DİN ADAMLARI RAHAT: Din adamları, lahitler üzerinde ibadet edilmesinin dinen mahsuru olmadığını savundu. Selimiye Camisi’nin dini faaliyetlerine devam etmesi görüşünde birleşen din adamları, caminin müzeye dönüştürülmesi fikrine sıcak bakmadı
CEMAAT İKİYE BÖLÜNDÜ: Yıllardır mezarlardan bir haber üzerinde ibadet eden cemaat, Selimiye Camisi’nin müzeye dönüştürülmesi hususunda farklı görüşler ortaya koydu. Bazı müminler, lahitlere rağmen “ibadete devam” derken bazı müminler ise Selimiye’nin ibadete kapatılıp müze yapılmasını önerdi
Havadis’in Lüzinyanlara ait mezarların asırlardır Selimiye Camisi zemininde muhafaza edilmesini konu alan “Mezar üzerinde namaz” başlıklı haberi, caminin müzeye dönüştürülmesi yönündeki tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Kıbrıs Vakıflar İdaresi Yönetim Kurulu eski Başkanı Işılay Arkan, lahitlerin ibadete engel olmadığını kaydederek Selimiye Camisi’nin müzeye dönüştürülmesinin gerek tarihe gerekse İslam Dini’ne hakaret sayılacağını savundu.
Selimiye Camisi emekli Baş Müezzini Ahmet Gürses, görünmedikleri sürece lahitlerin üzerinde ibadet etmenin de dinen mahsuru olmadığını söyledi. Gürses, Selimiye Camisi’nin müzeye dönüştürülmesini kesinlikle tasvip etmediğini kaydetti.
Selimiye Camisi’nin imamı Mahmut Toprak, “Temiz olduğundan emin olunan her yerde ibadet edilebilir” diyerek, görünmemesi koşulu ile lahitlerin üzerinde ibadet etmenin dinen sakıncalı olmadığını belirtti.
Yıllardır mezarlardan bir haber üzerinde ibadet eden cami cemaati ise caminin müzeye dönüştürülmesi hususunda farklı görüşler ortaya koydu.
Cemaatin bir kısmı mezarlara rağmen caminin faaliyetlerine devam etmesi gerektiğini savundu, bir kısım cemaat ise mezar üzerinde ibadet etmenin caiz olmadığını savundu, Selimiye Camisi’nin müzeye dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
***
Arkan: Hem tarihimize ve dinimize küfürdür
Kıbrıs Vakıflar İdaresi Yönetim Kurulu eski Başkanı Işılay Arkan, Selimiye Camii’nin zeminindeki Lüzinyan lahitlerinin (mezarları) üzerinin halı ile örtülerek hem tarihi mirasın korunduğunu hem de cami zeminin ibadete uygun hale getirildiğini kaydetti.
Lahitlerin görünmemesi koşulu ile üzerinde ibadet edilmesinin İslam Dini’ne göre hiçbir mahsuru olmadığını kaydeden Işılay Arkan, Selimiye Cami’nin müzeye dönüştürülmesinin ise tarihe ve İslam dinine küfür niteliği taşıyacağını kaydetti.
Arkan, “İslam Dini’ne göre, bir mezarlık eğer 40 yıl süreyi aşmışsa düzleştirilip üzerine yeni definler yapılabilir. Bir kilise camiye dönüştürülebilir. Ancak herhangi bir camiinin müzeye dönüştürülmesi İslam Dini’ne aykırıdır. 1571’den buyana cami olarak kullanılan Selimiye Camii’nin müzeye çevrilmesi ise dine aykırı olduğu gibi tarihimize, atalarımıza dinimize hakarettir, küfürdür” dedi.
“Lahitler gerektiği gibi korundu”
Işılay Arkan, Selimiye Camii’nin zeminindeki Lüzinyan lahitlerinin üzerinin halı ile kapatılarak gerektiği gibi korunduğunu kaydetti.
Arkan, konuya ilişkin açıklamasında şunları söyledi: Selimiye Camisi’nin zeminindeki halı eskiden parça halindeydi. Yüksek Anıtlar Kurulu’ndan Mehmet Bey adında bir yetkili 1996 yılında, zeminde lahitler olduğu için Selimiye Camisi’ne çok az insan gittiğini, camiyi ziyaret eden İtalyan mimarların da Selimiye Camisi’ni müzeye dönüştürülmesi yönünde talepte bulunduğunu belirtti. Ben o dönem Vakıflar İdaresi’ne üyeydim ve caminin müzeye dönüştürülme fikrine karşı çıktım. Orası Osmanlı zamanından alınmış ve camiye dönüştürülmüş bir yerdir. Müzeye çevrilmesi hem tarihimize hem atalarımıza hem de dinimize hakaret olur, küfür sayılır dedim. Kaldı ki, Osmanlı zamanında diğer dinlere gereken saygıyı göstermiştir. Hiçbir kiliseyi yakıp yıkmamıştır. Ortodoks Kiliselerini Ortodokslara vermiş, hatta Ortodoks Kiliselerine yardımda bulunmuştur. Aya Sofia Katedrali olarak bilinen bugünün Selimiye Camisi de Katoliklere ait bir kiliseydi. Osmanlı. Katoliklere ait kiliseleri de camiye çevirdi. Asırlardır caminin tarihi dokusuna zarar verilmedi. Lahitler halı ile korundu. Üzerine beton dökülmedi. Hatta 2000 yılında Arap dünyasından Selimiye Camisi’nin restorasyonu için yardım teklifi geldi. Bu teklif bile lahitlere zarar verilmemesi adına değerlendirilmedi. 1996 yılında da zemindeki parçalı halı kaldırıldı. Tek parça halı döşendi.”
***
Toprak: Lahit üzerinde ibadetin dinen sakıncası yoktur
Selimiye Camisi’nin imamı Mahmut Toprak, “Temiz olduğundan emin olunan her yerde ibadet edilebilir” diyerek, görünmemesi koşulu ile lahitlerin üzerinde de ibadet edilebileceğini, bunun İslam Dini’ne göre sakıncası olmadığını kaydetti.
Selimiye Camisi’nde 14 yıldır imamlık görevi yapan Mahmut Toprak, cemaatten birçok kişi ile de cami zemininde lahit olduğu bilgisini paylaştığını belirtti.
“Tarihin önemli isimlerinin lahitleri de Selimiye’de”
Selimiye Camisi imamı Mahmut Toprak, Lüzinyan halkından birçok kimsenin yanı sıra kralın terzisinin ve Saint Sophia, Saint Nicolas, Kral 2’nci Hagi, İtalyan asıllı Ortodoks Azizi Andreas Bonsanelli gibi tarihte önemli yerleri olan kişilerin mezarlarının da Selimiye Camisi’nin zemininde olduğunu kaydetti.
Aynı zamanda cami zemininde Kıbrıs’ın en eski haritasının da bulunduğunu söyleyen İmam Toprak, caminin müzeye çevrilmesinin doğru olmadığı ancak Kıbrıs’ın en eski haritasının ibadeti engellemeyecek şekilde zeminden kaldırılarak, cami duvarına asılabileceğini ifade etti.
“Selimiye Camisi bir an önce tadil edilmeli”
Mahmut Toprak, 1200’lü yıllardan buyana Selimiye Camisi’nde tadilat yapılmadığını belirterek, caminin tarihi dokusunun korunarak bir an önce restore edilmesi gerektiğini ifade etti.
Toprak, “Selimiye Camisi’nin bir an önce elden geçirilmesi şarttır. Başımıza toprak, alçı parçaları düşüyor, tavan çatlak kışın üzerimize akıtıyor. Mevcut koşullarda ibadet de zorlaşırken bu bakımsızlık nedeni ile yüzyıllardır korunan caminin tarihi dokusu da zarar görüyor” dedi.
***
Gürses: Selimiye Camisi müzeye dönüştürülmemelidir
Selimiye Camisi Baş Müezzinliği’nden emekli Ahmet Gürses, Selimiye Camisi’nin müzeye dönüştürülmesini tasvip etmediğini söyleyerek, görünmedikleri sürece lahitlerin üzerinde ibadet etmenin de dinen mahsuru olmadığını savundu.
Selimiye Camisi’nde 25 yıl baş müezzin olarak görev yapan Ahmet Gürses, cami zemininin tamamı halı ile kaplanmadan önce de lahitlerin turistlere sergilendiğini kaydetti.
Gürses, “Benim görev yaptığım dönemde zemindeki halı parça halindeydi ve o dönem cami görevlisi tarafından turistlere bu lahitler gösterilirdi. Turistler, lahitlere yoğun ilgi gösterirdi. Görevim süresince de herhangi bir kimsenin lahitler üzerinde namaz kılınmasına tepki gösterdiğine şahit olmadım. Zemindeki halı daha sonra değiştirildi ve lahitlerin korunması için tek parça halı döşendi” dedi.
Ahmet Gürses, “Öte yandan üzeri örtülü olduğundan lahitlerin üzerinde namaz kılmak dinen sakıncalı değildir. 400 yılı aşkın süre önce camiye dönüştürülen bir yerin de müzeye çevrilmesini şahsen tasvip etmiyorum. Bence Selimiye Camisi, dini faaliyetlerine devam etmeli, cami olarak kalmalıdır” diye konuştu.
***
Bolat: Lahit üzerinde ibadet hiç tepki almadı
Selimiye Camisi’nde 24 yıl görev yaptıktan sonra emekli olan müezzin, gayyum İzzet Bolat, görev süresince cami zemininde lahit olduğu bilgisini birçok turist ile paylaştığını, hiçbirinin de bu durumu garipsemediğini belirtti.
İzzet Bolat, “24 yılda gerek Türk gerekse yabancı birçok turist ile caminin zemininde lahit olduğu bilgisini paylaştım. Ancak, hiçbirinden ‘Neden lahit üzerinde namaz kılınıyor. Böyle şey olmaz veya bu yanlış’ anlamında olumsuz bir tepki almadım” diye konuştu.
Kendi görev süresince Selimiye Camisi’nde ibadet eden cemaatin birçoğunun da bu bilgiden haberdar olduğunu kaydeden İzzet Bolat, “Cemaat da lahitlere tepki göstermedi, yıllarca da üzerinde ibadet etti” dedi.
“Lahit üzerinde ibadetin dinen de mahsuru yok”
Müezzin, gayyum İzzet Bolat, lahitlerin üzerinde ibadet etmenin İslam Dini’ne aykırı olmadığını da belirtti.
Bolat, “Cami zemininde olanlar sadece mezar. Hiçbirinin ruhu orada değildir. Etleri çürüdü belki de birçoğunun kemiği bile kalmadı. Dinen de lahit üzerinde ibadetin bir mahsuru yoktur. Üzerindeki halı sayesinde de bugüne kadar korunmuştur. Dolayısı ile caminin müzeye çevrilmesi doğru değildir. Avrupa’ya şirin görünmek adına atalarımıza, tarihimize saygısızlık yapamayız. Kaldı ki, müze olsa bile bir kazancımız olmayacaktır. Selimiye Camisi zaten turistlerin ilgisini çekmekte ve ziyaret edilmektedir” diye konuştu.
***
Cemaat “mezar üzerinde namazı” tartıştı
Bahadır AYNA
Selimiye Camisi’nin zeminindeki Lüzinyan mezarları, cami cemaatinin de gündem konusu oldu. Yıllardır üzerinde namaz kılıp, dua ettikleri halının altında mezar olduğundan bir haber olan cami cemaati, konu ile ilgili görüşlerini Havadis ile paylaştı.
Bazı müminler, konu mezarların ibadet etmeye engel olmadığını savunarak, caminin faaliyetlerinin devam etmesi gerektiğinden yana ifadelerde bulunurken bazı müminler ise mezar üzerinde ibadet etmenin caiz olmadığını savundu, Selimiye Camisi’nin müzeye dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
Cemaat ne dedi? Cemaat ne dedi? Cemaat ne dedi? Cemaat ne dedi? Cemaat ne dedi?
Mustafa Karakaya
“Selimiye Camisi’nin zemininde mezar olduğuna dair bir bilgim yoktu. Ancak, bana göre camiye dönüştürülmüş bir yerde, altında mezar olsa da namaz kılmak beni rahatsız etmez. Caminin zemininde mezar olması bana göre şaşılacak bir durumda değildir. Çünkü Selimiye Camisi, cami olmadan önce kiliseydi ve o dönemde de insanlar burada ibadet ediyordu. Sonradan camiye çevrildi. Ben bir Müslüman olarak neden burada ibadet etmeyeyim ki.”
İsa Emekli
“Selimiye Camisi’nin zemininde mezar olduğunu bugüne kadar duymamıştım. Ancak duysaydım da bu camide ibadet etmeye davam ederdim. Bundan sonra da burada ibadet etmeye devam edeceğim.
Çünkü, zemindeki mezarların üzeri kapalı ve bence burada namaz kılınmasının bir sakıncası yok. Selimiye Camisi’nin müzeye dönüştürülmesi ise bana göre doğru değildir. Ayrıca büyük olmasından ötürü Selimiye Camisi çok sayıda insanın aynı zamanda ibadet edebilmesi için önemli, kısacası cemaatin bu camiye ihtiyacı vardır. Öte yandan bu mezarlar burası kiliseyken de vardı ve kilisede ibadet ediliyordu. Cami olunca ne değişti. Ben neden ibadet etmeyeyim.”
Ali Burak Salman
“Selimiye Camisi’nin Osmanlılar tarafından asırlar önce kiliseden camiye çevrildiğini biliyordum ama caminin halısının altında yani zeminde mezar olduğunu bilmiyordum. Bana göre, cami veya kilise fark etmez, mezarların üzerinde ibadet etmek kesinlikle yanlıştır. Öte yandan Selimiye Camisi’nin altında denildiği gibi Lüzinyanlara ait lahitler varsa bu tarihi bir mirastır ve bence cami müzeye dönüştürülmelidir. Müslüman olarak kendi mezarımıza saygımız var aynı saygıyı oradaki Lüzinyan mezarlarına göstermemiz gerekir.”
Mehmet Kahya
“Selimiye Camisi’nin zemininde Lüzinyanlara ait lahitlerin olduğunu ve bunların üzerinin halı ile örtülerek kapatıldığı daha önce duymuştum. Fakat detaylar hakkında çok bilgim yoktur. Bana göre zeminde böyle bir tarihi miras varsa cami müzeye dönüştürülmelidir. Mezar üzerinde ibadet etmek bana göre de caiz değildir.”
Fotoğraf-Bahadır AYNA
































