı bir kalem olarak ekledi.”

 

Siber: Birçok komplikasyonu var
Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Başhekimi Rıfat Siber ise diyabet hastalığının birçok komplikasyonu olduğuna dikkat çekti ve diyabet hastalığında yaşanan komplikasyonlar nedeniyle de diyaliz, kalp, göz gibi servislerde tedavi gören birçok hasta olduğuna dikkat çekti. Siber şu ifadeleri kullandı: “Bu ülkede en büyük yıkım yapan hastalık şekerdir. Şeker hastalığının birçok komplikasyonu var. Diyalize giren hastaların 4’te 3’ü şeker nedeniyle diyalize giriyor, kalp hastalarının yarısından fazlası şeker nedeniyle hastanede yatıyor. Göz servisi, kalp servisi uğraşıyor. İnsanlara maddi külfet getiriyor. Ne yiyecek ne yemeyecek, spor. Ayrıca cerrahide yatan hastalar arasında da şeker nedeniyle yatanlar var.”

Eğitim çalışmaları devam ediyor

Lefkoşa’da bulunan Endokrin ve Diyabet Merkezi’nde her çarşamba diyabetle ilgili eğitim veriliyor. Uzman doktorlar tarafından düzenlenen bu eğitime diyabet hastası olan ya da olmayan herkes katılabilir. Bu program hakkında bilgi almak isteyen kişiler 22 85 441 numaralı telefondan arayıp 1085 numaralı dahili hattan bilgi alabilirler.








Başa dön tuşu