Çok büyütmemek lazım.
Belki bir halkla ilişkiler eksikliğidir…
…
Bak,
Papazlarla imamlar bir araya geldi de bir şey mi oldu?
Papaz imam kol kola…
…
Bunlar duyarlı meseleler.
Şehit aileleri ile önceden istişare edilseydi,
Kim bilir her şey daha güzel olabilirdi.
Neticede, oraya giden BKP heyeti bir yana,
AKEL heyetidir.
Doğrusu da,
AKEL’in öteden beri Kıbrıslı Türklere karşı en dostane parti olduğu yadsınamaz.
Tüm siyasi hatalarına rağmen bu gerçek göz ardı edilemez…
…
Talat döneminde Kültürel Miras Teknik Komitesi o şehitliği ziyaret etmişti.
Sessiz sedasız.
Planlı bir iş değildi bu.
Yolculuk esnasında Rum delegasyonunun isteği üzerine gerçekleştirilmişti.
Sene 2008, 2009 olmalıydı.
Heyet kendini tanıtmış,
Hatta şehitlikteki görevlinin ailesinden kayıplar olduğu öğrenilmiş,
Hiçbir sorun olmadan ziyaret gerçekleştirilmişti…
…
Halbuki öte yandan bela kol gezmekte.
Televizyonlara bakılamıyor.
Askerler, polisler ölüyor,
Bebek ölüleri buz dolaplarında saklanıyor…
…
Kürt’le Türk’ün kardeşliğini istemeyenler,
Onların bir arada yaşamasını hazmedemeyenler,
Aynı mecliste oturmalarına,
Şu kadar vekil sayısı elde etmelerine öfkelenenler,
Yarın,
Evet yarın,
Kıbrıslı Türk ve Rumların birlikte yaşamalarını nasıl hazmedecekler?
…
Dipten gelen dalgayı kollayın,
Uzak gözlüklerinizi takın!
Filikaları hazır tutun!
…
Şehitlik olayı tecrübe olmalıdır.
Bütün bunlar, siyaset sahnesinde olanların duyarlılıklarına bağlıdır.
İyi yönetim sergilenmeli, böyle şeylere meydan verilmemeli, tam tersi ortamların yaratılması sağlanmalıdır…
…
Bırakın iki toplum arasındaki çatışmaları,
Kıbrıs Türkünün yakın tarihi kendi içinde de birçok karanlık olaya tanıklık etmiştir.
Sadece liderlik hırsları yüzünden ortalığın yıkılıp döküldüğü yıllar yaşanmıştır.
Necati Özkan 1950 yılında Kıbrıs Türk Birliği İstiklal Partisi’ni kurduğunda, dönemin birçok aydını bu partide yer almıştı.
Muhatapları ise onları komünistlikle hatta vatan hainliği ve kiliseye hizmet etmekle suçluyorlardı.
En kolay suçlama yolu bunlardı.
Söz konusu partinin azaları arasında Ahmet Muzaffer Gürkan,
Fazıl Önder de vardı.
Bilindiği gibi bu iki isim daha sonra katledilip öldürüleceklerdi…
…
Netice olarak,
Şehitlik ziyaretinde meydana gelen olay büyütülmemeli,
Eksiklik, aynı zamanda yapılan organizasyonda da aranmalıdır.
Üstelik bu gibi duyarlı girişimlerin devletin tepesine bırakılmasında sonsuz yarar vardır…
































