Dışımızdaki İrlandalılar

10 Haziran 2018 Pazar | 09:23
Bekir Azgın
bekir azgın

Mustafa Denizli “İçimizdeki İrlandalılar”  ifadesiyle tarihe geçti. Hem de ırkçılık yaptığının hiç de farkında olmadan. Bu yıl içinde yapılan Türkiye-İrlanda maçı nedeniyle bazı futbol yorumcuları bu tarihi sözleri anımsadılar ve onları tekrarlayıp bol bol güldüler. Ortada gülünecek fazla bir şey de yoktu halbuki.

1960’ların ortalarında İngiltere’ye ilk gidişimde inşaat işlerinde çalışmıştım. İnşatta İngilizcelerini anlamakta güçlük çektiğim birçok İrlandalı da vardı. İngilizler onlara “Paddy” diyorlardı. Onlar da “Evet, biz Paddy’yiz” diye yanıtlıyorlardı.

Londra’nın çeşitli bölgelerinde İrlandalıların uğrak yeri olan publar/barlar vardı. Akşamları bu barlar dolup taşyıordu. Çoğunlukla siyah renkli bir çeşit bira olan Guinness içilirdi. Bu barlardan sağa sola yalpalamadan çıkan insana pek rastlayamazdınız. Ayırımcılık olmasın diye “insan” diyorum ama müşterlerin büyük bir çoğunluğu, aslında erkekti.

Paddy’ler, İngilizlerden farklı olarak dost canlısı insanlardı. Ben İrlandalıları Kıbrıslılara benzetirdim. Bizim gibi onlar da tutucu ve konukseverdi. İngilizlere oranla onlar da bizim gibi fakirdi, onlar da bizim yaptığımız gibi ağır işlerde çalışıyorlardı.

İngilizleri pek sevmezler ve milliyetçi yanlarını göstermek için her fırsatı kullanırlardı. Londra’da pek dikkatimi çekmemişti ama yıllar sonra Dublin’de gittiğim bir barda farkettim. Büyük bir bardağa doldurulan Guinness birasının bardaktan taşan köpüğü cetvele benzer bir tahta parçasıyla dışarıya itilir ve köpüğün üzerine bir yonca yaprağı resmedilirdi. Biranızı İrlanda’nın sembolü olan yonca yaprağına baka baka yudumlardınız. (Benim Guinness’ten bira olarak söz ettiğime bakmayın. Bir İrlandalı size “Guinness bira değil, stout’tur” diyecek. Aradaki farkı bilen varsa bana da anlatsın. Ya daha İngilizlerin “Lager”leri “Ale”leri vardır.)  

İrlandalıların en saygın azizleri St. Patrick’tir. Hristiyanlığı İrlanda’da yayan kişinin bu aziz olduğuna inanılır. Gaelic dedikleri İrlandaca’da bu azizin adı “Padraig” olarak okunur. Bunun da bozulmuş şekli olarak “Paddy” kelimesi oluşturulmuş ve argoda İrlandalı anlamında kullanılagelmiştir.

Geçen ay İrlanda Cumhuriyeti’nde yapılan halk oylamasında Paddy’ler beni fena yanılttı. Bildiğiniz gibi, İrlandalılar büyük çoğunlukla Katolik’tirler. Ve bazı konularda Katolikler son derece tutucudurlar. Kürtaj konusu da bunlardan biridir. İrlanda devleti kurulduğu günden beri ülkede kürtaj yasaktı. Bu yetmiyormuş gibi 1983 yılında yapılan halk oylaması sonucu bu yasak anayasa hükmü olarak geçirilmişti. Böylece kürtaj yasağına çifte dikiş atılmış oldu.

Kuzey İrlanda’da yıllarca süren çatışmaların nedeni dinsel inanç farklılıkları gösterilmiştir. Katolikler, çoğunlukla fakir insanlardır, bağımsızlık istiyorlar. Hatta Kuzey İrlanda’yı Güneyle birleştirme hayalleri var. Buna karşılık Protestanlar, daha varlıklı olan kesimi oluşturmaktadır. Protestanlar Kuzey İrlanda’nın Birleşik Kırallık’ın bir üyesi olarak kalmasını istiyorlar. Kıyamet de bundan kopuyor.

Katoliklerin Derry, Protestanların Londonderry dedikleri şehri ziyaret ettiğimde dikkatimi en çok çeken husus şuydu: Kentin yüksekçe bir yerine Katolik katedrali, karşıdaki tepeceğe de Protestanların katedrali kondurulmuştu. Ve aşağıdaki sokaklarda insanlar çatışırlarken bu devasa iki bina sessizce birbirlerini seyrediyorlardı.

25 Mayıs günü yapılan halk oylamasında, İrlandalıların tutuculuğunu göz önünde tutarak oylamadan birkaç puanla hayır çıkacağını, evet taraftarları kazanacak olsalar bile küçük bir marjinle kazanacaklarını tahmin ediyordum. Ama yanılmışım, hem de fena yanılmışım.

Oylamayı Evetçiler %66 gibi büyük bir farkla kazandılar. Kadınlar İrlanda’da darbe yaptılar. Bedenlerine konan kısıtlamaları kırıp attılar. Gençler arasında oylama sonuçları daha da çarpıcıydı. 18-24 yaş grubundaki gençler, %87 oy oranı ile kürtajın kaldırılması yönünde oy kullandılar. İnsanlar değiştikçe ülkedeki politikalar da ister istemez değişiyor.

Kürtaj halk oylamasında oy kullanan kadın sayısı, normal zamanlarda yapılan seçimlere katılan kadın sayısından daha yüksekti. Erkek sayısı, aksine, normal seçimlere katılanların sayısından daha düşüktü. Anlaşılan erkekler, nasıl olsa bu iş kadınları ilgilendirir düşüncesiyle kamu oyu yoklamasına fazla ilgi göstermemişler.

Başta Papa olmak üzere erkeklerin yaptığı yasaların ve koydukları kuralların belâsını kadınlar çekiyor. Yapılan hesaplara göre son 30 yıl içinde kürtaj yaptırmak amacıyla 170 bin kadın İngiltere’ye seyahat etmişlerdir. Cebinde parası olan İngiltere’ye veya başka bir ülkeye gidebiliyor. Ya parası olmayan garibanlar ne yapsın?

Bir başka hesaplamaya göre, her gün, en az üç kadın internet üzerinden satın aldıkları kürtaj haplarını yutmaktadırlar. Üstelik bunu yaparken doktor tavsiyesi de alamıyorlar. Yasak. Bu hapları almanın veya kürtaj olmanın cezası 14 yıl hapislik idi. O kadar ki annenin hayati tehlikesi olsa bile doktorlar kürtaj yapamıyorlardı. 2012 yılında kürtaj olamadığı için genç bir kadın hayatını kaybetmişti. Bu da ülkedeki kadınları ayaklandırmıştı. Bu halk oylaması ile, kadınlar altı yıl sonra, ayaklanmanın meyvelerini toplamış oldular.

Dünya değişiyor. Kimileri iyiye doğru, kimileri de kötüye.